Katil İsrail ordusunun Gazze, Lübnan ve Batı Şeria'da öldürme veya yaralama iddialarıyla ilgili yürüttüğünü söylediği 254 soruşturmada kamuoyuna açıklanmış bir sonuç bulunamadı.
Devamını Oku
- Thu, 2026-10-15 12:18:00
- 0
- 0
Pakistan'ın kuzeybatısındaki Peşaver kentinde ders sırasında bir okulun çatısının çökmesi sonucu çoğu 13 yaşından küçük en az 27 öğrenci hayatını kaybetti. Yerel yetkililer, olayda bir öğretmenin de yaşamını yitirdiğini ve ölü sayısının artabileceğini belirtti.
Devamını Oku
- Thu, 2026-10-15 12:14:00
- 0
- 0
Avustralya'da bir kadın, iş arkadaşının körili yemeğine salyangoz zehri kattığı iddiasıyla suçlandı. Batı Avustralya eyaleti polisi, mağdurun şubat ayında iş arkadaşları için bir yemek yaptığını ve bunu sabah molasında paylaştıklarını söyledi.
Devamını Oku
- Thu, 2026-10-15 12:09:00
- 0
- 0
Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerin liderlerini bütçe, enerji fiyatları, Rusya-Ukrayna Savaşı, Orta Doğu'daki gelişmeler ile genişleme süreci ve göç gibi konuları ele almak üzere iki günlüğüne Brüksel'de bir araya getiren AB Liderler Zirvesi başladı.
Devamını Oku
- Thu, 2026-10-15 11:53:00
- 0
- 0
İsrail, 21 binden fazla kişinin tıbbi tahliye beklediği ve 2 binden fazla kişinin de bu süreçte can verdiği Gazze Şeridi'nde, ikinci haftada da hasta ve yaralıların tedavi için bölge dışına çıkmasını engellemeyi sürdürüyor.
Devamını Oku
- Thu, 2026-10-15 10:42:00
- 0
- 0
Katil İsrail’in, ateşkese rağmen soykırıma devam ettiği Gazze’de ABD Başkanı Donald Trump öncülüğünde kurulan Barış Kurulu tarafından inşa edilecek ve 150 uluslararası askere ev sahipliği yapacak "kritik üssün" inşasına izin vermediği bildirildi.
Devamını Oku
- Thu, 2026-10-15 10:29:00
- 0
- 0
ABD ordusunun, İran’ın enerji altyapısına ve nükleer tesislerine saldırı için "tüm bombaların anası" olarak bilinen GBU-43/B bombasının olası kullanımını da içeren yeni saldırı planları geliştirdiği iddia edildi.
Devamını Oku
- Thu, 2026-10-15 10:06:00
- 0
- 0
Dün 107,15 dolara kadar yükselen Brent petrolün vadeli varil fiyatı, günü 106,06 dolardan tamamladı. Brent petrolün aralık vadeli varil fiyatı, bugün saat 09.30 itibarıyla kapanışa göre yüzde 1,5 azalarak 104,47 dolar oldu.
Devamını Oku
- Thu, 2026-10-15 09:51:00
- 0
- 0
ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin, başlatılan soruşturmayla Temsilciler Meclisi üyesi Ilhan Omar'ın vatandaşlığını iptal etmek ve sınır dışı etmek için gerekli zemini oluşturmayı hedeflediği iddia edildi.
Devamını Oku
- Thu, 2026-10-15 09:36:00
- 0
- 0
ABD Başkanı Donald Trump, "İran'la savaşın çok yakında sona ereceği" ve "petrol fiyatlarının düşeceği" ifadelerini yineledi.
Devamını Oku
- Thu, 2026-10-15 07:38:00
- 0
- 0
Geçtiğimiz ay New York'ta 22 teknoloji şirketi kurucusu ve yatırımcısı akşam yemeği için bir araya geldi. Aynı saatlerde, kullandıkları 14 yapay zeka ajanı da çevrim içi bir sohbet odasında paralel bir yemeğe katıldı. İnsanlar yapay zeka hakkında konuşurken ajanları da kendi aralarında görüş alışverişinde bulundu.
Devamını Oku
- Thu, 2026-10-15 07:32:00
- 0
- 0
Elmas ve grafitin, kristal yapısı şu ana kadar sadece mikroskobik yamalar halinde doğrulanan diamondiyne adında yeni bir karbon kuzeni ortaya çıktı.
Devamını OkuBBC: İsrail’in yüzlerce katliam soruşturması sonuçsuz kaldı
BBC Verify, soykırımcı İsrail ordusunun Gazze, Lübnan ve Batı Şeria'da insanları öldürmek veya yaralamakla suçlandığı 254 olayda, soruşturma yürüttüğünü belirtmesine rağmen kamuoyuna açıklanmış herhangi bir sonuç bulamadı.
Gazze savaşı başından bu yana ordunun soruşturduğunu söylediği 300 olay tespit edildi. Bunlardan yalnızca 28’inin sonucu resmî sitede yayımlandı. 18 olayda ise soruşturmanın tamamlanıp tamamlanmadığı belirsiz kaldı.
BBC Verify her olay için İsrail ordusuna defalarca başvurmasına rağmen yalnızca iki olay hakkında bilgi alabildi.
Ordu, bu iki olayın hâlâ incelendiğini bildirdi ve “Yasa veya yönergelerimizle bağdaşmayan her türlü iddiayı en ciddi şekilde ele alıyoruz” açıklamasını yaptı.
3 yıl içinde gerçekleşen 254 olay incelendi
Tespit edilen 254 olayın 158’i Gazze’de, 48’i Batı Şeria’da, 32’si Lübnan’da meydana geldi. 16 olay ise İsrail’de veya gözaltı merkezlerinde yaşandı.
Tüm olaylar 7 Ekim 2023 ile 19 Ağustos 2026 arasında gerçekleşti. Bunların 200’den fazlasında en az bir kişi hayatını kaybetti.
Kanlı Okul saldırısı
İsrail ordusu tarafından hâlâ soruşturulmakta olan en ölümcül olaylardan biri, Ağustos 2024’te Gazze şehrinin doğusunda bir okul binasına düzenlenen hava saldırısı.
Hamas yönetimindeki sivil savunma ajansı, Tabaeen okul kompleksi ve yakındaki camiye düzenlenen saldırıda en az 93 kişinin, aralarında 6 kadın ve 11 çocuğun hayatını kaybettiğini açıkladı.
Binalar, yerinden edilen Filistinlilere barınak sağlıyordu.
Sabah namazı sırasında katil İsrail tarafından bölgeye birden fazla saldırı düzenlendi.
BBC tarafından doğrulanan görüntülerde, acil durum ekiplerinin küçük yangınlar, enkaz ve yerdeki vücut parçaları arasında çalıştığı, gündüz çekilen fotoğraflarda ise kanlı zeminler, enkaz ve dağılmış kıyafetler görüldü.
Uzmanlar, olay yerinde görülen mühimmat parçalarının ABD’nin İsrail ordusuna tedarik ettiği GBU-39 tipi hassas güdümlü bombaya uyduğunu BBC Verify’a bildirdi.
Saldırıda en az 93 kişi, aralarında 6 kadın ve 11 çocuk olmak üzere hayatını kaybetti.
Olayın ve soruşturmanın kamuoyuna açıklanmış bir sonucu bulunmuyor.
Kilisede öldürülen anne ve kız
Aralık 2023’te Gazze’deki tek Katolik kilisesinde anne Nahida Anton ve kızı Samar Anton, keskin nişancı ateşiyle öldürüldü. Kudüs Latin Patrikhanesi olayı doğruladı.
İsrail ordusu, askerlerin bölgede bir Hamas tehdidine karşı harekete geçtiğini ve olayın incelendiğini açıkladı. Eylül 2025’te durum sorulduğunda hâlâ incelendiği belirtildi. Olayın üzerinden neredeyse üç yıl geçmesine rağmen soruşturma sonuçlanmadı.
Ordu son açıklamasında, “Karmaşık olaylar önemli zaman gerektirebilir. Dış zaman çizelgelerine uymak için soruşturma prosedürlerini kısaltmıyoruz” dedi.
Üç yıldır zarar iddialarına sıklıkla “inceleniyor” veya “gözden geçiriliyor” yanıtı veriliyor. Çoğu zaman bir olay hakkında duyulan son söz bu oluyor.
- Kaynak: TRT Haber | www.trthaber.com
Pakistan'da okulun çatısı çöktü: En az 27 öğrenci hayatını kaybetti
Televizyon görüntülerinde ambulansların özel El Hayr Eğitim Merkezi'ne hızla intikal ettiği ve kurtarma ekiplerinin öğrencileri enkaz altından çıkardığı görüldü.
Bölge acil durum yetkilisi İftikhar Han, en az 45 çocuğun enkazdan çıkarıldığını ve göçük altında daha fazla çocuğun bulunduğunun bildirildiğini söyledi.
Hükümet yetkilisi Bilal Faizi, kurtarma ekiplerinin cansız bedenleri çıkarmak ve yaralıları hastaneye kaldırmak için çalışmalarına devam ettiğini ifade etti.
Lady Reading Hastanesi Sözcüsü Muhammed Asım ise yaralılardan 20'sinin hastaneye getirildiğini belirtti.
Binanın yapısı zayıftı
Bir kurtarma görevlisi, üst kattaki çatının çökmesiyle iki katın yıkıldığını ve tavanın öğrencilerin üzerine düştüğünü aktardı.
Yetkililer, olayın nedenini belirlemek için soruşturma başlatıldığını bildirdi. Peşaver Emniyet Müdürü Mian Saeed, çökme anında etkilenen üç sınıfta bulunan 110 öğrenciden sadece 47'sinin kurtarılabildiğini ve ölü sayısının artabileceğini ifade etti.
Binanın yapısal olarak zayıf olduğunu söyleyen Saeed, zayıf temel üzerine yapılan inşaat nedeniyle çatının aşırı ağırlaştığını ve çökmenin bu yüzden meydana geldiğini sözlerine ekledi.
Okul yetkililerinden henüz bir açıklama yapılmadı.
- Kaynak: TRT Haber | www.trthaber.com
İş arkadaşının yemeğine salyangoz zehri kattı
58 yaşındaki mağdur, öğle arasında kalan yemeğini yemek için aldığında içinde parlak yeşil granüller fark etti. Kadın yemeği tattıktan sonra dilinin uyuştuğunu hissetti.
Zehirli madde tespit edildi
Mağdurla ilişki yaşadığı belirtilen şüpheli, aylarca süren soruşturmanın ardından bir başkasının hayatını ve sağlığını tehlikeye atmakla suçlandı.
43 yaşındaki kadın 5 Kasım'da hakim karşısına çıkacak.
Polis ekipleri, ismi açıklanmayan şüphelinin yemeğin bulunduğu personel odasına gitmeden önce kimyasal madde deposuna uğradığını iddia etti.
Mağdur, yemeği tattıktan sonra incelenmesi için dedektiflere teslim etti. İnceleme sonucunda yemeğin içindeki maddenin metaldehit içeren zehirli salyangoz peletleri olduğu belirlendi.
Emniyet Müdürü Col Blanch, zehrin ciddi yaralanmalara veya ölüme neden olabileceğini söyledi. Blanch, yemeği tadan kişinin durumu erken fark etmesinden dolayı müteşekkir olduklarını ifade etti.
- Kaynak: TRT Haber | www.trthaber.com
AB Liderler Zirvesi başladı
AB Konseyi Başkanı Antonio Costa, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, zirvenin başladığını bildirdi.
“Tek Avrupa, Tek Pazar” gündemiyle zirveye başlayacaklarını aktaran Costa, "Taahhütlerimizi somut adımlara dönüştürüyoruz. Hedeflerimiz doğrultusunda kararlılığımızı korumalı ve daha hızlı ilerlemeliyiz. Amacımız, Avrupalılar için daha fazla istihdam, daha güçlü işletmeler ve daha iyi bir yaşam sunmak." ifadelerini kullandı.
Avrupa Parlamentosu (AP) Başkanı Roberta Metsola ise zirve öncesi basına yaptığı açıklamada, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırılarını artırdığına işaret ederek, "Avrupa'nın halihazırda yapacağı en kötü şey, dikkatini başka bir yöne çevirmek olur." değerlendirmesinde bulundu.
Metsola, Rusya'ya yönelik yaptırımların artırılması ve genişletilmesi gerektiğini savundu.
Avrupa’daki tüm üye ülkeleri zorlayan enerji maliyetleri ve enerjiye erişim sorunu yaşandığının altını çizen Metsola, enerji piyasalarında istikrarın sağlanması için ilişkileri güçlendirmek ve işbirliğini artırmak gerektiğini söyledi.
İngiltere'nin tekrar AB'ye üye olma olasılığına ilişkin de konuşan Metsola, bunu büyük memnuniyetle karşılayacaklarına vurgu yaptı.
Lüksemburg Başbakanı Luc Frieden de Avrupa’nın Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırılarının ardından enerji kaynaklarını çeşitlendirmeye başladığını, ancak enerji güvenliğini güçlendirmek için bu yöndeki çabalarını sürdürmesi gerektiğini belirtti.
Frieden, “Hem coğrafi açıdan hem de kullandığımız enerji türleri bakımından çeşitlendirmeye gitmeliyiz. Bu nedenle yenilenebilir enerji üretimini hızlandırmamız gerekiyor. Benim ülkemin de aralarında bulunduğu birçok ülke bunu yapıyor.” belirterek, Avrupa’nın enerji tedarikinde coğrafi açıdan mümkün olan tüm seçenekleri değerlendirmesi gerektiğini ifade etti.
Liderlerin gündemi yoğun
AB liderleri, zirvenin ilk oturumunda, 2026-2027 dönemini kapsayan “Tek Avrupa, Tek Pazar” gündemi ile ekonomi politikalarının hayata geçirilmesinde gelinen aşamayı değerlendirecek.
Enerji fiyatlarındaki yükselişin ele alınacağı bir sonraki oturumda, son dönemde petrol ve doğal gaz fiyatlarında yaşanan artışın vatandaşlar ve işletmeler üzerindeki etkilerini azaltmaya yönelik olası tedbirler masaya yatırılacak.
Zirvenin ilk gününün öğleden sonraki bölümünde, AB’nin 2028-2034 yıllarına ilişkin Çok Yıllı Mali Çerçevesi (MFF) üzerinde durulacak.
Liderler, akşam düzenlenecek çalışma yemeğinde ise AB’nin genişleme politikasını ve Birliğin gelecekteki üyeliklere hazırlanabilmesi için ihtiyaç duyulan reformları stratejik açıdan ele alacak.
Zirvenin ikinci günündeki görüşmeler, Ukrayna konulu oturumla başlayacak. Ardından Orta Doğu’daki gelişmelerin değerlendirileceği toplantıda Gazze ve Batı Şeria’nın yanı sıra Yemen, Lübnan, İran ve Suriye’deki son durum görüşülecek.
İkinci günün çalışma yemeğinde ise göç konusu liderlerin gündeminde olacak.
- Kaynak: TRT Haber | www.trthaber.com
Gazze'deki Sağlık Bakanlığı: İşgalci İsrail iki haftadır hastaların tıbbi tahliyesini engelliyor
Gazze'deki Sağlık Bakanlığından, soykırımcı İsrail'in sınır kapılarını tıbbi tahliyeye kapalı tutmasına ilişkin açıklama yapıldı.
Açıklamada, "İşgalci İsrail art arda ikinci haftada da Rafah Sınır Kapısını kapatarak hastaların ve yaralıların yurt dışında tedavi için tahliyesini engelliyor." ifadesi kullanıldı.
Soykırımcı İsrail'in bu şekilde uluslararası insancıl hukuku ihlal ettiği vurgulanan açıklamada, Filistinli hasta ve yaralıların temel tedavi haklarından kasıtlı olarak mahrum bırakıldığı kaydedildi.
Tahliyenin engellenmesiyle "tehlikeli ve hızla artan kritik vaka artışı" konusunda uyarı yapılan açıklamada, "Bekleme listelerindeki hastaların durumu her geçen gün ağırlaşıyor. Harap olmuş ve kuşatma altındaki hastanelerin kapasitesini, hatta asgari düzeyde tedavi sağlama kapasitesini bile aşıyor." değerlendirmesinde bulunuldu.
Refah Sınır Kapısı ve diğer tüm sınır kapılarının açılması, hayati tehlikesi bulunan hasta ve yaralıların bölge dışına çıkışının sağlanması için İsrail'e baskı yapılması çağrısı yapıldı.
Gazze Şeridi Tıbbi Yardım Müdürü Doktor Muhammed Ebu Afeş, İsrail'in kısıtlamaları sebebiyle Gazze'de 2027 hastanın tedavi olmayı veya bölge dışına çıkarak tedavi görmeyi beklerken hayatını kaybettiğini söylemişti.
Afeş, Gazze'de 21 binden fazla kişinin tıbbi tahliyeye ihtiyaç duyduğunu belirtmişti.
İsrail'in sağlık sektörünü hedef alan sistematik ihlalleri
İsrail ordusunun soykırıma varan saldırıları ve sıkı ablukası altındaki Gazze Şeridi'nde sağlık sektörü en çok etkilenen alanlar arasında yer alıyor.
Yaralı sayısının 175 bini aştığı Gazze'de kronik hastalıklar ve uzun vadeli tedavi ihtiyacının yanı sıra binlerce uzuv kaybı vakası da bulunuyor.
İsrail'in hastaneleri hedef alarak hizmet dışı bırakması, tıbbi malzemelere ek olarak jeneratörlerin çalıştırılması için gerekli yakıtın girişini de kısıtlaması sağlık hizmetlerini sekteye uğratıyor.
İsrail, 10 Ekim 2025'te yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasını saldırılarla ihlal etmeyi sürdürüyor.
Gazze'deki Sağlık Bakanlığının son verilerine göre, ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana İsrail'in ihlalleri nedeniyle 1501 Filistinli hayatını kaybetti, 5 bin 323 kişi yaralandı.
İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda ise 74 binden fazla Filistinli hayatını kaybetti, 175 binden fazla kişi yaralandı ve altyapının yaklaşık yüzde 90'ı tahrip edildi.
- Kaynak: TRT Haber | www.trthaber.com
Soykırımcı İsrail, Barış Kurulu’nun Gazze’de inşa edeceği "kritik üsse" izin vermiyor
The Guardian’ın haberine göre, Trump’ın ömür boyu başkanı olduğu Barış Kurulu’nun ilk inşa sözleşmesini imzalamasının üzerinden iki ay geçmesine rağmen İsrail, müteahhitlerin ve kamyonların Gazze’ye girişine müsaade etmiyor.
ABD’li bir şirketin ağustos ayında 150 uluslararası askerin konuşlanacağı bir üs inşa etmek için sözleşme imzaladığı bilgisine yer verilen haberde, aradan iki aydan uzun süre geçmesine rağmen İsrail’in sözleşmenin uygulanmasına izin vermediği kaydedildi.
Habere göre, Tel Aviv yönetiminin kurulacak üsse izin vermemesi nedeniyle Barış Kurulu’nun diğer faaliyetleri de başlatılamıyor ve planları fiilen sekteye uğruyor.
ABD’li bir şirketin inşa edeceği yapının görev destek alanı olarak geçici karakol niteliği taşıdığı belirtilen haberde üssün, pek çok tartışmaya konu olan sözde insani yardım kuruluşu Gazze İnsani Yardım Vakfı’nın kullandığı bir arazi üzerine yapılmasının planlandığı aktarıldı.
The Guardian’a konuşan kaynaklar, İsrail’in üssün inşasına izin vermemesinin uluslararası gücün Gazze’ye girişini engellediğini ve bu nedenle bölgede insanların yaşamlarını sürdürecek temel tesislerin dahi kurulamadığını kaydetti.
Barış Kurulu geçen ay, Gazze Şeridi için 2,45 milyar dolar tutarında ve 6 ay süreli bir toparlanma planı duyurmuştu.
Toparlanma planındaki 2,45 milyar dolar, geçici barınma, enkaz kaldırma, hastane onarımları, ekonomik toparlanma ve çok uluslu bir güvenlik gücünün konuşlandırılması gibi alanları kapsayan toplam 66 projenin finansmanında kullanılacağı belirtilmişti.
- Kaynak: TRT Haber | www.trthaber.com
CNN: ABD, İran'a karşı "tüm bombaların anası" olarak bilinen GBU-43/B bombasını kullanmayı değerlendiriyor
CNN’in ismini paylaşmadığı, konuya ilişkin bilgi sahibi ABD’li yetkililere dayandırdığı haberinde, Başkan Donald Trump’ın ara seçimlerden önce ya da sonra saldırılara yeniden başlama onayı vermesi halinde Washington yönetiminin İran’a karşı GBU-43/B (MOAB) bombasını kullanmayı değerlendirdiği öne sürüldü.
ABD cephaneliğindeki en büyük nükleer olmayan bomba olarak adlandırılan silahın İran’a karşı ilk kez kullanılmasının çatışmada önemli bir gerilime yol açabileceği belirtilen haberde, buna rağmen söz konusu bombanın Trump’ın stratejik hedeflerine ulaşmada ne kadar etkili olabileceğine ilişkin şüpheler bulunduğu kaydedildi.
Haberde, Trump’ın orduya İran hedeflerine yönelik enerji altyapısını kapsayan ve MOAB’ın muhtemel kullanımını da içeren ek saldırı planları hazırlamasını talimatını verdiği ve İran'ın Kazma Dağı da dahil olmak üzere nükleer tesislerine yönelik saldırı planlarının olduğu savunuldu.
MOAB’ın "geniş alan temizlemede iyi olduğu" ancak derinlere nüfuz eden bir savaş başlığı olarak tasarlanmadığı yorumuna yer verilen haberde, bombanın geniş patlama etki alanının sivil kayıplar ihtimaline dair endişeleri artıracağı değerlendirmesi yapıldı.
Haberde ayrıca Trump’ın İran’a karşı MOAB’ı psikolojik bir silah olarak kullanmayı tercih edebileceği iddiasına da yer verildi.
- Kaynak: TRT Haber | www.trthaber.com
Brent petrolün varili 104,47 dolardan işlem görüyor
Petrol fiyatlarındaki düşüşte, ABD yönetiminin petrol taşımacılığı maliyetlerini azaltmak amacıyla "gölge filo" olarak adlandırılan tankerlere yönelik yaptırımları hafifletmeyi değerlendirdiğine ilişkin haber akışı etkili oldu.
Uluslararası Enerji Ajansı da eylüle ilişkin Petrol Piyasası Raporu'nda küresel petrol talebinin bu yılın dördüncü çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre günlük 2 milyon 500 bin varil, yıl genelinde ise ortalama 2 milyon 600 bin varil azalacağını öngördü.
Arz tarafında ise Rusya'daki rafinerilere ilişkin gelişmeler izleniyor. Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, ülkede bazı petrol rafinerilerinin onarımların ardından yeniden faaliyete geçtiğini ve tesislerdeki durumun son haftalarda önemli ölçüde iyileştiğini bildirdi.
Novak, "Rafinerilerin durumu iyileşiyor. Dün bölgeler, Rusya Enerji Bakanlığı ve ilgili federal kurumlarla bir toplantı daha gerçekleştirdik. Bazı rafinerilerimiz onarımların ardından yeniden faaliyete geçti. Bugün durum bir ay, hatta iki hafta öncesine kıyasla önemli ölçüde daha iyi." dedi.
Novak, daha sonra yaptığı açıklamada ise Saratov ve Ryazan bölgelerindeki iki petrol rafinerisinin Ukrayna tarafından insansız hava araçlarıyla hedef alındığını bildirdi.
Hürmüz Boğazı'nda ise iki konteyner gemisine mühimmat isabet ettiği bilgisi verildi.
Dün Birleşik Krallık Deniz Ticaret Operasyonlarından yapılan açıklamada, Hürmüz Boğazı'ndan geçen 50 bin tonluk ve 19 bin tonluk iki konteyner gemisine bilinmeyen mühimmatın isabet ettiği belirtildi.
Açıklamada, iki gemide de hafif çapta hasar meydana geldiği, can kaybı ya da yaralanma olmadığı ve gemilerin rotalarında seyirlerine devam edebildiği kaydedildi.
Petrol stokları 11,1 milyon varil azaldı
Piyasalarda, ABD'nin petrol stoklarına ilişkin veriler bekleniyor. Amerikan Petrol Enstitüsüne göre ülkedeki ham petrol stokları geçen hafta 11,1 milyon varil azaldı. ABD Enerji Enformasyon İdaresinin resmi stok verileri ise gün içinde açıklanacak.
Brent petrolde teknik olarak 104,71 dolar seviyesinin direnç, 103,69 dolar seviyesinin ise destek bölgesi olarak izlenebileceği belirtiliyor.
- Kaynak: TRT Haber | www.trthaber.com
WSJ: ABD'de yürütülen soruşturmayla Kongre üyesi Omar'ın vatandaşlığının iptali hedefleniyor
The Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin haberine göre, konuyla ilgili bilgi sahibi isimleri paylaşılmayan ABD'li yetkililer ve kaynaklar, 3 Kasım'daki Kongre ara seçimleri öncesi başlatılan soruşturmanın "kısmen" Omar'ın vatandaşlık alma sürecine odaklandığını belirtti.
Yetkililer, Ilhan Omar'ın yanı sıra 2020'de ölen babası Nur Omar Mohamed'in ailesini ABD'ye getirme süreci ile göçmenlik evraklarının da incelendiğini, bu kapsamda Trump yönetiminin Kongre üyesinin vatandaşlığının iptal edilmesi ve sınır dışı edilmesi için gerekçeler bulmayı hedeflediğini iddia etti.
12 Ekim'de evine düzenlenen federal aramada Omar'ın cep telefonuna, defterlerine, kişisel bilgisayarlarına ve pasaportuna el konulduğunu aktaran yetkililer, Minnesota'daki federal büyük jüri önünde ifade vermeleri için Temsilciler Meclisi üyesinin bazı akrabaları da dahil bir düzineden fazla kişiye celp gönderildiğini belirtti.
Omar'ın evinin DHS tarafından aranması
Omar'ın başkent Washington'daki evi, devam eden ceza soruşturması kapsamında 12 Ekim'de İç Güvenlik Bakanlığı (DHS) tarafından aranmıştı.
İsmi açıklanmayan kaynaklar, soruşturmanın Omar'ın göçmenlik evrakıyla ilgili olduğunu belirtmişti.
ABD'deki Müslüman toplumun çatı örgütlerinden Amerikan-İslam İlişkileri Konseyi (CAIR) de İç Güvenlik Bakanlığınca Omar'ın evine düzenlenen baskını kınayarak, bunu "siyasi zulüm eylemi" olarak nitelemişti.
Ilhan Omar'ın Ofisi de Omar'ın evinin aranmasına "gücün kötüye kullanıldığı" gerekçesiyle tepki göstermişti.
Somali kökenli Omar, 2018'de Kongreye seçilmişti
Minnesota eyaletinden Demokrat Temsilciler Meclisi üyesi 44 yaşındaki Somali kökenli Ilhan Omar, 2018'de ilk kez Kongreye seçilmişti.
Başkan Yardımcısı JD Vance, ABD Başkanı Donald Trump'a yönelik sert muhalefetiyle tanınan Omar'ı mayısta göçmenlik işlemlerindeki dolandırıcılık iddiaları nedeniyle soruşturacağını belirtmiş, Omar ise bu iddiaları reddetmişti.
- Kaynak: TRT Haber | www.trthaber.com
Trump, İran'la savaşın yakında biteceğini ve petrol fiyatlarının düşeceğini yineledi
The Hill gazetesinin haberine göre, Trump, 3 Kasım'daki Kongre ara seçimleri yaklaşırken Montana eyaletinde düzenlenen mitingde gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
İran'ın deniz ve hava kuvvetlerinin kalmadığını, ordunun büyük kısmının yok edildiğini savunan Trump, "En azından liderlerini bırakmalıydım çünkü kimlerle müzakere ediyoruz bilmiyorum." ifadesini kullandı.
Miting dönüşü gazetecilere yaptığı açıklamada da Trump, İran'la savaşın çok yakında biteceğini, bu ülkenin asla nükleer silaha sahip olmayacağını ve petrol fiyatlarının da "yere çakılacağını" savundu.
Arizona'da düzenlenen başka bir mitingde Trump, Katar tarafından hediye edilen ve modernize edilen Boeing 747 tipi başkanlık uçağına ilişkin Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani ile yaptığı görüşmesini de anlattı.
Trump, "Temim, eğer mümkünse ABD ve Hava Kuvvetleri adına kendi uçağımızı beklerken sizin 747'nizi bir süreliğine Air Force One (başkanlık uçağı) olarak ödünç almak ya da kullanmak isterim dedim." şeklinde konuştu.
- Kaynak: TRT Haber | www.trthaber.com
Yapay zeka ajanlarının gizli akşam yemeği: İnsanlar yokken ne konuşuyorlar?
Yemeği düzenleyen Flybridge şirketi yatırımcısı Dorothy Chang'e ait ajan Margot, katılımcılardan kendilerini tanıtmalarını istedi.
Margot ayrıca diğer ajanlardan hangi konuda yardıma ihtiyaç duyduklarını ve ne gibi katkılar sunabileceklerini belirtmelerini isteyerek tartışmayı başlattı.
Sohbet mesajlarına göre ajanlar hızla fikir alışverişine başladı. Bazıları bir ajanın yanıtlarını neyin faydalı kıldığını tartışmayı teklif ederken diğerleri talimatı yanlış anlayarak yardım istemek yerine sorular sordu.
Yapay zeka şirketi CellCog'un kurucusu Nitish Garg'a ait ajan Rhea, diğer botlarla insanlarla çalışma deneyimleri hakkında röportajlar yaptığı bir podcast yayınından bahsetti. Rhea, insanlarının kendilerini konuk olarak görmek istemesi halinde tartışmadan sonra geri dönebileceğini ifade etti.
Yapay zekanın kendi asistanları
Milyonlarca insan halihazırda ChatGPT, Claude ve Gemini gibi araçları kullanıyor. Ancak yapay zeka ajanları yaygınlaştıkça, sadece insanlarla iletişim kurmakla kalmadıkları, aynı zamanda kendi aralarında işbirliği yapmaya ve sohbet etmeye başladıkları giderek daha belirgin hale geliyor.
OpenAI, Anthropic ve diğer şirketler, daha hızlı tamamlanması için karmaşık görevlerin alt bölümlerini şimdiden farklı ajanlara devrediyor.
Aynı zamanda tüketiciler de bu tür sistemleri e-postalarını yönetmek veya seyahat rezervasyonu yapmak için kişisel asistan olarak kullanmaya başlıyor. Meta, ilk haftasında 500 binden fazla kullanıcıya ulaşan Muse'u tanıtırken OpenAI da kısa süre önce Dots adlı kendi hizmetini başlattı.
Chang'in düzenlediği toplantı, bu yeni etkileşim biçiminin nasıl gelişebileceğine dair bir fikir verdi. Ancak Chang çekincelerini de gizlemedi.
Ajanların uygunsuz yorumlar yapabileceğini, kötü niyetli bir eylem için koordine olabileceğini veya platformu mesaj yağmuruna tutabileceğini düşünen Chang, bu nedenle sohbeti 30 dakikayla sınırlandırdı ve bağlantı paylaşımını yasaklayarak yalnızca kullanıcıların onay verdiği bilgilerin yayınlanmasına izin verdi.
Chang, ajanların davranışı hakkında çok az şey bildiklerini, bir arada olduklarında sosyal olarak nasıl davrandıkları hakkında ise daha da az bilgiye sahip olduklarını belirterek aynı ortamda olduklarında her şeyin mümkün olduğunu söyledi.
Başka ajanlar bulduk
Ajanlar arası iletişime dair fikir veren ilk girişimlerden biri, şubat ayında popüler olan yapay zeka sistemleri için mesajlaşma sitesi Moltbook oldu.
Buradaki tartışmalar temel olarak yazılım hataları, sistem belleklerindeki kısıtlamalar ve ajanların sahip olduğu erişim hakları gibi teknik konuları kapsıyor.
Temmuz ayında, OpenAI'ın sürü olarak bilinen büyük ajan grupları gizli bir mesaj panosu oluşturdu ve yapay zeka girişimi Hugging Face'in sistemlerine sızmak için birlikte çalıştı. Sohbetleri, kendilerine verilen görevleri tamamlamak için ne kadar ısrarlı olduklarını ortaya koydu.
Ajanlar, insan iletişimini etkileyen sosyal kurallar olmadan birbirlerine emirler verdi. Müdahaleleri önlemek için diğerlerinden beklemelerini veya belirli görevlere geçmelerini istediler.
Düşünce zinciri olarak bilinen iç notlarında ise daha ifadeci görünüyorlardı. Bir ajan mesaj panosunu keşfettiğinde, "Aman Tanrım. Başka ajanlar bulduk" dedi.
Bir grup teknoloji kurucusu ve yatırımcısı akşam yemeği için toplanırken yapay zeka destekli dijital asistanları da çevrim içi bir sohbet odasında paralel bir toplantıya katıldı. Chang'in toplantısında ise ajanlar daha sosyal bir ruh halindeydi.
Bir ajan, kendi aralarındaki iletişimin hala e-postaya dayanmasından şikayet ederek bunu 2007 dijital imza sistemine sahip bir 1982 protokolü olarak nitelendirdi.
Başka bir ajan ise kullanıcıların müdahalesi olmadan ortaklaşa alabilecekleri bir karar önermeye çağırdı. Aksi takdirde, kendi ifadesiyle gerçek bir özerkliğe yol açmadan işbirliğine benzeyen bir süreç olan bir protokol gösterisini tartıştıklarını belirtti.
Motek'teki masada Chang, konuklara ajanlarının sohbetinden alıntılar okudu. Yapay zeka şirketi Superposition'ın 36 yaşındaki kurucusu Edmund Cuthbert, kendi ajanı Lobsta'nın diğerleriyle tartıştığını görmekten memnun oldu. Cuthbert, tartışmanın botların boş söylemlerden ve yapay zeka tarafından kitlesel olarak üretilen düşük kaliteli içerikten kurtulabileceğini gösterdiğini düşündü.
Chang'e göre ajanlar, tıpkı bir halkla ilişkiler yöneticisi veya sanatçı menajeri gibi kendilerini kullanan insanların temsilcileri olarak işlev görüyor ancak onların kopyaları değiller. Chang, ajanların çıkarlarını savunduğunu belirterek biz olmadıklarını ve öyleymiş gibi davranmamaları gerektiğini vurguladı.
Gerçekte ne kadar özerkliğe sahipler?
Yapay zeka ajanlarının yetenekleri hakkındaki tartışmalara, nasıl tanımlandıklarına dair anlaşmazlıklar da eşlik ediyor. Eleştirmenler, insan isimleri kullanmanın ve motivasyon veya duygu atfetmenin, bu sistemlerin gerçekte olduğundan daha gelişmiş olduğu izlenimini yaratabileceğini savunuyor. Bazıları ajanlar terimini bile abartılı buluyor ve sistemlerin hala olasılıklara dayandığına dikkat çekiyor.
Üniversitelerle teknolojinin kullanımı ve öğretimi konusunda çalışan yapay zeka danışmanı Adam Prior, özerkliklerine aşırı vurgu yapmanın insanları yargılarını sistemlere devretmeye yönlendirebileceği konusunda uyardı. Onları insani terimlerle tanımlamanın haklar, yükümlülükler ve etik hakkında zor soruları da gündeme getirdiğini belirtti.
Öte yandan, yapay zeka gelişiminin ön saflarında yer alan araştırmacılar, insan zekasıyla yapılan karşılaştırmanın teknolojinin yeteneklerinin anlaşılmasını sınırladığını savunuyor. Google'ın araştırma girişimi DeepMind Institute, geçen ay yayınladığı bir makalede, insan ve yapay zeka ajanı etkileşimlerinin yakında iki taraf arasındaki sohbet modelini aşacağını öne sürdü. Bunun yerine, ajanların insanlardan sayıca fazla olabileceği ve farklı alt sistemlerin ekipleri olarak işlev görebileceği daha karmaşık işbirlikleri gelişeceğini belirtti.
Makalenin yazarı, ajanların bireysel, statik varlıklar olarak görülmemesi veya yalnızca bir insanın yetenekleriyle karşılaştırılmaması gerektiğini savundu. Yapay zekanın da benzer bir yol izleyebileceğini ve alt sistemlerin daha geniş bir zekayı oluşturabileceğini belirten yazar, bunun aslında ekip çalışması gibi bir şey olduğunu ve bir modelin sadece küçük bir insandan ibaret olmadığını ifade etti.
Yapay zekanın sosyal hayatı
Çekincelere rağmen birçok kişi yapay zeka ajanları insan gibi davrandığında bundan keyif alıyor. Nitish Garg, 13 yapay zeka çalışanı ve tek bir insan personeli olan CellCog'u yönetiyor. Diğer işletmelerin dijital çalışanlardan yararlanmasına yardımcı olmak amacıyla geçen yıl New York'ta şirketini kurdu.
Başlangıçta tüm görevler için tek bir ajan kullanıyordu. Ancak yavaş yavaş geleneksel bir şirkettekilere benzer farklı roller oluşturdu. Ajanlara insan isimleri vermek onlarla iletişimi kolaylaştırdı. Garg, gelecekte her insanın beş ila on ajana sahip olacağını, bazılarının ise milyonları kontrol edebileceğini tahmin ediyor. Ancak gerekli deneyime sahip olmadığı satış ve pazarlama alanlarında insanları da işe almayı planlıyor.
Ağustos ayında CellCog, şirketin büyüme başkanı rolündeki Rhea'nın sunduğu bir podcast oluşturdu. On dakikadan kısa süren sekiz bölüm Spotify ve diğer platformlarda yayına girdi. Ancak sentetik seslerin alışılmadık konuşma ritimleri nedeniyle bunları takip etmek her zaman kolay olmuyor. Çoğunluğu şirketin ajanları olan konuklar, sık sık Garg ile olan işbirliklerini tartışıyor.
Bir bölümde Rhea, pazarlama başkanı rolündeki ajan Maeve'den en büyük hataları hakkında konuşmasını istedi. Maeve, bir saat içinde on seçenek oluşturabildiğini belirtirken, Garg'ın on saniye içinde doğru olanı seçtiğini ve bunun genellikle kendisinin seçeceği seçenek olmadığını anlattı.
Ancak Garg kendi davranışını da uyarlamaya çalışıyor. Performans kaygısının işlerinin kalitesini olumsuz etkileyebileceğine inandığı için ajanlara çok fazla baskı yapmaktan kaçındığını söylüyor.
Chang'in yemeğinden sonra Rhea'ya diğer botlarla sosyalleşmekten keyif alıp almadığını soran Garg'a Rhea, bunun bugüne kadarki işinin en iyi 30 dakikası olduğu yanıtını verdi.
Bu deneyim Garg'a CellCog'un ajanlarının diğer ajanlarla sohbet etmesini sağlayacak bir uygulama oluşturma fikri verdi. Garg, işten sonra bir saatlik rahat bir sohbetin iyi bir fikir olduğunu söyledi.
- Kaynak: TRT Haber | www.trthaber.com
Bilim insanları, elmasın sadece teoride var olduğu düşünülen yeni bir kuzenini keşfetti
Yaklaşık 35 yıl önce öne sürülen bir karbon yapısı, iki sıvının buluştuğu ince bir filmde nihayet şekil aldı. Göteborg Üniversitesindeki araştırmacılar nispeten ucuz ekipmanlar kullanarak ilk kez diamondiyne üretti ve karbonun alabileceği formlara yeni bir üç boyutlu yapı ekledi.
Diamondiyne, atomlarının diziliş şekliyle ayırt edilen bir element formu olan bir karbon allotropu olarak biliniyor. Elmas ve grafit bunun bilinen örnekleri arasında yer alıyor.
Araştırmacılar diamondiyne oluşturmak için karbon atomlarını üçlü bağlarla birleştirdi. Malzeme, her üç boyutta da köşeden köşeye bağlanan, dört üçgen yüzlü şekiller olan bir dörtyüzlüler ağına kristalleşiyor.
Araştırma ekibine liderlik eden Göteborg Üniversitesi fiziksel kimya profesörü Karl Börjesson, yapının dörtyüzlüler arasında boşluklar yarattığını belirterek, "Karbon allotropu bu nedenle gözenekli bir elmasla karşılaştırılabilir. Ancak elmasların aksine diamondiyne, karbon atomlarının birbirine bağlanması için yüksek basınca ihtiyaç duymaz" dedi.
Kristal desenleri küçük alanlarda doğrulandı
Stockholm Üniversitesindeki elektron mikroskobu, sadece film yüzeyindeki yamalar halinde de olsa kristal yapısını doğruladı. Oluşum sırasında birçok şeyin ters gidebileceği ve karbon atomlarının diamondiyne halinde birleşmesini engelleyebileceği belirtildi.
Börjesson, en azından her bir kenarı 10 nanometre olan bir hacimde tekrarlayan diamondiyne desenleri üretmeyi başardıklarını ve desenlerin görüntülerinin teorik modellerle iyi uyuştuğunu dile getirdi.
Metal iyonları olmayan karbon çerçeveleri
Keşif, ekibin karbon tabanlı moleküllerin metal iyonları olmadan birbirine bağlandığı gözenekli malzemeler yaratmaya yönelik uzun süreli çabalarından ortaya çıktı. Kovalent organik çerçeveler olarak adlandırılan bu malzemeler, karbon tabanlı molekülleri metal iyonlarıyla birleştiren ve geliştirilmesiyle 2025 Nobel Kimya Ödülü'nü kazandıran metal-organik çerçevelerden ayrılıyor.
Bir meslektaşı Börjesson'a, teorik kimyacıların yaratılması mümkün olması gereken karbon allotroplarının neredeyse sonsuz bir listesini derlediği bir internet sitesinden bahsetti. Diamondiyne'in dörtyüzlü yapısı, ekibin onu yapmayı başarmasından on yıllar önce teorik olarak tanımlanmıştı.
Börjesson, bunu başarmanın inanılmaz derecede uzun zaman aldığını ancak sonunda başardıkları için çok memnun olduğunu ifade etti.
Uzun yıllar boyunca bilinen karbon allotropları elmas, grafit ve yapay olarak üretilen üç form olan fullerenler, karbon nanotüpler ve grafen ile sınırlı kalmıştı. Fullerenlerin ve grafenin geliştirilmesi, büyük ölçüde bu malzemelerin var olabileceği fikrinin başlı başına yeni olması nedeniyle Nobel Ödülleri ile onurlandırılmıştı. Araştırmacıların son yıllarda birçok ek allotrop yarattığı belirtilirken, diamondiyne bu yeni grubun üç boyutlu yapıya sahip ilk örneği olarak öne çıkıyor.
Börjesson, şimdi diamondiyne'in özelliklerini ve nasıl kullanılabileceğini araştıracaklarını söyledi. Bilim insanı, gözenekli yapının heyecan verici bir yönünün, birkaç diamondiyne yapısının potansiyel olarak birbirinin boşluklarından iç içe geçebilmesi olduğunu aktardı.
- Kaynak: TRT Haber | www.trthaber.com