NATO Genel Sekreteri Rutte, "Türkiye, son derece önemli. İttifaktaki en güçlü ordulardan. Son derece iyi donanımlı, eğitimli. Devasa savunma sanayii avantajına sahip" açıklamasını yaptı.
Devamını Oku
- Wed, 2026-07-01 10:01:00
- 0
- 0
- Wed, 2026-07-01 09:07:00
- 0
- 0
Yunanistan'ın Selanik iline yakın Derveni bölgesinde dün çıkan orman yangınında yaşamını yitirenlerin sayısının 2'ye yükseldiği belirtildi.
Devamını Oku
- Wed, 2026-07-01 08:42:00
- 0
- 0
ABD'de yapay zeka gerekçesiyle işten çıkarılanların sayısı mayıs ayı itibarıyla 87 bin 714'e ulaşarak rekor kırdı. Yapay zeka, ülkede üç ay üst üste istihdam kayıplarının bir numaralı nedeni olarak kayıtlara geçti. Teknoloji sektöründeki toplam işten çıkarmalar, yılın ilk beş ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 66 artarak 123 bin 653 oldu.
Devamını Oku
- Wed, 2026-07-01 08:38:00
- 0
- 0
Yapay zeka girişimi Anthropic, ABD yönetiminin yapay zeka modelleri "Claude Fable 5" ve "Mythos 5" üzerindeki ihracat kontrollerini kaldırdığını bildirdi.
Devamını Oku
- Wed, 2026-07-01 08:35:00
- 0
- 0
Ay yüzeyinde kalıcı bir varlık göstermeyi hedefleyen NASA, özel uzay şirketlerine yönelik fon fonlamalarına bir yenisini ekledi. Kurum, 2028 yılı sonlarında Ay yüzeyine bilimsel ekipman taşıyacak insansız iniş araçları için özel sektöre yaklaşık 600 milyon dolarlık yeni sözleşmeler dağıttığını açıkladı.
Devamını Oku
- Wed, 2026-07-01 08:30:00
- 0
- 0
ABD'nin Michigan eyaletinde düzenlenen bir müzik festivalindeki seyyar tuvalette yeni doğmuş bir bebeğin cansız bedeni bulundu. Polis, kırsal batı Michigan'da gerçekleşen olaya ilişkin yürütülen soruşturmada kamuoyundan yardım talep etti.
Devamını Oku
- Wed, 2026-07-01 08:20:00
- 0
- 0
İran tarafından yapılan açıklamada, en az 6 milyar dolar değerindeki İran varlıklarının serbest bırakılmasına yönelik ABD ve İranlı yetkililer arasındaki dolaylı görüşmelerin çarşamba günü Doha'da yeniden başlayacağı bildirildi.
Devamını Oku
- Wed, 2026-07-01 08:00:00
- 0
- 0
İsrail yönetiminin, "Beyrut ile ortak bir denetim mekanizması üzerinde anlaşmaya varılmasının beklenmesi" gerekçesiyle Lübnan'ın güneyindeki iki pilot bölgeden ordusunu çekme işlemini erteleme kararı aldığı bildirildi.
Devamını Oku
- Wed, 2026-07-01 07:13:00
- 0
- 0
Yapay zekayla kalite kontrol süreçlerini hızlandırmayı hedefleyen Ford, otomatik sistemlerin beklenen performansı gösterememesi üzerine yüzlerce deneyimli mühendisi yeniden işe aldı. Şirket, insan deneyimi ile yapay zekanın birlikte kullanılmasının üretim kalitesini artırdığını açıkladı.
Devamını Oku
- Wed, 2026-07-01 07:06:00
- 0
- 0
Çin, insansı robotları gerçek üretim hattına indirdi. Agibot'un geliştirdiği robotlar, 60 binden fazla görevi 6 gün boyunca neredeyse hatasız yerine getirerek endüstriyel yapay zekâda yeni bir dönemin sinyalini verdi.
Devamını Oku
Eski İsrail Başbakanı Bennett: Netanyahu artık ülkeyi yönetemiyor, aşırı sağcı bakanların esiri oldu
- Wed, 2026-07-01 06:33:00
- 0
- 0
Eski İsrail Başbakanı Naftali Bennett, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun, aşırı sağcı bakanlar Itamar Ben-Gvir ve Bezalel Smotrich ile ultra-Ortodoks (Haredi) partiler arasında sıkışıp kaldığını, Netanyahu'nun artık ülkeyi yönetme kabiliyetini tamamen kaybettiğini belirtti.
Devamını Oku
- Wed, 2026-07-01 03:21:00
- 0
- 0
Meksika'nın Yucatan eyaletinde 6 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Devamını OkuNATO Genel Sekreteri Rutte: Türkiye devasa savunma sanayii avantajına sahip
Rutte, 7-8 Temmuz'da düzenlenecek Ankara Zirvesi öncesinde zirveden beklentiler, İttifakın karşılaştığı temel sınamalar ve Türkiye'nin NATO'ya katkıları hakkında Brüksel'deki NATO Karargahı'nda AA muhabirinin sorularını yanıtladı.
Röportajın ayrıntıları şöyle:
"Lahey'de sözleri verdik, Ankara Zirvesi de uygulama zirvesi olmalı"
Soru: Sayın Genel Sekreter, özellikle son dönemde transatlantik ilişkilerde yaşanan gerilimler göz önüne alındığında, liderliğinizde gerçekleştirilecek Ankara Zirvesi'ne yönelik beklentiler oldukça yüksek. Siz de Ankara Zirvesi'nin Lahey Zirvesi'nden bile daha önemli olabileceğini ifade ettiniz. Ankara Zirvesi'nden hangi somut kararların çıkmasını beklemeliyiz? Sizce zirveyi başarılı kılacak sonuçlar neler olacaktır?
Mark Rutte: Ankara Zirvesi'ne gelecekte dönüp bakıldığında, insanların bunun verilen taahhütlerin hayata geçirildiği bir zirve olduğunu söylemesini umuyorum. Lahey'de sözleri verdik, Ankara Zirvesi de uygulama zirvesi olmalı.
Savunma harcamaları, hem Lahey'de ele alındı, hem de Ankara'da ele alınacak 3 temel başlıktan biri. Bu alanda Avrupalılar ve Kanada'nın yalnızca 2 yıl içinde savunmaya ilave 250 milyar dolara varan kaynak ayırmış olması gerçekten etkileyici.
Dolayısıyla 1 ya da 2 yıl içinde savunma harcamalarını artırabileceğimiz üst sınıra yaklaşmış bulunmaktayız. Ancak mesele yalnızca daha fazla kaynak ayırmak değil; silahlı kuvvetlerde görev yapacak kadın ve erkek personeli temin etmemiz, savunma sanayisinin üretim kapasitesini artırmamız gerekiyor. Bu kapasiteyi hızla büyütmek zorundayız.
İkinci önceliğimiz, Ukrayna'ya desteğin sürdürülmesi.
Üçüncü önceliğimiz ise daha güçlü bir NATO içinde daha güçlü bir Avrupa anlamına gelen "NATO 3.0"ı inşa etmek. Bunun için savunma sanayisi üretimini ciddi ölçüde artırmamız gerekiyor. Çünkü savunma sanayisinin üretim kapasitesi, caydırıcılığımızın ayrılmaz bir parçası.
Bu da Lahey Zirvesi'nin önemli sonuçlarından biriydi. Ancak bu alanda hem ABD'de hem de Avrupa'da hala yapmamız gereken çok iş var. Yaklaşık 3 bin savunma sanayii şirketine sahip Türkiye de bu açıdan önemli bir ülke. Ancak NATO olarak genel tabloda daha fazlasını yapmak zorundayız. Çünkü üretim ve teslimat süreleri hala çok uzun, üretim miktarımız ise ihtiyacın gerisinde kalıyor.
Bazı başarılı örnekler var ve genel olarak olumlu yönde ilerleme kaydediliyor. Ancak sözünü ettiğim 3 öncelik arasında savunma sanayisi üretiminin artırılması en önemli başlıklardan biri olarak öne çıkabilir. Nitekim Ankara Zirvesi'nin ilk gününde düzenlenecek Savunma Sanayii Forumu'nda da ağırlıklı olarak bu konuya odaklanacağız.
{ilgili-haber-949102}
"Türkiye, NATO açısından son derece önemli bir ülke"
Soru: Ev sahibi ülke Türkiye'nin İttifaka katkısını nasıl değerlendiriyorsunuz? Türkiye'nin savunma sanayisinin NATO'nun kolektif güvenliği açısından önemi nedir? NATO, Türkiye'nin güvenlik kaygılarını daha iyi gözetmek için neler yapabilir?
Mark Rutte: Türkiye, NATO açısından son derece önemli bir ülke. Kurucu üyeler arasında yer almasa da İttifakın kuruluşundan yalnızca 3 yıl sonra, 1952'de NATO'ya katıldı. Dolayısıyla neredeyse en başından beri İttifakın bir parçası. Bugün de NATO'nun en güçlü ordularından birine sahip. Türk Silahlı Kuvvetleri son derece iyi donanımlı ve iyi eğitimli.
Bunun yanı sıra, yaklaşık 3 bin şirketten oluşan devasa bir savunma sanayisi altyapısına sahip olmanız da önemli bir avantaj. Büyük, orta ve küçük ölçekli bu şirketler inovasyona büyük önem veriyor; en yeni teknolojileri geliştiriyor ve örneğin Ukrayna savaşında sahadan edinilen dersleri savunma sanayisi üretimine yansıtıyor. Bu da Türkiye'nin savunma sanayisini son derece güçlü kılıyor.
İşte bu nedenle NATO Zirvesi Savunma Sanayi Forumu'nu 7 Temmuz'da Ankara'da düzenleme konusunda son derece kararlıydık. Amacımız elbette yalnızca Türkiye'nin değil, NATO'nun genel savunma sanayisi kapasitesini de ortaya koymak. Ancak böyle bir foruma Türkiye'nin ev sahipliği yapması son derece isabetli bir tercih.
{ilgili-haber-949205}
ASELSAN'ı (nisan ayında) ziyaret ettim. Bu şirketi yakından görmek gerçekten çok etkileyiciydi. Ayrıca ASELSAN'ın Türkiye'deki çok sayıda şirketle nasıl işbirliği içinde çalıştığını, Türk savunma sanayisinin Avrupa'nın dört bir yanında ve ABD'li şirketlerle nasıl ortaklıklar geliştirdiğini görmek de son derece etkileyiciydi. Türkiye'nin ABD'de yatırım yapması, ABD'li ve Avrupa'nın diğer ülkelerindeki şirketlerin de Türkiye'ye yatırım yapması güçlü bir işbirliği ortaya koyuyor. Buna ihtiyacımız var çünkü caydırıcılığımızın temelini bu oluşturuyor.

NATO, 360 derecelik bir güvenlik perspektifiyle hareket ediyor, yani tehditlere her yönden bakıyoruz. Bu nedenle önceki sorunuza yanıt verirken Rusya'yı ön plana çıkarmış olsam da terörizm de bu 360 derecelik yaklaşımın önemli bir parçası. Türkiye'nin siyasi ve askeri liderliğinin bu konuda bize sağladığı değerlendirmeler ve bilgiler, İttifakın tamamının güvenliğinin korunması açısından kritik önem taşıyor.
Soru: Avrupa Birliği (AB) son dönemde savunma alanında önemli adımlar attı. Bu girişimler NATO'yu tamamlayıcı olarak sunulsa da AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve AB Komisyonunun Savunmadan Sorumlu Üyesi Andrius Kubilius gibi üst düzey yetkililer aynı zamanda "stratejik özerklik" ve hatta "Avrupa Savunma Birliği" kavramlarını da dile getiriyor. Ancak bu yaklaşımlar Türkiye'yi dışlıyor gibi görünüyor. Sizce yalnızca ABD değil, Türkiye de denklemin dışında bırakılırsa Avrupa kendi güvenliğini muteber şekilde sağlayabilir mi?
Mark Rutte: Şunu söyleyeyim, Ursula von der Leyen'e büyük saygı duyuyorum. Kendisi eski bir savunma bakanı. Bu nedenle AB Komisyonu Başkanı olarak görev yapmasının hepimiz için bir kazanım olduğunu düşünüyorum. Savunmadan Sorumlu Komisyon Üyesi Andrius Kubilius da bu alanda güçlü bir liderlik sergiliyor.
NATO olarak sürekli vurguladığımız konu ise kapsayıcılık. Geçmişte olduğu gibi gelecekte de transatlantik niteliğini koruyan, California'dan Ankara'ya kadar uzanan ve aradaki tüm müttefikleri kapsayan bir ittifak inşa etmemiz gerekiyor. AB de savunma sanayisi kapasitesinin geliştirilmesi, toplumların dayanıklılığının artırılması ve finansman gibi alanlarda önemli katkılar sağlayabilir.
Ancak Avrupa söz konusu olduğunda, AB üyesi olan 23 NATO müttefikinin yanı sıra, AB üyesi olmayan Norveç, İzlanda, İngiltere ve Türkiye gibi müttefikler de bulunuyor. Dolayısıyla bu konuya ilişkin tartışmalar her zaman devam ediyor. Genel olarak söyleyebilirim ki bu görüşmeler son derece yapıcı bir atmosferde yürütülüyor. Hepimiz, mümkün olan en kapsayıcı yapıyı oluşturduğumuz ölçüde daha güçlü olacağımız konusunda hemfikiriz.
Soru: Avrupa'da nükleer caydırıcılığı artırmaya yönelik girişimleri nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu girişimler NATO'nun mevcut nükleer caydırıcılık mimarisini nasıl etkileyebilir?
Mark Rutte: Mevcut yapıya baktığımızda, bildiğiniz gibi ABD ve İngiltere, NATO'nun Nükleer Planlama Grubunun üyeleri. Fransa ise bu grubun dışında yer almasına rağmen NATO'nun önemli bir müttefiki ve sahip olduğu nükleer kapasite, kolektif savunmamız açısından son derece önemli bir unsur olarak değerlendiriliyor. Her ne kadar Nükleer Planlama Grubunun parçası olmasa da Fransa'nın nükleer kabiliyeti İttifak için büyük önem taşıyor.
Fransa son dönemde bu kapasitenin kullanımına ilişkin yaklaşımını daha da ileri taşıdı ve ABD'yle yakın koordinasyon içinde, Avrupalı müttefiklerle daha yakın işbirliği yaparak bu kapasiteden daha etkin şekilde yararlanmak istediğini ortaya koydu. Bence bu durum Rusya açısından ilave bir ikilem ve stratejik caydırıcılık unsuru oluşturuyor. Ben de bu durumu memnuniyetle karşılıyorum.
İngiltere, ABD ve Fransa'nın oluşturduğu bu ortak tablo, özellikle de ABD'nin özgürlüğümüzün nihai güvencesi niteliğindeki geniş nükleer şemsiyeyi sağlaması, ihtiyaç duyduğumuz caydırıcılığı sunuyor. Ayrıca birçok ülke de bu çerçevede hem Fransa hem de ABD ile işbirliği içinde hareket ediyor. Bu nedenle nükleer caydırıcılık açısından son derece iyi korunduğumuzu düşünüyorum.
"NATO 3.0"
Soru: "NATO 3.0"ı çok daha sık duymaya başladık. Siz de bunu dile getiriyor ve dönüşümün gerekli olduğunu söylüyorsunuz. Nedir "NATO 3.0"? Bu kavram, müttefikler açısından ne ifade ediyor? Böyle bir dönüşüme neden ihtiyaç duyuldu?
Mark Rutte: Bu, Kanadalılar ve Avrupalıların daha fazla savunma harcaması yapması anlamına geliyor. Zira bu ülkeler sadece taahhütlerde bulunmuyor, aynı zamanda bu taahhütlerini fiilen yerine getiriyor. Bugün bunu uygulamalarda da görüyoruz. Dolayısıyla sadece söz vermekle kalmayıp verilen sözlerin tutulduğuna dair somut kanıtlar mevcut.
Bu, Ukrayna'nın Rusya'ya karşı yürüttüğü savaş nedeniyle de gerekli. Rusya'nın büyük çaplı askeri yığınağı karşısında saf davranamayız. Bu durum yalnızca Ukrayna bağlamında değil, genel olarak da geçerli. Gelecek dönemde NATO'nun mümkün olan en güçlü yapıya kavuşmasını istiyorsak, bu adımları atmak zorundayız.
"NATO 3.0", ABD'ye aşırı bağımlı olunan "NATO 2.0"dan farklı bir yapıyı ifade ediyor. ABD, hem konvansiyonel askeri kapasitesiyle hem de nükleer caydırıcılığıyla Avrupa'daki varlığını sürdürecek. Ancak bundan sonraki süreçte Avrupa'nın daha fazla sorumluluk üstlendiği bir NATO göreceğiz.
Bu, daha güçlü bir NATO içinde daha güçlü bir Avrupa anlayışı çerçevesinde gerçekleşecek. Avrupa ülkeleri, çok yakın bir gelecekte NATO'nun 3 Müşterek Kuvvet Komutanlığı'nın komutasını devralacak.
Ukrayna'ya sağlanan mali destek konusunda da Avrupalılar öncü rol üstlenecek. ABD, kritik öneme sahip çok sayıda askeri teçhizat sağlamaya devam edecek ancak bunların finansmanını Avrupalılar ve Kanada karşılayacak.
Bütün bunlar, külfet paylaşımının daha adil olduğu, bu sayede çok daha güçlü hale gelen, Rusya karşısında caydırıcılığını artırmış ve Çin konusunda da saf davranmayan bir NATO anlamına geliyor.
Soru: Sizce bugün İttifakın karşı karşıya olduğu en büyük tehdit nedir? Önümüzdeki 10 yılda NATO'nun karşılaşacağı başlıca sınamalar hangileri olacak? Başka bir ifadeyle, NATO Genel Sekreteri olarak sizi geceleri uykusuz bırakan en büyük endişe nedir?
Mark Rutte: Genelde uyumaya çalışıyorum ancak beni uyanık tutacak bir konu varsa o da Rusya'dır. Ne yazık ki uzun vadede karşı karşıya olduğumuz temel tehdit Rusya. Bunu, Rusya'nın Ukrayna'ya karşı yürüttüğü bu akıl dışı saldırı savaşında açıkça görüyoruz. (Rusya Devlet Başkanı Vladimir) Putin, bu savaşta kendi vatandaşlarından, çoğunluğu erkek (ayda) 35 bin askerin öldürülmesini ya da ağır yaralanmasını göze alıyor. Bu durum, Ukrayna'nın sahada başarılı olduğunu gösteriyor. Ancak bu çatışmalarda hayatını kaybeden ya da ağır yaralanan askerlerin aileleri ve yakınları açısından bunun ne kadar büyük bir trajedi olduğunu da düşünmek gerekiyor.
Dolayısıyla en büyük tehdidin Rusya olduğunu söyleyebilirim. Ancak Rusya, Kuzey Kore, İran ve Çin'le birlikte hareket ediyor. Çin de askeri kapasitesini hızla artırıyor ve 2030'a kadar 1000 nükleer savaş başlığına sahip olması bekleniyor. Bu nedenle Çin konusunda da saf davranmamalıyız. İran ve Kuzey Kore'yle hareket eden bu dörtlü içinde, uzun vadede karşı karşıya olduğumuz temel tehdit yine Rusya olmaya devam ediyor.
- Kaynak: TRT Haber | www.trthaber.com
Yunanistan’da Selanik yakınlarında çıkan orman yangınında ölenlerin sayısı 2’ye yükseldi
Yunan Devlet Televizyonu ERT'nin haberine göre, dün yangında hayatını kaybeden kişinin cesedinin bulunduğu bölgeye yakın ormandaki evde, 12 yaşında bir çocuğun cesedine ulaşıldı.
Evden kaçarak yangından yaralı olarak kurtulan kadın ise itfaiye ekiplerine geride çocuğunu ve eşini bıraktığını aktardı.
Yetkililerin yaptığı incelemede evin tamamen yandığı belirlendi.
Yunanistan İtfaiye Teşkilatı dün, Selanik ilinin Oraiokastro ilçesindeki Derveni bölgesinde yangın çıktığını ve ormanlık alanda kimliği belirsiz bir erkek cesedi tespit ettiklerini açıklamıştı.
- Kaynak: TRT Haber | www.trthaber.com
ABD'de yapay zeka kaynaklı istihdam kaybı rekor seviyeye ulaştı
İstihdam verilerinin açıklanmasından beş gün sonra, yapay zeka teknolojisini geliştiren lider şirketler, işini kaybeden çalışanların yeniden eğitilmesi amacıyla 1 milyar dolarlık bir fon kurulduğunu duyurdu.
Yapay zeka üreticilerinden milyar dolarlık fon
Eski Ticaret Bakanı Gina Raimondo ve eski Indiana Valisi Eric Holcomb liderliğinde 25 Haziran'da "RAISE US" adlı kâr amacı gütmeyen bir organizasyon kuruldu.
Amazon, Anthropic, Microsoft ve OpenAI Vakfı tarafından desteklenen platform, 1 milyar dolarlık hedefinin 500 milyon dolardan fazlasını şimdiden güvence altına aldı.
Kuruluş; Arkansas, Connecticut, Maryland ve Utah eyaletlerinde pilot programlar başlattı. Programların başarısı, eğitim saatleri veya kayıt sayısına göre değil, katılımcıların işe yerleşme ve bu işleri koruma oranlarına göre ölçülecektir.
Anthropic endeksindeki çelişki
Yapay zeka şirketi Anthropic tarafından yayımlanan Haziran Ekonomik Endeksi raporu ise iş gücü piyasasındaki dönüşüme dair farklı bir tablo ortaya koydu.
Yaklaşık 9 bin 700 aktif Claude kullanıcısıyla yapılan anket verilerine göre, katılımcıların yüzde 35'inden fazlası gelecek 12 ay içinde iş görevlerinin büyük kısmını yapay zekanın devralmasını beklediğini ifade etti. Katılımcıların yaklaşık yarısı ise mevcut iş yüklerinin en az yüzde 50'sini halihazırda yapay zekaya devrettiğini bildirdi.
Raporda, yapay zekayı en yoğun kullanan çalışanların kariyer geleceklerine dair en iyimser grubu oluşturduğu kaydedildi. Ancak uzmanlar, bu anketin sadece yapay zekayı işine entegre edebilen aktif kullanıcıları kapsadığına, dolayısıyla teknoloji nedeniyle doğrudan ikame edilen ve iş gücü dışı kalan giriş seviyesindeki çalışanların durumunu yansıtmadığına dikkat çekti.
Tarihsel deneyimler şüphe uyandırıyor
RAISE US danışma kurulunda yer alan MIT ekonomisti David Autor, geçmişte Çin ile yaşanan ticari rekabet dönemindeki istihdam şokunun, "yeni bir iş bulma" söyleminin tek başına yeterli bir politika olmadığını gösterdiğini vurguladı.
Brookings Enstitüsü tarafından yayımlanan güncel analizler de ABD'de son 60 yılda uygulanan federal iş gücü eğitim programlarının, katılımcıların istihdam oranları veya kazançları üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir artış sağlamadığını ortaya koydu.
RAISE US yönetiminin bu başarısız geçmişi tersine çevirip çeviremeyeceği, eyaletlerde başlayan pilot uygulamaların sonuçlarıyla netleşecektir.
- Kaynak: TRT Haber | www.trthaber.com
ABD, Anthropic'in yapay zeka modelleri üzerindeki ihracat kontrolünü kaldırdı
Anthropic'in X sosyal medya hesabından konuya ilişkin paylaşım yapıldı.
Paylaşımda, "ABD Ticaret Bakanlığının Claude Fable 5 ve Mythos 5 üzerindeki ihracat kontrollerini kaldırdığı bilgisini aldık. Yarın erişimi yeniden sağlamaya başlayacağız ve kısa süre içinde bir güncelleme paylaşacağız. Gösterdikleri sabır için kullanıcılarımıza ve modellerin yeniden kullanıma sunulması sürecinde bizimle birlikte çalışan herkese teşekkür ederiz." ifadeleri kullanıldı.
ABD Ticaret Bakanı Howard Lutnick de sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, son iki hafta boyunca, ABD hükümeti genelinde uyumu sağlamak ve "Amerika'nın yapay zeka alanındaki liderliğini" güçlendirmek amacıyla Fable 5'i analiz edip onaylamak için Anthropic ile yakın işbirliği içinde çalıştıklarını bildirdi.
Washington, gelişmiş yapay zeka modellerinin oluşturabileceği potansiyel tehditleri tespit etmek amacıyla yeni modellerin piyasaya sürülmesine yönelik denetimleri sıkılaştırmıştı.
Anthropic, ABD hükümetinin ulusal güvenlik gerekçesiyle aldığı ihracat kontrolü kararının ardından 12 Haziran'da Mythos 5 ve Fable 5 modellerini devre dışı bırakmıştı.
Şirket geçen hafta ise hükümetin, Claude Mythos 5 modelinin "güvenilir" kurumlara açılmasına izin verdiğini belirtmişti.
- Kaynak: TRT Haber | www.trthaber.com
NASA ay üssü planları için yaklaşık 600 milyon dolarlık yeni sözleşme imzaladı
Gelecek yedi yıl içinde Ay üssü projesine toplam 20 milyar dolar harcamayı planlayan NASA, geçtiğimiz ay da programın ilk insansız misyonları için yaklaşık 1 milyar dolarlık bir fon paketi duyurmuştu.
Son adımlar, kurumun ticari ortaklıklara dayanarak sıkı bir takvim içinde Ay'da kalıcı olma kararlılığını gösteriyor.
Üç şirkete büyük bütçe
NASA'nın yeni Ay iniş aracı sözleşmelerini kazanan üç şirket; Pensilvanya merkezli Astrobotic ile Teksas merkezli Firefly Aerospace ve Intuitive Machines oldu.
Sözleşme kapsamında Firefly Aerospace firmasına 144,2 milyon dolar, Intuitive Machines firmasına ise 148,3 milyon dolar bütçe tahsis edildi.
2028 misyonları için iki ilave iniş aracı inşa etmek üzere seçilen Astrobotic ise 297,9 milyon dolarlık yeni sözleşmenin sahibi oldu. Böylece NASA'nın son altı yılda Astrobotic firmasına Ay donanımları için sağladığı toplam fon tutarı 600 milyon doları aştı.
Söz konusu şirketlerin iniş araçlarını sıfırdan tasarlamadığı, daha önce uzay uçuşu gerçekleştirmiş araçların geliştirilmiş versiyonları üzerinde çalıştığı belirtildi.
Mars robotu Ay yolcusu olabilir
NASA Başkanı Jared Isaacman, kurumun Kaliforniya'daki Jet Propulsion Laboratuvarı'nda bulunan "Promise" adlı Mars keşif robotu test biriminin, Ay'ın güney kutbunda kaynak aramak üzere yeniden yapılandırılarak gönderilebileceğini açıkladı.
Isaacman, yeni bir proje geliştirmek yerine bu araca farklı enstrümanlar entegre ederek daha hızlı sonuç almayı düşündüklerini ifade etti.
Gelişmeler kapsamında Jeff Bezos'un sahibi olduğu Blue Origin firmasına ait takvime de değinen Isaacman, şirketin geçen ay gerçekleştirdiği motor testi sırasındaki roket patlaması nedeniyle, bu yıl planlanan insansız Ay misyonunun büyük olasılıkla gelecek yıla sarkacağını bildirdi.
NASA'nın Ay Üssü Program Müdürü Carlos Garcia-Galan ise Astrobotic firmasına ait iniş aracının bu yıl içinde uçuş gerçekleştirme ihtimalinin halen masada olduğunu aktardı.
- Kaynak: TRT Haber | www.trthaber.com
ABD'deki müzik festivalindeki seyyar tuvalette bebek cesedi bulundu
Michigan Eyalet Polisi, cesedin pazar sabahı Electric Forest Festivali'nin son gününde, temizlik şirketi personeli tarafından rutin bakım esnasında fark edildiğini açıkladı.
Bebeğin, festivalin kamp alanında bulunduğu aktarıldı.
Otopsi tamamlandı
Emniyet yetkilileri, yaşamını yitiren bebeğin 28 günlük bir yenidoğan olduğunu belirtti. Çocuğun ölüm nedeni, cinsiyeti veya ebeveynlerinin kimliğine dair henüz bir bilgi paylaşılmadı.
Michigan Eyalet Polisi Teğmeni Pat Agema, pazartesi günü tamamlanan otopsi sonuçlarının müfettişler tarafından incelendiğini, ölümün henüz bir cinayet vakası olarak sınıflandırılmadığını duyurdu.
Organizatörlerden iş birliği çağrısı
On binlerce kişinin katıldığı ve katılımcıların çoğunun kamp kurduğu festivalin organizatörleri, polis açıklamalarını paylaşarak derin üzüntü duyduklarını belirtti. Festival yönetimi, etkinliğe katılanlardan soruşturmaya yardımcı olabilecek her türlü bilgiyi yetkililerle paylaşmalarını istedi.
- Kaynak: TRT Haber | www.trthaber.com
ABD ve İran arasındaki 6 milyar dolarlık varlık görüşmeleri yeniden başlıyor
İki taraf, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması ve ateşkesin uzatılmasına yönelik anlaşmanın imzalanmasından bu yana henüz yüz yüze bir görüşme gerçekleştirmedi.
ABD elçileri Steve Witkoff ve Jared Kushner, İran ateşkesi ve Lübnan dahil bölgesel konuları içeren temaslarda bulunmak üzere salı günü Katar'da görüşmeler yürüttü.
Ancak Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macid el-Ensari, bu temasların Katarlı arabulucularla yapıldığını vurgulayarak, ABD heyetinin İranlılarla müzakere amacıyla orada bulunmadığını açıkladı.
ABD heyeti, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçiş ücreti alma planının detaylarını ve bu planın Umman tarafından sunulan seyir hizmetleri ücreti teklifleriyle nasıl ilişkilendirileceğini netleştirmeyi amaçlıyor.
Hürmüz Boğazı'ndaki kontrol anlaşmazlığı
17 Haziran'da imzalanan mutabakat zaptının uygulanmasına yönelik doğrudan temasların yeniden kurulamaması, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki ticari petrol tankeri trafiği üzerinde kontrol sağlama kararlılığından kaynaklanıyor.
Ayrıca İran'ın, geçen hafta İsrail, ABD ve Lübnan hükümeti arasında müzakere edilen Lübnan ateşkes teklifine karşı çıkması da gerilimi artırıyor.
Hürmüz Boğazı'nda hafta sonu tarafların karşılıklı ateş açması müzakereleri riske atarken, 17 Haziran'dan itibaren tamamlanması için 60 günlük süre tanınan nükleer program görüşmelerine henüz başlanmadı.
Tahran'da düzenlenen basın toplantısında konuşan İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Fransa ve İngiltere gibi Avrupalı güçleri Hürmüz Boğazı'ndaki mayın temizleme çalışmalarına dahil olmamaları konusunda uyardı. Bekayi, İran'ın sorumluluklarının farkında olduğunu ve dış müdahalelerin durumu sadece karmaşıklaştıracağını belirtti.
Geçiş ücretleri tartışılıyor
Batılı güçler İran'ın ticari gemilere geçiş ücreti uygulama planına itiraz ederken, Umman'ın belirli hizmetler için ücret alınmasını öngören planını tartışmaya daha sıcak bakıyor.
İran'ın başmüzakerecisi Muhammed Bakır Kalibaf salı günü devlet televizyonunda yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı'ndaki egemenliğin İran ve Umman'a ait olduğunu, boğazdaki trafiğin İran tarafından belirlenen düzenlemelere tabi olduğunu ifade etti.
Kalibaf, mutabakat zaptı uyarınca ücretsiz geçiş hakkının sadece 60 gün için geçerli olduğunu ekledi.
Birleşmiş Milletler Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO), Umman yakınlarında yeni bir deniz rotası açılmasına yönelik İran ile gayriresmi görüşmeler yürütüyor.
Geçen hafta iki gemiye düzenlenen saldırıların ardından IMO Genel Sekreteri Arsenio Dominguez, İran ile görüşmek üzere rotayı geçici olarak askıya aldı.
Denizcilik takip firması Kpler'in verilerine göre, pazartesi günü boğazdan 40 gemi geçiş yaptı. 28 Şubat'ta başlayan çatışmalardan bu yana yüzlerce gemi ve yaklaşık 10 bin denizci bölgede mahsur kaldı.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bekayi, yaşanan zorluklara rağmen diplomatik sürecin devam edeceğini ve uygulama aşamasında bu tür sınamaların beklendiğini kaydetti.
- Kaynak: TRT Haber | www.trthaber.com
İşgalci İsrail, Lübnan'ın güneyindeki "pilot" bölgelerden çekilmeyi erteleme kararı aldı
İsrail devlet televizyonu KAN'ın ismini açıklamadığı kaynaklara dayandırdığı haberinde, geçen hafta sonu yapılan görüşmelerde Lübnan ile İsrail'in üzerinde mutabakata vardığı plana ilişkin, İsrail ordusu içinde yapılan değerlendirmelere yer verildi.
Görüşmeler sonucunda çekilme takviminin ilk öngörülenden daha ileri bir tarihe erteleneceği sonucuna varıldığı belirtilen haberde, "İsrail ordu güçlerinin Lübnan'ın güneyindeki Zavtar ve Ferrun bölgelerinden çekilmesi gecikecek." ifadesi kullanıldı.
Haberde, söz konusu ertelemenin, iki ülke arasındaki anlaşmanın gizli güvenlik ekinde yer alan ateşkesin uygulanması için "Lübnan ile İsrail orduları arasında ortak bir denetim mekanizması kurulana kadar" süreceği iddia edildi.
ABD'nin mekanizmada yer alacak isimleri onaylaması bekleniyor
Öte yandan KAN’a konuşan bir kaynak, Hizbullah'ın paylaşılan hassas bilgilere ulaşmasını engellemek amacıyla ABD'nin söz konusu mekanizmada yer alacak isimleri onaylamasının beklendiğini aktardı.
Aynı kaynak, bu durumun 2024 yılında kurulan önceki mekanizmanın başarısız olmasına yol açan nedenlerden biri olduğunu savundu.
İsrailli güvenlik kaynakları ise konuya ilişkin, şu an için net bir takvim bulunmadığını, çekilmenin muhakkak gerçekleşeceğini ancak bunun "doğru ve eksiksiz bir şekilde" yapılması gerektiğini vurguladı.
Kaynaklar, "Lübnan ordusunun Hizbullah'a karşı somut ve derhal harekete geçmeyi taahhüt edeceği net standartlar belirlenmeden güçlerin çekilmeyeceğini" öne sürdü.
ABD'nin arabuluculuğunda Beyrut ve Tel Aviv yönetimleri, 26 Haziran'da, öncelikle isimleri belirtilmeyen iki pilot bölgeden başlamak üzere, işgal altındaki tüm Lübnan topraklarından İsrail'in "aşamalı" olarak çekilmesini öngören bir çerçeve anlaşması imzalamıştı.
Çekilme için net bir takvimin yer almadığı anlaşma, bu süreci, Lübnan ordusunun İsrail'in çekildiği bölgelerde tam güvenlik sorumluluğunu üstlenmesi ve başta Hizbullah olmak üzere silahlı grupların silahsızlandırılması şartına bağlıyor.
- Kaynak: TRT Haber | www.trthaber.com
Ford yapay zekaya güvenip işten çıkardığı çalışanları geri aldı
ABD'li otomobil üreticisi Ford, yapay zeka destekli otomasyon sistemlerinin beklentileri karşılamamasının ardından yüzlerce deneyimli mühendisi yeniden işe aldığını açıkladı.
Bloomberg'in haberine göre şirket, son üç yılda kurum içinde "gri sakallılar" olarak anılan 350'den fazla kıdemli mühendisi yeniden kadrosuna kattı. Deneyimli çalışanlar, üretim hattına ulaşmadan önce olası arızaları tespit ederek kalite kontrol süreçlerinde görev alırken, bazıları da yapay zeka sistemlerinin geliştirilmesi ve eğitilmesine destek veriyor.
Ford Baş İşletme Görevlisi Kumar Galhotra, şirketin otomatik kalite kontrol sistemlerine gereğinden fazla güvendiğini belirterek, "İstenen sonuçları alamadık. Deneyimli uzmanları geri getirdik ve onlar, sorunları üretim hattına ulaşmadan önce tespit etmeye başladı." dedi.
Şirket, üretim verimliliğini artırmak amacıyla yapay zeka destekli denetim sistemlerine yatırım yapmayı sürdürürken, karmaşık kalite sorunlarında insan muhakemesi ve tecrübesinin hâlâ kritik öneme sahip olduğunu kabul ediyor.
Deneyimli mühendislerin yeniden göreve başlamasının ardından Ford'un kalite performansında da iyileşme görüldü. J.D. Power'ın yeni araçların kalitesini değerlendirdiği son İlk Kalite Araştırması'nda şirket, ana akım otomobil markaları arasında 16 yıl aradan sonra ilk sıraya yükseldi.
Buna rağmen Ford, eski modellerindeki kalite sorunları nedeniyle ABD'de en fazla araç geri çağıran üreticilerden biri olmayı sürdürüyor. Şirket yöneticileri, bu durumun insan kaynağından çok geçmişteki otomasyon kaynaklı sorunlardan kaynaklandığını savunuyor.
Ford Araç Donanım Mühendisliğinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Charles Poon ise yapay zekanın güçlü bir araç olduğunu ancak tek başına yeterli olmadığını vurgulayarak, "Yapay zekanın başarısı, onu eğiten bilgiye bağlı. Sadece sistemi devreye alıp tasarım gereksinimlerini yükleyerek yüksek kaliteli ürün elde edebileceğimizi düşündük ve hata yaptık." ifadelerini kullandı.
Ford, bundan sonraki süreçte yapay zekayı insan deneyimi ve denetimiyle birlikte kullanmayı sürdüreceğini belirtti.
- Kaynak: TRT Haber | www.trthaber.com
İnsansı robotlardan tarihi sınav: 60 bin görev, yüzde 99,99 başarı
Çin'de geliştirilen insansı robotlar, bir fabrikadaki üretim hattında 6 gün boyunca kesintisiz çalışarak kalite kontrol ve malzeme taşıma görevlerini neredeyse hatasız tamamladı.
Şanghay merkezli teknoloji girişimi Agibot'un ürettiği robotlar, Çin'in doğusundaki Nanchang kentinde bulunan Longcheer Technology fabrikasında 64 saatten uzun süre görev yaptı. Canlı yayımlanan testte robotlar, üretim hattındaki 60 binden fazla görevin yüzde 99,99'unu başarıyla yerine getirdi.
Şirket yetkilileri, denemenin insansı robotların laboratuvar ortamının ötesinde gerçek üretim koşullarında da verimli şekilde çalışabildiğini göstermeyi amaçladığını belirtti.
Agibot Kıdemli Başkan Yardımcısı Dr. Yao Maoqing, "Artık asıl soru robotların neler yapabildiği değil, gerçek çalışma ortamlarına entegre edilerek değer üretip üretemeyecekleri" dedi.
Agibot bugüne kadar 15 binden fazla insansı robot ürettiğini açıklarken, bu gelişme robotların ticari ölçekte yaygın kullanımına doğru önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Çin'in 2026-2030 dönemini kapsayan Beş Yıllık Planı'nda insansı robotlar ekonomik büyümenin öncelikli stratejik alanları arasında yer alıyor. Uzmanlara göre ülke, geleneksel endüstriyel otomasyondan yapay zekâyla desteklenen akıllı robot sistemlerine geçişi hızlandırıyor.
Barclays analistleri, Çin'de 2035 yılına kadar yaklaşık 11 milyon insansı robotun devreye alınabileceğini öngörürken, Morgan Stanley ise mevcut satış rakamlarının bu tahminlerin gerisinde kaldığına dikkat çekiyor.
Agibot ise 6 günlük canlı yayının ardından yaptığı açıklamada, testin insansı robotların ticari değerini ortaya koyduğunu ve sektörün laboratuvar çalışmalarından gerçek dünya uygulamalarına geçiş sürecinde yeni bir aşamaya ulaştığını savundu.
- Kaynak: TRT Haber | www.trthaber.com
Eski İsrail Başbakanı Bennett: Netanyahu artık ülkeyi yönetemiyor, aşırı sağcı bakanların esiri oldu
Bennett, Amerikalı yayıncı ve blogger Mario Nawfal'e verdiği özel röportajda, İsrail iç siyasetinde ve Gazze ile Lübnan sınırında devam eden çatışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Netanyahu'nun kendi hükümeti üzerindeki kontrolünü yitirdiğini vurgulayan Bennett, "Bibi (Netanyahu) artık kendi kabinesine söz geçiremiyor. Ben-Gvir onu bir tarafa, Smotrich diğer tarafa çekiyor, ultra-Ortodoks partiler ise bambaşka bir yöne baskı yapıyor. Netanyahu iktidarda kalabilmek için bu isimlerin tamamına muhtaç olduğundan, hiçbirine 'hayır' diyebilecek gücü kendisinde bulamıyor." şeklinde konuştu.
Bennett, mevcut hükümetin radikal unsurların esiri haline geldiğini savunarak, "Kendi hükümetimde Ben-Gvir ve Smotrich gibi aptalca beyanatlarda bulunan hiçbir 'aptala' yer vermezdim. Hatta Ben-Gvir'i en başta kabineye bile sokmazdım. Eğer hükümetimden biri çıkıp böyle saçma sapan konuşsaydı, onu derhal haddini bilmeye çağırırdım. Ancak Netanyahu, varlığı onlara bağlı olduğu için bunu artık yapamıyor." ifadelerini kullandı.
"İsrail'in imaj krizinin sorumlusu kendisi"
İsrail'in uluslararası arenada çöken itibarına ve diplomatik yalnızlığına da değinen Bennett, bu durumun sorumlusunun taraflı medya veya dış propaganda olmadığını, doğrudan hükümetin kendi politikaları olduğunu itiraf etti.
Bennett, dünyadaki tepkilerin İsrail'in kendi hatalarından kaynaklandığını açıkça kabul ederek, ülkenin en büyük sorununun artık sadece sınırların dışındaki düşmanlar değil, içerideki aşırı uçların esiri olmuş mevcut yönetim anlayışı olduğunu kaydetti.
"Uzun süren savaşlar İsrail doktrinine aykırı, ekonomi tükendi"
Bennett, Filistin Devleti'nin kurulmasına karşı çıktığını, Hamas'ın yok edilmesi ve Hizbullah'ın silahsızlandırılması yönündeki görüşlerini koruduğunu ve İran'ı hala en büyük stratejik tehdit olarak gördüğünü belirterek, mevcut askeri stratejinin ülkeye zarar verdiğini savundu.
Uzun süren savaşlara inanmadığına işaret eden Bennett, şunları kaydetti:
"Gazze'de, Lübnan'da ve İran ekseninde yürütülen bu topyekun savaşın ucu açık şekilde uzayıp gitmesi İsrail'in askeri doktrinine aykırıdır. Eğer bir savaşa girmek zorundaysanız bunu hızlı ve yoğun bir şekilde yapar, kazanır, bölgeyi istikrara kavuşturur ve yolunuza devam edersiniz. Ancak savaşı bu kadar uzun süreye yaydığınızda, bu durum hem ekonomimizi tüketiyor hem de yedek askerlerimizi yıpratıyor. İsrail'in, her diplomatik teması ilhak ve kalıcı çatışma söylemleriyle baltalayan koalisyon bakanlarından kurtulması, bölgedeki Mısır, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) gibi ülkelerle ilişkileri yeniden inşa edebilecek ve bu bitmek bilmeyen savaşları nasıl sonlandıracağını bilen basiretli bir hükümete ihtiyacı var."
- Kaynak: TRT Haber | www.trthaber.com
Meksika'da 6 büyüklüğünde deprem
ABD Jeolojik Araştırma Merkezi (USGS) verilerine göre, Yucatan eyaletine bağlı El Progreso kentinin 75 kilometre güneybatısında deprem oldu.
Kentin açıklarında 10 kilometre derinlikte meydana gelen depremin büyüklüğü 6 olarak kaydedildi.
Depremin ardından herhangi bir can veya mal kaybı bildirilmedi.
Venezuela'da iki büyük deprem meydana gelmişti
USGS, 24 Haziran'da Venezuela'da 39 saniye arayla 7,2 ve 7,5 büyüklüğünde iki depremin meydana geldiğini bildirmişti.
Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) 26 Haziran'daki açıklamasında, depremlerin doğrudan yol açtığı fiziksel hasarın maliyetini 6,7 milyar dolar olarak hesaplamıştı.
Depremlerin ardından kaybolduğu yakınları tarafından bildirilen kişi sayısı, 27 Haziran itibarıyla 68 bini geçmiş, son açıklanan verilere göre deprem dolayısıyla 1943 kişi hayatını kaybetmişti.
- Kaynak: TRT Haber | www.trthaber.com