İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Devrim Muhafızları Ordusunu "terör örgütleri listesine" alınması kararı alan Avrupa ülkelerini bölgede muhtemel bir savaşı körüklemekle suçladı.
Devamını Oku
- Thu, 2026-01-29 19:24:00
- 0
- 0
- Thu, 2026-01-29 18:18:00
- 0
- 0
Avrupa Birliği (AB), İran Devrim Muhafızları Ordusunu terör listesine aldığını duyurdu.
Devamını Oku
- Thu, 2026-01-29 17:36:00
- 0
- 0
Filistin, İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'da 2025 yılında çevreye karşı işlediği ihlallerin 685'e ulaştığını bildirdi.
Devamını Oku
- Thu, 2026-01-29 15:16:00
- 0
- 0
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, ABD Başkanı Donald Trump’ın gümrük vergileri tehditlerine tepki göstererek Avrupa’nın gerekirse buna karşı kendisini savunacak durumda olduğunu söyledi.
Devamını Oku
- Thu, 2026-01-29 14:55:00
- 0
- 0
İsrail ordusu, 3 gündür sıkı kuşatma altında tuttuğu işgal altındaki Doğu Kudüs’ün kuzeydoğusunda yer alan Hizma beldesinde, evlere baskın düzenleyerek çok sayıda Filistinliyi gözaltına aldı.
Devamını Oku
- Thu, 2026-01-29 14:53:00
- 0
- 0
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus kentinde İsrail ordusuna ait askeri araçtan ateş açılması sonucu 1 Filistinli yaşamını yitirdi.
Devamını Oku
- Thu, 2026-01-29 14:46:00
- 0
- 0
Almanya'nın nüfusu doğum ve ölüm arasındaki farkın artması ve azalan göç nedeniyle geçen yıl 2020'den beri ilk kez geriledi.
Devamını Oku
- Thu, 2026-01-29 14:24:00
- 0
- 0
Gök bilimciler, boyutu Dünya'ya yakın, 355 günde yörüngesini tamamlayan ve yıldızının "yaşanabilir kuşakta" bulunma ihtimali yüzde 50 olan bir gezegen adayı keşfetti.
Devamını Oku
- Thu, 2026-01-29 13:49:00
- 0
- 0
İran Cumhurbaşkanı'nın Bilim, Teknoloji ve Bilgi Tabanlı Ekonomi Yardımcısı Hüseyin Afşin, 8 Ocak'tan bu yana yaşanan internet kesintileri nedeniyle vatandaşlardan özür diledi.
Devamını Oku
- Thu, 2026-01-29 12:02:00
- 0
- 0
ABD merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), İran'da ekonomik sorunlar nedeniyle başlayan eylemlerde hayatını kaybedenlerin sayısının 6 bin 373'e yükseldiğini duyurdu.
Devamını Oku
- Thu, 2026-01-29 11:56:00
- 0
- 0
Soykırımcı İsrail ordusunun, saldırılar ve abluka ile kıtlığa sürüklediği Gazze Şeridi'ne, ateşkesin ikinci aşaması kapsamında girmesi gereken günlük insani yardım tırı sayısını 200'e düşürülmesini istediği belirtildi.
Devamını Oku
- Thu, 2026-01-29 11:09:00
- 0
- 0
ABD'nin devamlı gümrük vergisi baskısı ve Çin'in küresel ticaretteki artan hakimiyeti, Brüksel ve Yeni Delhi'yi yaklaşık 19 yıldır süren zorlu serbest ticaret anlaşması (STA) müzakerelerini sonuçlandırmaya itti.
Devamını Okuİran Dışişleri Bakanı Erakçi, Avrupa'yı bölgede savaşı körüklemekle suçladı
Erakçi, Amerikan X şirketinin sosyal medya hesabından paylaştığı mesajında, Avrupa Birliği'nin (AB) İran Devrim Muhafızları Ordusunu (DMO) terör listesine alma kararını eleştirdi.
Bölgede birçok ülkenin İran ile ABD arasında topyekün bir savaşı önlemeye çalıştığını belirten Erakçi, "Bunların hiçbiri Avrupa ülkesi değil. Avrupa ise tam tersine alevleri körüklemekle meşgul. ABD'nin isteği üzerine 'hızlı toparlanma' politikasını izledikten sonra, şimdi de Ulusal Ordumuzu sözde 'terör örgütü' olarak nitelendirerek büyük bir stratejik hata daha yapıyor." değerlendirmesinde bulundu.
Erakçi, İsrail'in Gazze'de sürdürdüğü soykırıma karşı herhangi bir adım atmayan AB ülkelerinin İran'da "insan haklarını savunmaya" dair iddialarını "apaçık ikiyüzlülük" olarak nitelendirdi.
Bölgede topyekün bir savaşın Avrupa'yı da etkileyeceğine dikkati çeken Erakçi, "Enerji fiyatlarındaki artışın zincirleme etkileri de dahil olmak üzere AB'nin mevcut tutumu kendi çıkarlarına son derece zarar vermektedir. Avrupalılar, hükümetlerinin sunduklarından daha iyisini hak ediyor." ifadelerini kullandı.
- Kaynak: TRT Haber | www.trthaber.com
AB, İran Devrim Muhafızları Ordusunu terör listesine aldı
AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformu hesabından mesaj paylaştı.
Baskının cezasız kalamayacağını belirten Kallas, AB dışişleri bakanlarının İran Devrim Muhafızları Ordusunu terör örgütü olarak tanımladığını bildirdi.
Kallas, bunun kararlı bir adım olduğunu vurgulayarak, "Kendi halkından binlerce kişiyi öldüren her rejim, kendi sonunu hazırlamaktadır." değerlendirmesinde bulundu.
Brüksel'de düzenlenen AB Dışişleri Bakanları Toplantısı öncesinde yaptığı açıklamada Kallas, İran Devrim Muhafızlarının terör listesine alınmasına ilişkin, "Bu onları El Kaide, Hamas ve DEAŞ ile aynı konuma getirecektir. Terörist gibi davranırsanız, terörist gibi muamele görmelisiniz." diye konuşmuştu.
AB Komisyonu Başkanı memnuniyetle karşıladı
AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, "Katliamcı İran rejimine yönelik yeni yaptırımlar konusunda varılan siyasi mutabakatı memnuniyetle karşılıyorum." açıklamasında bulundu.
İran Devrim Muhafızları Ordusunun "terör örgütü" olarak tanımlanması kararının çok daha önce alınması gerektiğini belirten von der Leyen, "Kendi halkının protestolarını kana bulayarak bastıran bir rejim için 'terörist' nitelemesi son derece yerindedir." ifadesini kullandı.
Von der Leyen, Avrupa’nın özgürlük için verdikleri cesur mücadelede İran halkının yanında olduğunu kaydetti.
- Kaynak: TRT Haber | www.trthaber.com
Filistin: İsrail geçen yıl Batı Şeria'da 685 çevre ihlali gerçekleştirdi
Filistin Çevre Kalitesi Kurumu, İsrail ordusu ve Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin işgal altındaki Batı Şeria'da sürdürdükleri ihlallerle ilgili yıllık raporu yayımladı.
İsrail'in geçen yıl işgal altındaki Filistin topraklarında su, tarım ve biyolojik çeşitliliğe yönelik sistematik saldırılarına dikkat çekilen raporda, "İşgalci İsrail güçleri ve yerleşimcilerin, işgal altındaki Batı Şeria'da 2025 yılında işlediği çevre ihlallerinin sayısı 685'e ulaştı." ifadeleri yer aldı.
Söz konusu çevre ihlallerinin hayati öneme sahip çeşitli alanları kapsadığına işaret edilen raporda, şunlar kaydedildi:
"Su kuyularının 57 saldırıyla hedef alınması ve su şebekelerine 32 saldırı gerçekleşmesi nedeniyle binlerce Filistinli vatandaş güvenli su kaynaklarına ulaşmaktan mahrum bırakıldı. Bu saldırılar, tarımı ve gıda güvenliğini de doğrudan etkiledi."
İsrail'in Batı Şeria'daki söz konusu ihlallerinden en çok El Halil, Beytullahim, Tubas, Nablus, Ramallah ve el-Bire kentlerinin etkilendiğine dikkat çekilen raporda, tarım arazilerine 158 ve bitki örtüsüne yönelik 168 ihlalin gerçekleştirildiği ifade edildi.
Batı Şeria'da hayvancılığın yapıldığı alanlara da 57 saldırının yapıldığı aktarılan raporda, İsrail ordusu ve yerleşimcilerin 2025 yılındaki çevre ihlallerinin 685'e ulaştığı bilgisine yer verildi.
İsrail'in bahsi geçen ihlallerinin çevreye karşı suç teşkil ettiği gibi Filistinlileri doğal kaynaklardan mahrum bırakmayı amaçlayan açık suçlar olduğuna işaret edilen raporda, uluslararası toplumun söz konusu çevre ihlallerinin önüne geçmesi çağrısında bulunuldu.
- Kaynak: TRT Haber | www.trthaber.com
Almanya Başbakanı Merz'den ABD Başkanı Trump'ın gümrük vergileri tehdidine tepki
Merz, Federal Mecliste yaptığı konuşmada, Avrupa’nın birlik içinde olması gerektiğini belirtti.
Avrupa’nın geçen hafta hızlı hareket edebileceğini gösterdiğini dile getiren Merz, Brüksel’deki Avrupa Birliği (AB) Liderler Zirvesi'nde kısa sürede bir araya gelindiğini ve gümrük vergisi tehditlerinden korkmayacakları konusunda hemfikir kaldıklarını ifade etti.
Merz, birlik ve kararlılık göstererek ABD Başkanı'nın yeni gümrük vergisi tehditlerini önlediklerini dile getirerek, "Dünyada her kim gümrük vergileriyle Avrupa’ya karşı siyaset yapılması gerektiğini düşünüyorsa gerekirse buna karşı kendimizi savunmaya hazır ve bunu yapabilecek durumda olduğumuzu bilmeli ve şimdi biliyordur." görüşünü paylaştı.
Transatlantik ittifakın bir değer olduğunu savunan Merz, uzun yıllardan beri oluşmuş bu ittifakların kolayca riske edilmemesi gerektiği uyarısında bulundu.
Almanya Başbakanı Merz, ABD'nin Afganistan’da NATO birliklerine hiçbir zaman ihtiyaç duymadığını ve müttefik güçlerin çatışma sırasında cepheden uzak durduklarını Fox News'e verdiği röportajda ifade eden Donald Trump’ı isim vermeden eleştirdi.
NATO’nun "Kalıcı Özgürlük Operasyonu" kapsamında 11 Eylül 2001’den sonra Amerika'nın yanında Afganistan’a gidildiğini ve bu ülkede uzun yıllar istikrarı ve güvenliği sağladıklarını dile getiren Merz, "Afganistan'da yaklaşık 20 yıl süren görev sırasında 59 Alman askeri hayatını kaybetti. 100'den fazlası çatışmalar ve saldırılarda -bazıları ağır şekilde- yaralandı. Müttefikimiz ABD’nin çıkarları için de yaptığımız bu görevin bugün aşağılanmasına ve küçümsenmesine izin vermeyeceğiz." ifadelerini kullandı.
Merz, Alman askerlerinin verdiği bu hizmetin değerli olduğuna dikkati çekerek, bunun özgürlüğü ve dünyadaki barışı temsil ettiğini, Alman hükümetinin askerlerinin arkasında durduğunu bildirdi.
Ancak NATO ittifakının değerinin de gözden kaçırılmaması gerektiğini vurgulayan Merz, 70 yıldan fazla süredir NATO içinde gelişen güvenin Atlantik'in her iki yakasındaki tüm taraflar için özgürlük, barış ve güvenlik konusunda en iyi güvence olmaya devam ettiğini belirtti.
Merz, bu yüzden Avrupalıların NATO'yu korumak ve Avrupa'nın içerisinden güçlendirmek istediklerini vurguladı.
"Dünyada sert bir rüzgar esiyor ve etkilerini hissedeceğiz"
Büyük güçlerin dünyasının oluşmaya başladığının giderek daha net şekilde görüldüğünü yineleyen Merz, "Bu dünyada sert bir rüzgar esiyor ve önümüzdeki dönemde bunun etkilerini hissedeceğiz." değerlendirmesinde bulundu.
Merz, Avrupa'ya öz güvenli olması çağrısında bulunarak, "Sadece kendimiz de güç siyasetinin dilini konuşmayı öğrendiğimizde, kendimiz de bir Avrupa gücü haline geldiğimizde düşüncelerimizi dünyada en azından kısmen kabul ettirebiliriz." dedi.
Almanya’nın yeni ortaklıklara açık olduğunu belirten Merz, "Biz, kurallara dayalı bir düzene bağlı kalmak isteyen egemen devletlerden oluşan dinamik ve atik bir ağın parçası olmak istiyoruz." görüşünü paylaştı.
- Kaynak: TRT Haber | www.trthaber.com
İşgalci İsrail ordusu, Doğu Kudüs'teki Hizma beldesini 3 gündür kuşatma altında tutuyor
Hizma Belediye Başkanı Nevfan Salahaddin, İsrail ordusunun beldeye yönelik sıkı ablukayı üçüncü gününde de sürdürdüğünü açıkladı.
Salahaddin, İsrail ordusunun çarşamba akşamı ablukayı sadece iki saatliğine kaldırdığını daha sonra beldeyi tekrar kuşatma altına aldığını belirtti.
İsrail askerlerinin gece boyunca evlere baskınlar düzenlediğini aktaran Salahaddin, bazı evlerin askeri noktalara çevrildiğini, vatandaşların korkutulduğunu, evlerin içindeki eşyalara zarar verildiğini, ayrıca çok sayıda gencin gözaltına alınarak sorgulandığını ifade etti.
Salahaddin, yaklaşık 12 bin kişinin yaşadığı Hizma beldesinin genelinde, İsrail ordusuna bağlı büyük birliklerin hâlen konuşlu olduğunu kaydetti.
Hizma beldesi, işgal altındaki Kudüs çevresinde İsrail ordusunca yürütülen bir dizi askeri önlem kapsamında devam eden gerilime sahne oluyor.
İsrail ordusu dün Hizma beldesindeki ablukayı sıkılaştırarak, belde sokaklarında Filistinlilere buranın “kapalı askeri bölge” olduğu ve “bir sonraki emre kadar” terk edilemeyeceği yönünde bildiriler dağıtmıştı.
- Kaynak: TRT Haber | www.trthaber.com
Katil İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ne saldırısında 1 Filistinli hayatını kaybetti
Sağlık kaynakları, İsrail ordusunun ateşkesi bir kez daha ihlal ederek açtığı ateşte bir Filistinlinin hayatını kaybettiğini bildirdi.
Saldırının Han Yunus'un doğusundaki Gazze Şeridi’nin yüzde 50’sinden fazlasını kapsayan ve "Sarı Hat" olarak adlandırılan bölgenin yakınlarındaki Şeyh Nasır'da gerçekleştiği aktarıldı.
Yerel kaynakların verdiği bilgilere göre, İsrail ordusu, Refah kentinin kuzeyindeki konutları yıkmaya devam ediyor.
- Kaynak: TRT Haber | www.trthaber.com
Almanya'nın nüfusu geçen yıl 2020'den beri ilk kez geriledi
Ülkenin nüfusu geçen yıl yaklaşık 100 bin kişi azalarak 83,5 milyona düştü.
Almanya Federal İstatistik Ofisi (Destatis), nüfus artışına ilişkin 2025 yılı öncü verilerini açıkladı.
Buna göre, ülkenin 2025'teki nüfusu, doğum ve göçün azalması nedeniyle 100 bin kişi geriledi. Böylece nüfus 83,5 milyona düştü.
Almanya'nın 2023 ve 2024’te nüfusu, önemli ölçüde artan net göç nedeniyle sırasıyla 340 bin ve 100 bin kişilik artış kaydetmişti.
Almanya'nın yeniden birleşmesinden bu yana tüm yıllarda olduğu gibi 2025'te de ölüm sayısı doğum sayısını aştı. Ancak önceki yıllardan farklı olarak geçen yıl doğum ve ölüm arasındaki fark arttı.
Geçen yıl göç dengesi (net göç) de önemli ölçüde azaldı.
2020'den bu yana ilk kez, doğum ve ölüm arasındaki fark net göç kazançlarıyla kapatılamadı ve bu da nüfusun azalmasına neden oldu.
Almanya'da geçen yıl 640 bin ile 670 bin arasında doğum ve 1 milyonun biraz üzerinde ölüm gerçekleştiği tahmin edildi. Böylece 2025 yılı için 340 bin ile 360 bin arasında doğum açığı (doğumlar ve ölümler arasındaki fark) hesaplandı.
Geçen yıl net göçün 220 bin ila 260 bin kişi olacağı öngörüldü. 2024'te ülkeye net göç 430 bin 183 olarak kayıtlara geçmişti. Net göçün 2024'e kıyasla en az yüzde 40 azalacak olması dikkati çekti.
Net göç, en son COVID-19 pandemisinin yaşandığı 2020’de benzer şekilde (220 bin 251) düşük bir seviyede kalmıştı.
1990'dan 2024'e kadar yıllık ortalama net göç, 356 bin kişi idi.
Bu arada, yaşlanan nüfus nedeniyle Alman ekonomisi her yıl yüz binlerce nitelikli göçmene ihtiyaç duyarken göç, hükümetin vatandaşlığa erişimini kolaylaştıran reformlarla yabancı işçi ihtiyacının ele alındığı ülkede tartışmalı konu olmaya devam ediyor.
Öte yandan araştırmalara göre Alman ekonomisi, demografik değişim ve İkinci Dünya Savaşı ile Soğuk Savaş arasındaki dönemde doğanların (baby boomers) iş gücü piyasasından ayrılması nedeniyle artan iş gücü ve vasıflı işçi sıkıntısıyla karşı karşıya.
- Kaynak: TRT Haber | www.trthaber.com
Dünya'ya benzeyen yeni bir gezegen adayı keşfedildi
Avustralya, İngiltere, ABD ve Danimarka'dan gök bilimcilerin keşfettiği yeni gök cisminin bazı özelliklerinin Dünya ile benzerlik göstermesi dikkat çekti.
Araştırma ekibi, ABD Havacılık ve Uzay Ajansının (NASA) Kepler Uzay Teleskobu'nun 2017'de K2 misyonunda topladığı verilerden yola çıkarak "HD 137010 b" isimli aday bir gezegen keşfetti.
Bu cismin, Güneş benzeri bir yıldızın yörüngesinde döndüğünü ve Dünya'dan yalnızca yüzde 6 daha büyük boyuta sahip olduğunu tespit eden gökbilimciler, aday gezegenin yörüngesini 355 günde tamamladığını belirledi.
Araştırmacılar, aday gezegenin yörüngesinde döndüğü yıldızın "yaşanabilir kuşakta" bulunduğu ihtimalinin yüzde 50 olduğuna dikkati çekerek, 146 ışık yılı uzaklıkta bulunan aday gezegenin, teleskopla ayrıntılı gözlem yapmak için yeterince yakın konumda yer aldığını belirtti.
Yüzey sıcaklığı eksi 70 santigrat dereceye kadar düşebilir
Öte yandan, yıldızının Güneş'e kıyasla daha soğuk ve daha sönük olduğunu belirleyen araştırmacılar, bunun sonucunda HD 137010 b'nin yüzey sıcaklığının Mars'a benzediğini ve eksi 70 santigrat dereceye kadar düşebileceğini belirledi.
Keşfedilen bu gökcismini, ötegezegen olarak tanımlamak için daha fazla veriye ihtiyaç duyulduğu belirtiliyor.
Araştırmanın detayları, "Astrophysical Journal Letters" dergisinde yayımlandı.
- Kaynak: TRT Haber | www.trthaber.com
İran Cumhurbaşkanı Yardımcısı: İnternet kesintisi nedeniyle halktan özür diliyoruz
İran Genç Gazeteciler Cemiyeti Haber Ajansı'na (YJC) konuşan Afşin, ülkede internet bağlantısının durumuna ilişkin konuştu.
İnternet kesintilerinin özellikle bilgi temelli şirketler ve dijital ekonomi alanında faaliyet gösteren firmalara zarar verdiğini dile getiren Afşin, "Bu süreçte yaşanan kesinti ve aksaklıklar nedeniyle şirketlerimizden özür diliyoruz." dedi.
İnternet erişimindeki sorunlar nedeniyle çalışmaları aksayan üniversite öğretim üyeleri ve araştırmacılara da değinen Afşin, "Bu dönemde bazı doktora öğrencilerinin tez savunmaları internet kesintileri nedeniyle ertelendi. Yaşanan bu mağduriyetler için akademik camiadan da içtenlikle özür diliyoruz." ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Afşin, 19 Ocak Pazartesi yaptığı açıklamada hafta sonuna kadar internetin normale döneceğini söylemişti.
İran İletişim ve Bilgi Teknolojileri Bakanı Seyyid Settar Haşimi, 26 Ocak'ta yaptığı açıklamada, 8 Ocak'ta kesilen internet bağlantısının ülke ekonomisine günlük yaklaşık 34 milyon 500 bin dolar zararı olduğunu belirtmişti.
Yaklaşık 22 gündür internetin sağlıklı çalışmadığı ülkede, toplam ekonomik zararın 759 milyon doların üzerinde olduğu tahmin ediliyor.
İran'daki gösteriler
İran’da 28 Aralık 2025’te yerel para biriminin döviz karşısında hızla değer kaybetmesi ve ekonomik sıkıntıların derinleşmesi nedeniyle Tahran Büyük Çarşı'da esnafın öncülüğünde başlayan gösteriler ülke geneline yayılmıştı.
Başkent Tahran'da 8 Ocak'ta şiddetlenen protestolar sırasında çıkan olaylar sonrasında ülke yönetimi internet erişimini engellemişti.
İranlı yetkililerden olaylarda ölen ya da yaralananların toplam sayısına ilişkin şu ana kadar açıklama yapılmazken ABD merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), gösterilerde çıkan olaylarda 6 bin 373 kişinin hayatını kaybettiğini, 42 bin 486 kişinin gözaltına alındığını duyurmuştu.
İran Şehit ve Gaziler Vakfının Adli Tıp Kurumu tarafından 21 Ocak'ta yapılan açıklamada, gösteriler sırasında çıkan olaylarda güvenlik güçleri ve siviller dahil 3 bin 117 kişinin hayatını kaybettiği belirtilmişti. Bu kişilerden 2 bin 427'sinin "silahlı terör grupları" tarafından öldürülen güvenlik güçleri ile sivil vatandaşlar olduğu ifade edilirken, 690 kişi hakkında ise bilgi verilmemişti.
- Kaynak: TRT Haber | www.trthaber.com
İnsan Hakları Aktivistleri Ajansı: İran'daki olaylarda ölenlerin sayısı 6 bin 373'e yükseldi
HRANA'nın haberine göre, ülkenin birçok noktasındaki olaylar sonucunda 42 bin 486 kişi gözaltına alındı. Gösterilerde çıkan olaylarda 214 güvenlik görevlisi dahil 6 bin 373 kişi yaşamını yitirdi.
HRANA, dün ölü sayısının 6 bin 221'e çıktığını paylaşmıştı.
İran'daki gösteriler
İran'da 28 Aralık 2025'te yerel para biriminin döviz karşısında hızla değer kaybetmesi ve ekonomik sıkıntıların derinleşmesi nedeniyle Tahran Büyük Çarşı'da esnafın öncülüğünde başlayan gösteriler ülke geneline yayılmıştı.
Başkent Tahran'da 8 Ocak'ta şiddetlenen protestolar sırasında çıkan olaylar sonucu ülke yönetimi internet erişimini engellemişti.
İran Şehit ve Gaziler Vakfı, Adli Tıp Kurumuna dayandırdığı 21 Ocak'taki açıklamasında, gösterilerde; güvenlik güçleri ve siviller dahil 3 bin 117 kişinin hayatını kaybettiğini duyurmuştu.
Bu kişilerden 2 bin 427'sinin "silahlı terör grupları" tarafından öldürülen güvenlik güçleri ile sivil vatandaşlar olduğu ifade edilirken 690 kişi hakkında ise bilgi verilmemişti.
İran'da gösteriler son bulmuş olsa da ABD'nin Virginia eyaleti merkezli HRANA, daha fazla vakayı doğruladığını öne sürerek ölü ve gözaltı sayılarını güncellemeye devam ediyor.
- Kaynak: TRT Haber | www.trthaber.com
Soykırımcı İsrail, Gazze'ye girecek insani yardımların azaltılmasını istiyor
The Jerusalem Post gazetesinin ordu kaynaklarına dayandırdığı haberine göre, İsrail ordusu, ABD'nin desteklediği ateşkes anlaşmasının ikinci aşaması kapsamında Gazze Şeridi'ne girmesi gereken 600 insani yardım tırının 3'te 2 oranında azaltılmasını talep etti.
İsrail ordusunca yapılan değerlendirmelerin Gazze Şeridi'ndeki nüfusun günde sadece 200 tıra ihtiyaç duyduğunu gösterdiğini iddia edilirken söz konusu yardım tırlarının Hamas tarafından "ele geçirildiği ve bölge üzerindeki kontrolünü güçlendirmek" için kullanıldığı ileri sürüldü.
İsrail ordusu komuta kademesinin 10 Ekim'de varılan ateşkesin ilk aşamasında "uzun vadeli gıda güvenliğinin sağlanması ve ABD yönetimine iyi niyet göstermek adına günlük 600 yardım tırı geçişine onay verildiğini" iddia ettiği ancak ikinci aşamanın farklı olması gerektiği kanaatinde bulunduğu kaydedildi.
Birleşmiş Milletler (BM) ise ateşkes sonrası dahi İsrail’in uyguladığı kısıtlamalar nedeniyle Gazze Şeridi'ne yeterli yardımın girmediğine dikkati çekiyor.
Gazze'deki hükümetten yapılan açıklamalar ise İsrail'in ilk aşamada 600 tırın girişine izin verdiği iddialarıyla çelişiyor.
Gazze'deki Hükümetin Medya Ofisi Müdürü İsmail es-Sevabite, AA muhabirine 24 Kasım'da yaptığı açıklamada, "Ateşkes anlaşması ve günlük en az 600 yardım tırı ile ticari malzemenin girişini öngören bağlayıcı insani protokole rağmen, işgalci İsrail Gazze'ye günlük en fazla 200 tırın girişine izin veriyor.” demişti.
İsrail, saldırılarla ve insani yardım girişini kısıtlayan sıkı ablukasıyla Gazze Şeridi'ni açlığın yayıldığı, su, ilaç, tıbbi gereçler ve hijyen malzemesinin bulunamadığı insani felakete sürüklemişti.
Yerel ve uluslararası yardım kuruluşları İsrail'in "açlığı ve susuzluğu silah olarak" kullandığını belirtiyor.
İsrail ordusu, Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi'nin kuruluşundan rahatsız
The Jerusalem Post'un haberinde, İsrail ordusunun ABD'nin Gazze için duyurduğu barış planı çerçevesinde kurulan Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi’nin (NCAG) "Hamas'ın işini kolaylaştırdığı" görüşünde olduğu aktarıldı.
Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi'nin kuruluşunun Hamas için yalnızca taktiksel bir geri çekiliş anlamına geldiğini savunan ordu kaynakları, Hizbullah'ın Lübnan'da yaptığı gibi, Hamas'ın bölgeyi perde arkasından kontrol etmeyi hedefleyeceğini ileri sürdü.
NCAG'nin büyük ölçüde Filistin Yönetimi'nin etkisi altında olacağını, ancak yine de Hamas kontrolündeki alt kademe saha yetkililerine güvenmek zorunda kalacağını savunan kaynaklar, komite çalışmalarına başlasa da sahada etkisinin görülmesi için 2 ila 3 ay geçmesi gerektiği değerlendirmesinde bulundu.
Mısır ile Gazze Şeridi arasındaki sınır kapısının açılması sonrası Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi üyelerinin sahada görevlerine başlamasının kolaylaşması bekleniyor.
Komite, anlaşmanın ikinci aşaması kapsamında 16 Ocak’ta Mısır’ın başkenti Kahire’de çalışmalarına başlamıştı.
Ulusal Komite, Gazze’de günlük kamu hizmetlerini yürütmekle görevli, siyasi olmayan bir yapı olarak tanımlanıyor. Komite, Başkan Ali Şaas'ın yanı sıra 11 Filistinli isimden oluşuyor.
ABD Başkanı Donald Trump'ın planına göre bu komite, Gazze’deki geçiş sürecini yönetecek 4 ana yapıdan biri konumunda bulunuyor. Diğer yapılar Barış Kurulu, Gazze Yürütme Konseyi ve Uluslararası İstikrar Gücü olarak sıralanıyor.
- Kaynak: TRT Haber | www.trthaber.com
ABD ve Çin baskısı AB ve Hindistan arasındaki 19 yıllık pazarlığı bitirdi
Yeni Delhi'de 27 Ocak'ta düzenlenen 16. Avrupa Birliği-Hindistan Zirvesi'nde duyurulan ve küresel ekonomik üretimin yaklaşık dörtte birini kapsayan anlaşma, küresel ticaret dengelerinin yeniden şekillendiği bir dönemde "tarihi bir adım" olarak nitelendirildi.
Anlaşma, ABD Başkanı Donald Trump'ın ikinci döneminde uyguladığı yüksek tarifelere karşı stratejik bir adım olarak değerlendirildi.
Hindistan Başbakanı Narendra Modi, dünya genelinde "tüm anlaşmaların anası" olarak adlandırılan bu anlaşmanın, ülkesinde ve Avrupa'da yaklaşık 2 milyar kişi için devasa fırsatlar sunacağını belirtti.
Modi, "Bu sadece bir ticaret anlaşması değil, ortak refah için yeni bir yol haritasıdır." ifadesini kullandı.
Korumacılığa karşı "Avrupa modeli" mi?
19 yıldır süren müzakerelerin sonuçlanmasında, ABD'nin Hindistan'a yönelik gümrük vergisi tehditleri ile Pekin'in tedarik zincirindeki baskın rolünün belirleyici olduğu ifade edildi.
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, anlaşmanın kurallara dayalı işbirliğinin hala büyük sonuçlar verdiğine dair dünyaya güçlü mesaj olduğunu vurgulayarak, sürecin korumacı politikalara karşı bir "karşı model" olduğunu vurguladı.
Von der Leyen, "AB ve Hindistan bugün tarihe geçerek dünyanın en büyük demokrasileri arasındaki ortaklığı derinleştiriyor. Her iki tarafın da ekonomik olarak kazanacağı 2 milyar kişilik bir serbest ticaret bölgesi oluşturuyoruz." görüşlerini aktardı.
Anlaşma kapsamında AB menşeli malların yüzde 96,6'sında gümrük vergilerinin ya tamamen kaldırılacağı ya da sembolik seviyelere çekileceği bildirildi. Buna göre Avrupalı şirketlerin yıllık yaklaşık 4 milyar avro gümrük tasarrufu sağlaması ve AB'nin Hindistan'a ihracatının 2032'ye kadar iki katına çıkması öngörülüyor.
Otomotiv sektöründe Hindistan pazarındaki en büyük engel olan yüzde 110'luk gümrük vergisinin kademeli olarak yüzde 10'a düşürüleceği kaydedildi. Yerli üreticiyi korumak amacıyla yıllık 250 bin araçlık kota uygulanacağı belirtilirken, bunun Mercedes-Benz, BMW ve Volkswagen gibi Alman üreticilerin pazar payını artırabileceği değerlendiriliyor.
Makine ve kimyasallarda mevcut yüzde 44'e varan vergilerin büyük ölçüde kaldırılacağı, kalan kısmın da 10 yıl içinde sıfırlanacağı belirtildi.
Avrupa şaraplarında yüzde 150 olan verginin yüzde 20'ye, birada yüzde 50 olan verginin düşürüleceği ifade edildi. Zeytinyağı vergisinin ise 5 yıllık süreçte tamamen sıfırlanacağı kaydedildi.
Uçak ve uzay araçlarında vergilerin 10 yıl içinde (çoğu kalemde 5 yılda) sıfıra indirileceği bildirildi.
AB'nin tarım ve gıda ürünleri ihracatına uygulanan ortalama yüzde 36'nın üzerindeki gümrük vergilerinin de anlaşmayla birlikte kaldırılacağı belirtildi.
AB'nin hassas tarım sektörlerinin korunacağı, bu kapsamda sığır eti, tavuk eti, pirinç ve şeker gibi ürünlerin anlaşma dışında tutulacağı ifade edildi. Hindistan'dan yapılacak ithalatın, AB'nin sıkı sağlık ve gıda güvenliği kurallarına tabi olmaya devam edeceği vurgulandı.
Anlaşmanın sosyal ve ekonomik ayağını oluşturan "mobilite çerçeve anlaşması"nın, Avrupa'daki iş gücü krizine çözüm sunmayı amaçladığı kaydedildi.
Metne göre başta Almanya olmak üzere iş gücü açığı yaşayan AB ülkelerine Hintli uzmanların göçünün kolaylaştırılması hedefleniyor. Kurulacak merkezi temas noktalarıyla vize süreçlerinin hızlandırılacağı ve bürokratik engellerin azaltılacağı bildirildi.
Kiel Dünya Ekonomisi Enstitüsünün (IfW) analizine göre anlaşmanın, her iki tarafın GSYH'sini yıllık bazda yüzde 0,13 artıracağı tahmin ediliyor. 2024-2025 döneminde 136 milyar doları aşan ikili ticaret hacminin 2030'a kadar 200 milyar dolar barajını aşması hedefleniyor.
Anlaşmanın yürürlüğe girmesi için gelecek 5-6 ay içinde yasal incelemelerin tamamlanması ve Avrupa Parlamentosu'nun onayının gerektiği, anlaşmanın 2026 yılı sonuna kadar tam kapasiteyle uygulanmaya başlanmasının hedeflendiği belirtildi.
Zirvede ayrıca AB ve Hindistan arasında yeni bir güvenlik ve savunma ortaklığı kurulmasının kararlaştırıldığı aktarıldı. Bu işbirliğiyle AB'nin, Hindistan’ın Rusya ile geleneksel askeri ortaklığını gevşetmeyi hedeflediği ifade edildi.
Öte yandan, Çin'in "Kuşak ve Yol" girişimine alternatif olarak görülen altyapı projelerinin hızlandırılması konusunda da mutabık kalındığı duyuruldu.
Trump'ın tarife baskısı AB ve Hindistan'ı ticarette uzlaşmaya zorladı
AB ve Hindistan arasında 27 Ocak 2026 tarihinde imzalanan serbest ticaret anlaşmasının, kapsamlı tarife indirimleri yerine "sınırlı" bir liberalizasyonla sonuçlanmasının arkasında, müzakerelerin tamamen çökme riski ve ABD'nin jeopolitik baskısının bulunduğu aktarıldı.
IfW analizlerine göre, anlaşmanın "her şeye rağmen" imzalanması hedefi, ticari hırsların önüne geçti.
AB ile Hindistan arasındaki ticaret görüşmelerinin ilk olarak 2007'de başlatıldığı, tarafların aşırı iddialı hedefleri nedeniyle 2013'te müzakerelerin durduğu, 2022'de yeniden başladığı hatırlatıldı.
Sürecin 2023 sonunda bitirilmesinin planlandığı ancak beklenenden zorlu geçmesi nedeniyle zamanında tamamlanamadığı belirtildi.
Avrupalı yetkililerin, geçmişteki hatayı tekrarlamamak ve bir anlaşmaya ulaşmak için tam piyasa liberalizasyonu taleplerinden feragat ederek sınırlı tarife indirimlerini kabul ettiği, bunun "her şeye rağmen anlaşma sağlama" stratejisinin parçası olarak yorumlandığı kaydedildi.
Görüşmelerin 2025 başlarında ivme kazanmasının temel nedeninin ise ABD'deki siyasi iklim olduğu ifade edildi.
Trump'ın ABD Başkanı olarak ikinci dönemine başlamasının, hem AB'ye hem de Hindistan'a ticari ilişkileri çeşitlendirmenin önemini hatırlattığı, özellikle Hindistan'ın Trump yönetiminin yüzde 50'ye varan cezai gümrük tarifelerinden etkilenmesinin süreci hızlandırdığı bildirildi.
Bu jeopolitik baskı ortamında von der Leyen ve Modi'nin Şubat 2025'te bir araya gelerek ticaret görüşmelerini "hızla" sonuçlandırma kararı aldığı belirtildi.
Analistler, bu siyasi iradenin ticari tavizleri mümkün kılan asıl dinamik olduğuna işaret ederek, anlaşmanın ticari getirilerinin yanı sıra küresel tedarik zincirlerinde Çin'e alternatif oluşturma amacı da taşıdığını kaydetti.
- Kaynak: TRT Haber | www.trthaber.com