Fransa'nın başkenti Paris'teki Louvre Müzesi Müdürü Christophe Leribault, müze onarılıp dönüştürülmezse kapılarını halka kapatmak zorunda kalacağını söyledi.
Devamını Oku
- Wed, 2026-10-14 17:12:00
- 0
- 0
- Wed, 2026-10-14 17:03:00
- 0
- 0
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Avrupa ordusu fikrinin hayata geçmesi için ülkelerin ulusal ordularından vazgeçmesi gerektiğini belirterek "Egemenlik gerekçeleriyle bunun gerçekleşmeyeceğini düşünüyorum. Ayrıca NATO'daki komuta kontrol yapısı göz önüne alındığında, böyle bir şeye gerek de yoktur." dedi.
Devamını Oku
- Wed, 2026-10-14 15:36:00
- 0
- 0
Batı Şeria’da işgalci İsrailliler bir camiyi daha kundakladı. Saldırıyı dünyaya duyurmak için orada bulunan TRT Haber ekibi, katil İsrail askerleri tarafından bölgeden uzaklaştırıldı.
Devamını Oku
- Wed, 2026-10-14 15:31:00
- 0
- 0
Almanya ile Rusya arasındaki Kuzey Akım (Nord Stream) 1 ve 2 gaz boru hatlarına Eylül 2022'de sabotaj yapmakla suçlanan Ukraynalı eski asker Serhii Kuznietsov’un yargılanmasına Hamburg'da başlandı.
Devamını Oku
- Wed, 2026-10-14 13:54:00
- 0
- 0
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Rusya’nın NATO müttefiklerine yönelik hibrit ve siber saldırılarına karşı gerekli hazırlıkları yaptıklarını belirterek “Gerektiği yerde karşılık vereceğiz. Tekrar söylüyorum; bu, her zaman görünür olmayacak.” dedi.
Devamını Oku
- Wed, 2026-10-14 12:51:00
- 0
- 0
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, Ukrayna'ya dron, hava savunma sistemi, füze, radar, elektronik harp sistemi ve mühimmat tedarik etmesi için 2,86 milyar euroluk ödeme yaptı.
Devamını Oku
- Wed, 2026-10-14 12:32:00
- 0
- 0
Almanya'nın Frankfurt kentinden Hindistan'a giden Air India'ya ait yolcu uçağı, pilotun olası uçak kaçırma olayına ilişkin alarm verdiği iddiasının ardından acil iniş yaptı.
Devamını Oku
İşgalci İsraillilerin evini kuşattığı Filistinli aile pencereden elini uzatsa gözaltına alınabiliyor
- Wed, 2026-10-14 11:59:00
- 0
- 0
İşgal altındaki Batı Şeria'nın güneyindeki Mesafir Yatta bölgesine bağlı Um el-Hayr köyünde yaşayan Filistinli Hadalin ailesi, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin baskıları nedeniyle koyun ağılına, hatta evlerinin bazı bölümlerine erişimlerinin engellendiğini; pencereden el uzatmanın dahi gözaltı gerekçesi sayılabildiğini söyledi.
Devamını Oku
- Wed, 2026-10-14 11:25:00
- 0
- 0
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), Körfez'deki üreticilerin üretim ve ihracatını artırmasıyla küresel petrol arzının eylülde önceki aya göre günlük 2 milyon 500 bin varil artarak 102 milyon 320 bin varile yükseldiğini bildirdi.
Devamını Oku
- Wed, 2026-10-14 10:33:00
- 0
- 0
Lancet Komisyonu'nun hazırladığı yeni küresel risk raporu, nükleer çatışma ve yapay zekanın kötü amaçlı kullanımının 2100 yılına kadar insanlığın soyunu tüketebileceğini ortaya koydu.
Devamını Oku
- Wed, 2026-10-14 10:18:00
- 0
- 0
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Rus ordusunun bu gece Kiev'deki 4 numaralı termik santrali (CHP-4) hedef aldığını bildirdi.
Devamını Oku
- Wed, 2026-10-14 10:16:00
- 0
- 0
Yemen'deki İran destekli Husilerin hedef aldığı Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da saldırı uyarısı sonrası patlama sesleri duyuldu.
Devamını Oku"Louvre Müzesi onarılmazsa kapılarını halka kapatmak zorunda kalacak" uyarısı
Leribault, Le Figaro gazetesine verdiği özel demeçte, Paris'in ünlü yapılarından Louvre Müzesi'nin son durumu hakkında bilgi paylaştı.
Müzenin yönetimine 25 Şubat'ta getirilen Leribault, yapının güvenliği için acil inşaat çalışmalarını sürdürdüklerini, yeni güvenlik kameraları ve koruma tedbirleri aldıklarını, çevresindeki korkuluklarda yenileme çalışmaları yapıldığını aktardı.
Leribault, geçen yıl müzede soygunun gerçekleştiği galerideki diğer mücevherleri, bunları sergileyebilecekleri yeni vitrinler belirlenene kadar buradan çıkardıklarını belirterek, Avrupa'daki müzelerde artan soygunlara karşı tedbir amacıyla Louvre Müzesi'nde sergilenen diğer bazı değerli eşyaları da güvenli bir yere kaldırdıklarını ifade etti.
İklim ve siber güvenlik konusunda artan risklerle karşı karşıya olduklarına işaret eden Leribault, yaz aylarında aşırı sıcaklar nedeniyle ziyaretçi sayısında yüzde 8 azalma yaşandığını kaydetti.
Leribault, önceliklerinin müzenin güvenliği olduğuna dikkati çekerek, yapının ekipmanlarının, altyapısının ve binasının yıprandığını vurguladı.
"Yeni hükümetin yenileme çalışmalarına izin vermesi gerekecek"
Müzedeki yürüyen merdivenlerde, ışık sisteminde, tavanda ve klimada onarım çalışmalarına başlandığını dile getiren Leribault, müzeye giriş ücretlerinin makul düzeyde artırılması ihtimalini göz ardı etmediklerini bildirdi.
"Müze hem çok kötü bir durumda hem de aşırı kalabalık." diyen Leribault, artık 9 milyon ziyaretçiyi müzenin en önemli girişi olan piramit noktasından geçiremediklerine dikkati çekti.
Leribault, "Louvre'un Yeni Rönesansı" başlığı altında müzede yapılacak kapsamlı yenileme planının gerekli olduğunu savunarak bu yenileme sürecinin 15 yıla kadar sürebileceğini belirtti.
Fransa'da 2027'deki cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından göreve gelecek hükümetin müzedeki yenileme çalışmalarının başlamasına izin vermesi gerekeceğini ifade eden Leribault, "Gelecek hükümetin aklında bu olmalı: Louvre onarılmaz, uygun hale getirilmez, dönüştürülmez ise hızlı bir şekilde saygınlığını yitirecek ve nihayetinde kapılarını halka kapatmak zorunda kalacak. Bu bir felaket olur." değerlendirmesinde bulundu.
Mücevherler çalınmıştı
Yaklaşık 35 bin eserin sergilendiği dünyaca ünlü Louvre Müzesi, 19 Ekim 2025'te soyulmuştu. Dünya gündemine oturan ve 4 kişinin yaptığı soygun 7 dakika sürmüştü. Soygunda tarihi değere sahip 8 mücevher çalınmıştı.
Louvre Müzesi'ndeki mücevherleri çaldığı belirtilen şüpheliler, soygundan yaklaşık iki hafta sonra sırayla yakalanmış ancak tarihi eserler bulunamamıştı.
- Kaynak: TRT Haber | www.trthaber.com
NATO Genel Sekreteri Rutte, tek Avrupa ordusuna gerek duyulmadığını söyledi
Rutte, Estonya'daki Tallinn Teknoloji Üniversitesi'nde öğrencilere yaptığı konuşmada, Avrupa Birliği (AB) içinde NATO'dan ayrı, birbirini tekrarlayan yapılar oluşturulursa "kimin ne yapacağına karar vermenin haftalar süreceğini, karar verilen anda zor durumda kalınacağını, kimsenin bunu istemeyeceğini" söyledi.
Avrupa ordusu fikrinin hayata geçmesi için ülkelerin ulusal ordularından vazgeçmesi gerektiğini kaydeden Rutte, "Egemenlik gerekçeleriyle bunun gerçekleşmeyeceğini düşünüyorum. Ayrıca NATO'daki komuta kontrol yapısı göz önüne alındığında, böyle bir şeye gerek de yoktur." değerlendirmesinde bulundu.
Rutte, NATO'nun 32 ayrı ulusal ordunun birlikte çalışmasını sağlayabilen bir komuta kontrol sistemine sahip olduğunu belirtti.
AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in önerdiği "Avrupa Güvenlik Konseyinin" oluşturulması halinde NATO'yla beraber çalışacağı düşüncesini aktaran Rutte, "Çünkü AB, dayanıklılık söz konusu olduğunda ve hibrit konularla ilgili meselelerde de kendi sorumluluğuna sahiptir." diye konuştu.
Dron ve dron karşıtı teknoloji "hızla geliştirilmeli"
Rutte, dron teknolojisinin sürekli değiştiğini vurgulayarak "Hızla, daha da geliştirmeye ihtiyacımız olan konulardan biri de dron ve dron karşıtı teknolojimizdir." dedi.
Ayrıca Rutte, Polonya'da NATO'nun Rusya-Ukrayna Savaşı'ndan edindiği derslerin analiz edildiği merkezin faaliyet gösterdiğini hatırlattı.
Hava savunmasında da çok katmanlı sistemlere ihtiyaç duyulduğunu belirten Rutte, "Kendimizi ve özellikle de şehirlerimizle kritik altyapımızı, her katmanda uygun maliyetli şekilde koruyabildiğimizden emin olmalıyız." diye konuştu.
Rutte, hibrit saldırıların ne zaman 4. veya 5. madde kapsamında silahlı saldırı niteliği taşıdığı sorusunu, "Bu konuda bilerek muğlak tutum sergiliyoruz çünkü Rusların ya da kötülüğümüzü isteyen başka herhangi bir ülkenin daha fazla bilgi sahibi olmasını istemiyoruz." şeklinde cevapladı.
- Kaynak: TRT Haber | www.trthaber.com
İşgalci İsrail askerlerinden TRT yayınına müdahale
Soykırımcı İsrail, işgal altındaki Batı Şeria'da bir camiyi kundakladı. Saldırıyı görüntülemek, gerçekleri dünyaya duyurmak için TRT Haber ekibi oradaydı.
Ellerinde silah bulunan işgalci İsrail unsurları, canlı yayına müdahale etti.
İşgalci İsrail askerlerinden TRT yayınına müdahale. Batı Şeria’da işgalci İsrailliler bir camiyi daha kundakladı, saldırıyı dünyaya duyuran TRT Haber ekibi bölgeden uzaklaştırıldı. https://t.co/FHzQzFDxi2
— TRT Haber Canlı (@trthabercanli) October 14, 2026
3 askeri araçla çevreyi kuşattı, TRT Haber muhabiri Mücahit Aydemir ve kameraman Nadir Saliba'yı bölgeden uzaklaştırdı.
İşgalci İsrail'in, gazetecilere baskısı ve engellemeleri bir kez daha gözler önüne serildi.
- Kaynak: TRT Haber | www.trthaber.com
Kuzey Akım boru hatlarına sabotajla suçlanan eski Ukraynalı askerin yargılanmasına başlandı
Hamburg Yüksek Eyalet Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasında iddianame okundu.
Alman basınında yer alan haberlere göre, iddianamede 50 yaşındaki sanık "patlayıcı kullanarak saldırı gerçekleştirmek", "yapıları tahrip etmek" ve "kamu işletmelerinin faaliyetlerini aksatmakla" suçlanırken, Kuznietsov bu suçları Ukrayna ordusunun bir askeri olarak ve devlet makamlarının bilgisinde işlediği için bu eylemlerin savaş suçu olarak değerlendirilmesi gerektiği savunuldu.
İddianamede, sanığın Ukrayna ordusunun eski bir subayı olarak birkaç profesyonel dalgıç ve bir gemi kaptanından oluşan gruba liderlik ettiği ileri sürüldü.
Kuznietsov, ifade vermeme hakkını kullanarak suçlamalara yanıt vermedi.
Sanığın avukatları söz alarak, Kuznietsov’u söz konusu suçlarla doğrudan ilişkilendiren hiçbir delilin bulunmadığını, 4 yıllık soruşturmanın ardından başsavcılığın yalnızca dolaylı emareler sunduğunu savundu.
Avukatlar, müvekkillerinin bir subay olmasından dolayı ülkesine karşı gizlilik yükümlülüğü altında olduğunu belirtti.
Sanığın savaş suçu işlediği yönündeki suçlamayı reddeden avukatlar, müvekkillerinin saldırıda kilit rol oynadığı iddiasının da kanıtlanmadığını ileri sürdü.
Kuznietsov’un İtalya’dan Almanya’ya iadesinin de hukuki temelinin bulunmadığını savunan avukatlar, İtalyan makamlarının sanık hakkındaki savaş suçu suçlamasından haberdar olmadan iade kararı verdiklerini söyledi.
Sanığın satranç tahtasındaki bir piyon gibi kullanıldığını öne süren avukatlar, Kuznietsov’un kendini "elleri bağlı bir şekilde" savunmak zorunda kaldığını kaydetti.
Müvekkillerinin tutukluluk koşullarını da eleştiren avukatlar, sanığın yaklaşık 11 aydır büyük ölçüde hücrede tutulduğunu ve neredeyse hiç sosyal teması bulunmadığını aktardı.
Avukatlar mahkemeden davanın düşürülmesini talep etti.
İlk duruşmanın sona ermesiyle dava 27 Ekim’e ertelendi.
Kuzey Akım sabotajı
Kuznietsov, Alman Federal Savcılığının çıkardığı yakalama emriyle İtalya'nın kuzeyindeki Rimini kenti yakınlarında 21 Ağustos 2025'te yakalanmıştı.
Bologna Mahkemesi eylül ayında Kuznietsov'un Almanya'ya iadesine karar vermiş ancak savunma tarafının itirazı üzerine İtalyan Yargıtayı ekim ayında bu kararı bozmuştu.
Yargıtay'ın geri gönderdiği dosyaya yeniden bakan Bologna Mahkemesi son olarak 27 Ekim 2025'te bir kez daha Kuznietsov'un Almanya'ya iadesi yönünde karar almış, Yargıtay da bu kararı 20 Kasım 2025’te onamıştı.
İtalyan makamlarınca 27 Kasım 2025'te Alman polisine teslim edilen Kuznietsov, bir helikopterle Alman polisi eşliğinde Almanya'ya getirilmiş ve tutuklanmıştı.
Kuznietsov'un, Eylül 2022'de Danimarka'nın Bornholm Adası yakınlarındaki Kuzey Akım 1 ve Kuzey Akım 2 doğal gaz boru hatlarına patlayıcı yerleştiren bir grubun operasyon koordinatörlerinden biri olduğu iddia ediliyor.
Şüpheli ve suç ortaklarının, bir yelkenli yat kullanarak sabotajı gerçekleştirdikleri ve patlayıcılarla 26 Eylül 2022'de her iki boru hattına da ciddi hasar verdikleri öne sürülüyor.
- Kaynak: TRT Haber | www.trthaber.com
Rutte, NATO'nun gerektiğinde Rusya'nın hibrit saldırılarına karşılık vereceğini söyledi
Rutte, Estonya’nın başkenti Tallinn’de Başbakan Kristen Michal ile düzenlediği ortak basın toplantısında konuştu.
Rusya bağlantılı hibrit saldırılardaki artışa işaret edilerek Moskova’nın Avrupa’ya karşı bir “gölge savaş” yürüttüğünün kabul edilmesi ve İran gibi “terörizmin destekçisi” olarak nitelendirilmesi gerekip gerekmediği sorulan Rutte, NATO’nun bu tür faaliyetlere karşı hazırlıklı olduğunu vurguladı.
Rutte, “Rusların gerçekleştirdiği tüm bu hibrit, siber ve diğer faaliyetler söz konusu olduğunda, bunlara karşı eğitim aldık ve hazırlandık. İhtiyacımız olan bütün karşılık verme seçeneklerine sahibiz.” ifadelerini kullandı.
Verilecek karşılıkların her zaman kamuoyuna açıklanmayacağını kaydeden Rutte, “Ne yaptığımızı her zaman göremeyeceksiniz. Her zaman kamuoyuna açık olmayacak. Her zaman aynı şekilde karşılık vermeyeceğiz. Bazen simetrik, bazen asimetrik olacak.” diye konuştu.
Aralık 2024’ün sonunda Estonya ile Finlandiya arasındaki deniz altı kablosunun kesilmesine karşı NATO’nun Ocak 2025’te “Baltic Sentry” (Baltık Nöbetçisi) faaliyetini başlattığını hatırlatan Rutte, bunun görünür bir karşılık olduğunu ifade etti.
Rutte, “Ne yaptığımız her zaman görünür olmayacak ancak asıl mesele şu, biz daha güçlüyüz. Rusya iyi durumda değil. Bu hibrit saldırılar ve diğer yaptıkları, bir zayıflık göstergesi.” değerlendirmesinde bulundu.
Rusya’nın amacının NATO müttefiklerini tedirgin etmek olduğunu belirten Rutte, şunları aktardı:
“Bizim bütün gün bunları konuşmamızı, tedirgin olmamızı ve bunlarla ilgili basın toplantıları düzenlememizi istiyorlar. Bunu yapmayacağız. Gerektiği yerde karşılık vereceğiz. Tekrar söylüyorum, bu her zaman görünür olmayacak.”
NATO’nun savunma yatırımlarını artırmaya ve Ukrayna’nın ihtiyaç duyduğu desteği sağlamaya devam edeceğini bildiren Rutte, “Sakin kalıp yolumuza devam edeceğiz. Bu, savunmaya yatırım yapmak ama özellikle Ukrayna’nın savaşta güçlü kalabilmesi için ihtiyaç duyduğu şeylere sahip olmasını sağlamak anlamına geliyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Estonya’nın, Avrupa ülkelerinin finansmanıyla Ukrayna’ya ABD yapımı askeri teçhizat sağlanmasını öngören PURL girişimine katkısının önemine dikkati çeken Rutte, “Bu, Rusya’nın herhangi bir hibrit saldırısına verebileceğimiz en iyi yanıttır.” ifadesini kullandı.
“NATO topraklarının her karışını savunacağız”
Rusya’nın NATO topraklarına yönelik olası tehdidine ilişkin değerlendirmesinde Rutte, “NATO topraklarına yönelik yakın bir tehdit görmüyoruz.” dedi.
Olası bir askeri yığınağa karşı harekete geçeceklerini belirten Rutte, “Eğer bir askeri yığınak görürsek buna karşılık vereceğiz.” diye konuştu.
NATO’nun gerekli savunma planlarına sahip olduğunun ve hazırlıklı bulunduğunun altını çizen Rutte, “Doğu kanadı boyunca koordineli şekilde konuşlandırılmış ileri kara kuvvetlerimiz var. Dolayısıyla mesaj açık.” diye konuştu.
Rutte, Rusya’nın NATO’ya saldırması halinde verilecek karşılığa ilişkin, “Elbette Rusya’nın saldıracak kadar aptal olması halinde tam olarak ne yapacağımızı o zaman göreceksiniz. Bu nedenle ayrıntılara girmeyeceğim ancak kendimizi savunacağımızdan emin olabilirsiniz.” dedi.
NATO’nun savunma ittifakı olduğunu vurgulayan Rutte, şunları kaydetti:
“Hiçbir zaman başka birine saldırı düzenlemeyeceğiz çünkü bu bizim çıkarımıza değil. Biz bir savunma ittifakıyız. Yaşam biçimimizi, çıkarlarımızı, değerlerimizi ve kültürlerimizi korumak istiyoruz. Burada bulunma amacımız bu, başkalarına saldırmak değil.”
Trump’ın istihbarat paylaşımına ilişkin açıklaması
Basın toplantısında Rutte’ye, ABD Başkanı Donald Trump ile görüşüp görüşmediği de soruldu.
Rutte, Trump’ın bir önceki gün Beyaz Saray’dan ayrılırken basın mensuplarına yaptığı açıklamaya işaret ederek, “Başkanın dün, bir kampanya etkinliği için Beyaz Saray’dan ayrılırken basınla kısa süreli görüşmesinde çok açık olduğunu düşünüyorum. İstihbarat paylaşımının durmadığını söyledi.” yanıtını verdi.
- Kaynak: TRT Haber | www.trthaber.com
AB'den Ukrayna'ya 2,86 milyar euro savunma desteği
AB Komisyonu, Ukrayna'nın acil askeri ihtiyaçlarına yönelik yeni finansman desteğine ilişkin açıklama yayımladı.
Açıklamada, 90 milyar euroluk Ukrayna Destek Kredisi'nin savunma bileşeni kapsamında Ukrayna'ya 2,86 milyar euro aktarıldığı bildirildi.
Söz konusu kaynağın dron, hava savunma sistemi, füze, radar, elektronik harp sistemi ve mühimmat tedarikinde kullanılacağı belirtilen açıklamada, savunma ekipmanlarının acilen teslim edilmesinin Ukrayna ordusunun sivilleri ve şehirleri Rus saldırılarından korumasına katkı sağlayacağı kaydedildi.
Açıklamada, 2026-2027 dönemini kapsayan Ukrayna kredisinin yaklaşık 60 milyar eurosunun savunmaya, 30 milyar eurosunun ise bütçe desteğine ayrıldığı anımsatıldı.
Bu yıl Ukrayna'nın savunma sanayi kapasitesini desteklemek amacıyla toplam 28,3 milyar euroluk ödeme yapılmasının planlandığı belirtilen açıklamada, savunma bileşeni kapsamındaki ödemelerin gelecek haftalarda devam edeceği bilgisi paylaşıldı.
Açıklamada, AB ve üye ülkelerinin 2022'den bu yana Ukrayna'ya toplam 231,5 milyar euroluk destek sağladığı hatırlatıldı.
- Kaynak: TRT Haber | www.trthaber.com
Air India uçağı, kaçırılma alarmı iddiası üzerine acil iniş yaptı
India Today gazetesinin kaynaklara dayandırdığı habere göre, Ahmedabad Hava Trafik Kontrol Merkezi, yerel saatle 09.00 civarında AI 2030 sefer sayılı uçaktan birkaç saniye süren bir acil durum sinyali aldı.
Sinyalin ardından güvenlik birimleri bilgilendirildi. Uçağın asıl varış noktası olan Delhi Havalimanı'ndaki kriz yönetim merkezinde yapılan değerlendirmenin ardından uçak, önlem amacıyla Jaipur'a yönlendirilerek acil iniş yaptı ve güvenlik kontrolleri için havalimanının özel bir bölümüne alındı.
Hindistan Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünün (DGCA) olayla ilgili soruşturma başlattığı belirtildi. İlk kontrollerde uçak operasyonlarında olağan dışı bir durum tespit edilmediği bildirildi.
Jaipur Havalimanı'nı işleten Adani Airports yönetiminden yapılan açıklamada, uçaktaki tüm yolcuların güvende olduğu, yolcuların uçaktan indirilmeye başlandığı ve durumun kontrol altında bulunduğu aktarıldı.
Pilotun, uçak kaçırma veya uçağa yönelik yasa dışı müdahale durumlarını hava trafik kontrol birimlerine gizlice bildirmek için kullanılan uluslararası "Squawk 7500" transponder kodunu etkinleştirdiği öne sürülüyor.
Hindistan basınında yer alan bazı haberlerde, acil inişin bomba ihbarı üzerine yapıldığı belirtiliyor.
- Kaynak: TRT Haber | www.trthaber.com
İşgalci İsraillilerin evini kuşattığı Filistinli aile pencereden elini uzatsa gözaltına alınabiliyor
Endişenin günlük hayatlarının bir parçası haline geldiğini belirten Salim el-Hadalin, ağır bir baskıyla karşı karşıya bulunduklarını, giderek daralan yaşam alanlarına rağmen evlerinde kalmakta kararlı olduklarını ifade etti.
Hadalin, işgalci İsraillilerin kuşatması altındaki evini işaret ederek, "Burada doğdum ve burada yaşıyorum. Araziye ait belgelerim var, her şeyim tam. Bizi her yola başvurarak yerimizden etmek istiyorlar." dedi.
"Topraklarımızda direniyoruz, burası bizim vatanımız." diyen Hadalin, evlerini terk etmeyeceklerini vurguladı.
Geçim kaynakları olan koyun ağılına erişimleri kısıtlandı
Hadalin ailesinin karşı karşıya kaldığı baskı evle sınırlı kalmadı ve çevredeki arazileri, otlakları ve ailenin tek geçim kaynağı olan koyun ağılını da etkiledi.
Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin ağılın içine çit çekerek bazı bölümleri kapattığını belirten Hadalin, bu nedenle hayvanlarına ulaşmakta ve onların bakımını yapmakta büyük zorluk yaşadığını dile getirdi.
Koyunlarını günde yalnızca 5 dakika görebildiğini aktaran Hadalin; hayvanları düzenli kontrol edemediğini, gebe olanları ayıramadığını ve gerektiğinde veteriner dahi getiremediğini söyledi.
Yaşanan kısıtlamalar nedeniyle koyunlarından bazılarının telef olduğunu kaydeden Hadalin, geriye kalan az sayıdaki hayvanın ise ailesinin tek geçim kaynağı olduğuna dikkati çekti.
Hadalin, otlak alanların da tel örgülerle kapatılması yüzünden artık kendi evlerinin çevresinde bile serbestçe hareket edemediklerini sözlerine ekledi.
Filistinli aile sürekli korku içinde yaşıyor
İşgalci İsraillilerin sık sık evin çevresine geldiğini belirten Hadalin, bu kişilerden bazılarının kadınlara ve kız çocuklarına yaklaşarak hakaretler savurduğunu söyledi.
Hadalin, İsrail ordusu ile polisinin bölgeye intikal etmesine rağmen tacizlerin kesilmediğini vurgulayarak, "İsrail ordusu ve polisi geliyor ama hiçbir şey yapmıyor." ifadelerini kullandı.
Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin baskıları yüzünden ailenin sürekli korku içinde yaşadığına işaret eden Hadalin, geceleri uyumakta dahi zorluk çektiklerini anlattı.
Hadalin, çevredeki arazilerin kendilerine tamamen kapatıldığını dile getirerek, "Gidecek başka bir yerim yok." dedi.
Ailesinin maruz kaldığı saldırı ve tacizlerin, diğer Filistinli ailelere de tatbik edilen sistematik yöntemin bir parçası olmasından endişe duyduğunu anlatan Hadalin, "Bugün bana yapıyorlar, yarın komşuma geçecekler." diye konuştu.
Hadalin, yaşananların sıradan bir arazi anlaşmazlığından ibaret olmadığını, doğrudan bölge sakinlerinin topraklarında barınmasını tehdit ettiğini vurguladı.
Bölgedeki yaşam koşullarının artık "çok zor" bir hal aldığının altını çizen Hadalin, ilgili kurum ve kuruluşlara acil müdahale çağrısında bulundu.
Evin banyosuna yaklaşık 4 aydır ulaşamıyorlar
Selim el-Hadalin'in eşi İhlas el-Hadalin, kısıtlamaların evin içine kadar uzandığını belirterek banyonun yaklaşık 4 aydır kapalı tutulduğunu ve aile fertlerinin buraya erişemediğini söyledi.
Evin çevresindeki yoğun kısıtlamalara dikkati çeken Filistinli kadın, pencereyi açmanın veya dışarıya el uzatmanın dahi gözaltı gerekçesi sayılabildiğini kaydetti.
Anne Hadalin, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin geceleri, kızları Sara odasında ders çalışırken ya da uyurken pencerelere kadar yanaştığını aktardı.
Kızının lise bitirme sınavlarına bu odada hazırlandığını ve halihazırda üniversite eğitimini sürdürdüğünü belirten Hadalin, evin etrafındaki tacizler yüzünden ailenin gece gündüz kendini güvende hissetmediğini vurguladı.
Hadalin; sobaları ile odunlarına el konulduğunu, pencerelerin ise çeşitli malzeme ve örtülerle kapatıldığını belirterek, bu baskıların evdeki hayatı büsbütün daha da zorlaştırdığını anlattı.
Um el-Hayr’daki yıkım ve yerinden edilme riski
Um el-Hayr'ın yer aldığı Mesafir Yatta'da yaşayan Filistinli topluluklar; İsraillilerin Filistin topraklarını gasbederek kurduğu yerleşimlerin genişlemesi, inşaat ve yıkım uygulamaları ile arazi ve otlaklara erişimin kısıtlanmasından kaynaklanan yoğun baskılarla karşı karşıya bulunuyor.
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği (OHCHR), 7 Kasım 2025'te Um el-Hayr'daki 11 ev ve temel tesisi hedef alan yıkım kararlarının uygulanması durumunda bölge sakinlerinin yerlerinden edilebileceği uyarısında bulunmuştu.
OHCHR, İsrail makamlarının, Filistinlilerin temin etmekte büyük zorluk yaşadığı İsrail yapı ruhsatlarına sahip olmadıkları gerekçesiyle bölgede Filistinlilere ait binaların çoğunu ruhsatsız kabul ettiğini bildirmişti.
BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) de Eylül 2026'da yayımladığı raporda; yıl başından 14 Eylül'e kadar işgal altındaki Batı Şeria'da Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin yaralama, maddi hasar veya her ikisiyle sonuçlanan 1600'den fazla saldırı gerçekleştirdiğini, bu saldırılardan 275 Filistinli topluluğun etkilendiğini belirtmişti.
Raporda; Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırıları ve araziye erişim kısıtlamalarının bölge halkının tecrit edilmesine, evlere, tarım arazilerine, temel hizmetlere ve geçim kaynaklarına ulaşma imkanının daralmasına yol açtığı aktarılmıştı.
Mesafir Yatta'da bazı alanların "kapalı askeri bölge" ilan edilmesinin de inşa faaliyetleri, hareket özgürlüğü ve arazilere erişim imkanlarını kısıtladığı kaydediliyor.
İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te, 194 yerleşim yeri ve yaklaşık 360 kaçak yerleşim noktasında Filistin topraklarını gasbeden 750 bini aşkın İsrailli bulunuyor.
- Kaynak: TRT Haber | www.trthaber.com
Küresel petrol arzı eylülde günlük 2,5 milyon varil arttı
IEA'nın eylül ayına ilişkin Petrol Piyasası Raporu'na göre, Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ve OPEC dışı bazı üretici ülkelerden oluşan OPEC+ grubunun üretimi, 11 Eylül'de Doğu-Batı petrol boru hattına yönelik saldırılara rağmen, aylık bazda günlük 2 milyon 60 bin varil artarak 40 milyon 620 bin varile ulaştı.
Bu artışta Suudi Arabistan başı çekti. Suudi Arabistan'ın üretimi 2 milyon 330 bin varil artarak 8 milyon 300 bin varil oldu.
OPEC+ dışındaki arz ise Birleşik Arap Emirlikleri'nin üretimindeki artış ve İngiltere'nin açık deniz üretiminin mevsimsel bakım çalışmalarının ardından yeniden başlamasıyla günlük 480 bin varil yükselerek 77 milyon 90 bin olarak gerçekleşti.
Böylece küresel petrol arzı eylülde önceki aya göre günlük 2 milyon 500 bin varil artarak 102 milyon 320 bin varile ulaştı.
IEA, bu yıl küresel petrol arzının önceki yıla göre günlük 5 milyon 800 bin varil azalışla yaklaşık 100 milyon 700 bin varil seviyesinde gerçekleşmesini bekliyor. Gelecek yıl ise yön değiştirerek bu yıla kıyasla günlük yaklaşık 7 milyon 700 bin varil artarak 108 milyon 300 bin varile yükselmesi öngörülüyor.
Körfez üreticilerinin petrol arzı eylülde toparlandı
Rapora göre, Körfez'deki üreticilerin petrol arzı eylülde önceki aya kıyasla günlük 2 milyon 600 bin varil artarak 24 milyon 300 bin varile ulaştı.
Umman hariç bölge ülkelerinin petrol ihracatı da aynı dönemde günlük 4 milyon 700 bin varil artarak 16 milyon 500 bin varile yükseldi. Buna rağmen ihracat, savaş öncesindeki seviyesinin yüzde 33 altında kaldı.
Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştirilen petrol sevkiyatı günlük 3 milyon 700 bin varil artarak 10 milyon 900 bin varile çıkarken, alternatif güzergahlardan yapılan ihracat, Doğu-Batı petrol boru hattındaki akışların toparlanmasıyla günlük 970 bin varil yükseldi.
Bölgeden yapılan ham petrol ihracatı ise günlük 4 milyon 400 bin varil artarak 13 milyon 900 bin varile ulaştı.
Öte yandan, Körfez'de petrol altyapısı ve tankerlere yönelik saldırıların devam etmesi, bölgedeki üretim ve ihracat toparlanmasının sürdürülebilirliğine ilişkin riskleri artırıyor.
Küresel petrol talebinin bu yıl günlük 2,6 milyon varil azalması bekleniyor
IEA, küresel petrol talebinin 2026'nın dördüncü çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre günlük 2 milyon 500 bin varil, yıl genelinde ise ortalama 2 milyon 600 bin varil azalacağını öngörüyor.
Böylece küresel petrol talebinin bu yıl günlük ortalama 102 milyon 377 bin varile gerilemesi bekleniyor.
İran savaşının petrol ürünlerine erişimi kısıtlaması, akaryakıt fiyatlarının hızla yükselmesi ve ekonomik görünümün kötüleşmesi, küresel petrol talebindeki düşüşün başlıca nedenleri arasında gösteriliyor.
Raporda, talepteki azalmanın yaklaşık yüzde 25'inin motorin tüketimindeki gerilemeden kaynaklanacağı tahmin ediliyor.
Küresel petrol talebinin 2027'de günlük 2 milyon varillik kısmi toparlanmayla 104 milyon 377 bin varile yükselmesi bekleniyor.
Buna rağmen gelecek yıl küresel petrol tüketiminin 2025 seviyesinin günlük 620 bin varil, altında kalacağı öngörülüyor. Böylece gelecek yıl için küresel petrol talebinin yaklaşık 104 milyon 400 bin varile ulaşacağı tahmin ediliyor.
- Kaynak: TRT Haber | www.trthaber.com
Lancet: 2100'e kadar nükleer savaş ve yapay zeka insanlığın sonunu getirebilir
Dünya genelinde sağlık ve yaşam süresini tehdit eden 17 büyük riskin ele alındığı kapsamlı araştırma, Almanya'nın Berlin kentinde düzenlenen Dünya Sağlık Zirvesi'nde kamuoyuyla paylaşıldı. 35 uzmanın üç yıllık çalışmasıyla hazırlanan rapor, tehlikelerin büyüklüğüne dikkat çekerken her biri için gerçekçi çözüm yolları bulunduğunu da vurguluyor.
Kıyamet senaryoları ve küresel riskler
Araştırmada nükleer savaş ve yapay zekanın kötü amaçlı kullanımı, gerçekleşme ihtimali düşük ancak yıkıcı etkileri nedeniyle en üst sırada yer aldı. Nükleer çatışmaların atmosferi kapatarak kıtlığa yol açabileceği, yapay zeka destekli biyolojik silahların ise insanlık için benzeri görülmemiş bir felaket doğurabileceği belirtildi. Uzmanlar bu risklerin bir kıyamet senaryosu yaratma potansiyeline sahip olduğunu ifade etti.
Listede yer alan diğer büyük tehditler arasında hava kirliliği, antimikrobiyal direnç, çocuklarda yetersiz beslenme, iklim krizi, geleneksel çatışmalar ve dış yardımlardaki kesintiler bulunuyor. Yüksek gelirli bölgelerde obezite ve ruh sağlığı sorunları öne çıkarken, düşük gelirli bölgelerde ise eğitim seviyesinin düşüklüğü sağlığı tehdit eden başlıca unsurlar olarak kayda geçti.
Yardımların kesilmesi tehlikeyi büyütüyor
Son yıllarda ABD ve İngiltere dahil birçok zengin ülkenin dış yardım bütçelerinde kısıtlamaya gitmesi küresel sağlık açısından risk oluşturuyor. Uluslararası sağlık yardımlarının azalması veya çökmesi durumunda 2100 yılına kadar milyarlarca yıllık sağlıklı yaşam kaybı yaşanabileceği, bunun da yaklaşık yüzde 70'inin Sahra Altı Afrika'da hissedileceği hesaplandı. Bölge aynı zamanda çocuklarda yetersiz beslenme krizinden en çok etkilenen yerler arasında bulunuyor.
Önlem almak hala mümkün
Komisyon üyeleri, yayımlanan raporun insanları korkutmak amacıyla değil, liderlerin bugünden harekete geçmesi için bir rehber niteliği taşıdığını belirtti. İklim krizinde sıcaklık artışının sınırlandırılması veya teknolojik yeniliklere yatırım yapılması gibi adımlarla milyarlarca yıl sağlıklı yaşamın kurtarılabileceği ifade edildi. Uzmanlar, hükümetlerin öngörü, önlem ve hazırlık çalışmaları için bütçe ayırması gerektiğini savunuyor.
- Kaynak: TRT Haber | www.trthaber.com
Ukrayna: Rusya, Kiev'deki 4 numaralı termik santrale saldırdı
Zelenski, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Rusya'nın ülkesine yönelik sürdürdüğü hava saldırıları hakkında bilgi verdi.
Başkent Kiev'in balistik füzelerle hedef alındığını kaydeden Zelenski, müttefiklerin Ukrayna'yı bu hava saldırısına ilişkin tekrar uyarmadığını belirtti.
Zelenski, başkentteki 4 numaralı termik santrale (CHP-4) saldırı düzenlendiğini ifade etti.
ABD Başkanı Donald Trump'ın Ukrayna ile Rusya arasında enerji altyapılarına yönelik saldırıların durdurulması konusunda ateşkes sağlandığı yönünde 3 gün önce yaptığı açıklamasını hatırlatan Zelenski, "Ruslar, ABD Başkanı'nın söylediklerine uymayı gerekli görmüyor." değerlendirmesinde bulundu.
Saldırılarda 39 balistik füze ve 120'den fazla İHA kullanıldı
Zelenski bir diğer paylaşımında ise Rus ordusunun bu gece ülkesine 39 balistik füze ve 120'den fazla insansız hava aracı (İHA) fırlattığını belirtti.
Ağırlıklı olarak Kiev ve Harkiv bölgelerindeki enerji ve kritik altyapının hedef alındığını kaydeden Zelenski, "Rusya'nın Amerika'ya karşı böylesine göz göre göre sergilediği saygısızlığın boyutu daha önce hiç görülmemişti." ifadelerini kullandı.
Zelenski, ülkesindeki elektrik, doğal gaz ve petrol tesislerindeki 26 noktada hasar meydana geldiğine işaret ederek, "Maalesef en az 600 bin kişi şu anda elektriksiz. Daha kapsamlı kesintiler de olabilir." açıklamasında bulundu.
ABD Başkanı Trump'ın Rusya'ya ağır yaptırımlar uygulaması gerektiğini savunan Zelenski, "Rusya, gerilimi azaltma fırsatını kaçırdı ve açıkça akıl almaz imha savaşını sürdürmeyi seçti." değerlendirmesini yaptı.
Saldırılarda en az 5 kişi öldü ve 27 kişi yaralandı
Ukrayna Devlet Acil Durum Servisinden (DSNS) yapılan yazılı açıklamada da Kiev'e düzenlenen saldırıda 3 kişinin yaşamını yitirdiği, 21 kişinin yaralandığı kaydedildi.
Rus ordusunun bu gece Dnipro kentini de hedef aldığı belirtilen açıklamada, 2 sivilin hayatını kaybettiği, 6 kişinin de yaralandığı bildirildi.
- Kaynak: TRT Haber | www.trthaber.com
Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da saldırı uyarısı sonrası patlama sesleri duyuldu
Suudi Arabistan Sivil Savunma Müdürlüğünün ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamada, erken uyarı sisteminin başkent genelinde devreye girdiği bildirildi. Kurum ayrıca vatandaşların uyarı anında izlemesi gereken güvenlik talimatlarını içeren bir bilgilendirme mesajı paylaştı.
Görgü tanıklarından edinilen bilgiye göre uyarının ardından Riyad'da 4 patlama sesi duyuldu.
Sivil Savunma Müdürlüğünden kısa süre sonra yapılan açıklamada da tehlikenin geçtiği kaydedildi.
Riyad'da cep telefonu kullanıcılarına tehdidin geçtiği, olası isabet noktalarından uzak durmaları, çevredeki herhangi bir yabancı cisme yaklaşmamaları uyarısı içeren ikinci bir bildirim gönderildi.
Yemen'deki İran destekli Husiler, bir süredir Suudi Arabistan'da başkent Riyad'a ve diğer birçok bölgeye balistik füze ve insansız hava araçlarıyla (İHA) saldırılar düzenliyor.
- Kaynak: TRT Haber | www.trthaber.com