Kuzey Kore yönetimi, nükleer kapasiteli gemilerle filosunu güçlendirme projesi kapsamında, yeni "Kang Kon" muhribini hizmete soktuğunu bildirdi.
Devamını Oku
- Mon, 2026-09-07 09:30:00
- 0
- 0
İsrail'de 27 Ekim'de yapılacak seçimler öncesinde karışık bir görüntü çizen koalisyon hesapları, devlet televizyonu KAN'ın son anketiyle daha da karmaşık hale geldi.
Devamını Oku
- Mon, 2026-09-07 09:19:00
- 0
- 0
Lübnan haber ajansı: İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyindeki Kefr Rumman beldesine düzenlediği saldırıda ikisi bebek, ikisi sağlık çalışanı olmak üzere 11 kişi hayatını kaybetti
Devamını Oku
- Mon, 2026-09-07 09:12:00
- 0
- 0
Atherosclerosis dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, göz çevresinde oluşan soluk ve şişkin sarı lekelerin (ksantalazma) kalp krizi, inme ve geçici iskemik atak (inme benzeri minör krizler) riskinin erken habercisi olabileceğini ortaya koydu.
Devamını Oku
- Mon, 2026-09-07 09:05:00
- 0
- 0
ABD Başkanı Donald Trump, pazar günü Ontario Gölü'nün adını "Lake America" (Amerika Gölü) olarak değiştiren kararnameyi imzalamasından günler sonra, New Mexico eyaletinin yeni adı olan bir harita paylaşarak eyaletin "New America" olarak adlandırılması gerektiğini ima etti.
Devamını Oku
- Mon, 2026-09-07 08:53:00
- 0
- 0
Jamaika hükümeti, kölelik tazminatına ilişkin dilekçeyi pazartesi günü Kral Charles'a sunacak.
Devamını Oku
- Mon, 2026-09-07 08:43:00
- 0
- 0
Avustralya'da bu hafta sunulması planlanan kanun teklifi kapsamında vatandaşlar sosyal medya algoritmalarını kapatma imkanına sahip olabilecek.
Devamını Oku
- Mon, 2026-09-07 07:28:00
- 0
- 0
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, mevcut durumun savaşın kış başlamadan sona ereceğine ilişkin beklenti oluşturmaya yetmediğini söyleyerek, "Savaş muhtemelen kış aylarında da devam edecek." dedi.
Devamını Oku
- Mon, 2026-09-07 06:33:00
- 0
- 0
Almanya'nın Saksonya-Anhalt eyaletinde düzenlenen meclis seçimini, son projeksiyonlara göre Almanya için Alternatif Partisi (AfD) açık farkla kazandı ancak tek başına hükümet kurabilecek çoğunluğa ulaşamadı.
Devamını Oku
- Mon, 2026-09-07 06:23:00
- 0
- 0
İşgalci İsrail askerleri işgal altındaki Batı Şeria'nın Beytüllahim kentindeki bir caminin içine ses bombası attı.
Devamını Oku
- Mon, 2026-09-07 06:18:00
- 0
- 0
İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai, Umman ile Hürmüz Boğazı’nın giriş ve çıkışının İran’ın kontrolünde olan yeni koridoruyla ilgili anlaşmanın önümüzdeki günlerde imzalanacağını duyurdu.
Devamını Oku
- Mon, 2026-09-07 05:19:00
- 0
- 0
Gazze'nin zorlu şartları altında yeni eğitim-öğretim yılına adım atan 9 yaşındaki Filistinli Vefa Akile, heyecanla beklediği ilk okul gününde İsrail'in hava saldırısında yaşamını yitirdi.
Devamını OkuKuzey Kore, yeni "Kang Kon" muhribini hizmete soktu
Kore Merkezi Haber Ajansına (KCNA) göre, Kuzey Kore lideri Kim Jong-un liderliğinde, ülkenin doğusundaki Wonsan liman kentinde askeri tören düzenlendi.
Törende 5 bin tonluk, "Kang Kon" isimli yeni muhrip hizmete alınarak Kuzey Kore donanmasının Doğu Deniz Filosu envanterine girdi.
Kim, yaptığı konuşmada, "Yeni nesil muhrip, ülkenin sahip olduğu nükleer karşı eylem sisteminde yer alan bir güç olarak düşmanlara ölümcül bir misilleme darbesi indirmeli." dedi.
Ülkenin donanmasını "nükleer silahlı bir güç" haline getirmeyi hedeflediklerini söyleyen Kim, deniz savunması ve savaş caydırma faaliyetlerini "daha net bir şekilde" yürütmek istediklerini vurguladı.
Kuzey Kore, 5 bin tonluk "Choe Hyon" destroyerini haziranda hizmete almış, askeri gemi Batı Deniz Filosu envanterine girmişti.
- Kaynak: TRT Haber | www.trthaber.com
İsrail'de devlet televizyonu KAN'ın son anketi koalisyon hesaplarını daha karmaşık hale getirdi
KAN'ın son anketine göre, eski İsrail Genelkurmay Başkanı ve Yashar Partisi lideri Gadi Eisenkot, 23 milletvekiliyle seçim yarışını mevcut Başbakan ve Likud Partisi lideri Binyamin Netanyahu'nun önünde götürüyor.
Likud'un 20 milletvekiliyle ikinci parti olmasına ve zayıflama eğilimini sürdürmesine rağmen aşırı sağcılar ve Ultra-Ortodoks Yahudilerden (Harediler) oluşan mevcut iktidar bloğu, 4 milletvekili çıkarması beklenen Ofer Winter'ın liderliğindeki "Amcha Yisrael" (İsrail Halkı) Partisi'nin de desteğiyle toplam 52 sandalyeye ulaşıyor.
Eisenkot'un yarışı önde götürmesine karşın, KAN'ın bir önceki anketinde 55 milletvekili çıkarması öngörülen muhalefet bloğunun toplam sandalye sayısının gerileyerek 51'e düştüğü görülüyor.
Bu tablonun ortaya çıkmasında, her iki blokla da bağlantısı bulunmayan Yoaz Hendel ve Yaron Zelekha tarafından kurulan yeni partinin seçim barajını aşarak 4 milletvekili çıkarması etkili oldu.
Hendel ve Zelekha'nın partisinin Meclise girmesi, İsrail'de seçim hesaplarını daha da karıştırdı.
Bu durumda, mevcut iktidar bloğunun, 120 sandalyeli İsrail Meclisinde koalisyon için yeter sayı olan 61 milletvekiline ulaşabilmesi için, Hendel ve Zelekha'yı ikna etse bile, bloklar arası geçiş sağlayacak hamleyi yaparak karşı taraftan parti ya da partileri yanına çekmesi gerekiyor.
Ankete göre, Ortak Arap Listesi'nin 7, Mansur Abbas liderliğindeki Raam'ın 6 sandalye kazanmasıyla Arap partilerinin de İsrail Meclisinde toplam 13 milletvekiliyle temsil edilmesi öngörülüyor.
Muhalefet bloğu ise, Hendel ve Zelekha ile Abbas liderliğindeki Raam'ı yanına çekebildiği takdirde 61 sandalyeye ulaşabiliyor.
İsrail seçim sistemine göre, 120 sandalyeli Mecliste, hükümetin kurulabilmesi için koalisyonun en az 61 milletvekiline sahip olması gerekiyor.
- Kaynak: TRT Haber | www.trthaber.com
Katil israil, ikisi bebek, ikisi sağlık çalışanı 11 kişiyi daha öldürdü
Lübnan resmi haber ajansı NNA'ya göre, İsrail ordusu gece saatlerinde Kefr Rumman beldesine saldırılar düzenledi.
İsrail savaş uçaklarının Kefr Rumman'da Dani Ferhat isimli Lübnanlıya ait 3 katlı bir binayı bombalaması sonucu ikisi bebek 9 kişi yaşamını yitirdi, 5 kişi yaralandı.
Beldede İsrail ordusuna ait insansız hava araçlarının sivil bir aracı hedef alması sonucu ise 2 sağlık çalışanı hayatını kaybetti.
İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyinde Yukarı Nebatiye ve Arabsalim beldelerine de hava saldırıları gerçekleştirdi.
Lübnan'ın güneyinde işgalini genişleten İsrail ordusu, ateşkese rağmen bölgeyi sık sık hava saldırılarıyla hedef alıyor.
Lübnan Sağlık Bakanlığı yaptığı son açıklamada, İsrail'in 2 Mart’tan bu yana Lübnan'a düzenlediği saldırılarda 4 bin 362 kişinin hayatını kaybettiğini, 12 bin 378 kişinin yaralandığını bildirmişti.
- Kaynak: TRT Haber | www.trthaber.com
Kalp krizi ve inme riskine işaret eden yüzdeki sarı lekeler: Ksantalazma
Söz konusu lekeler, makrofaj adı verilen bağışıklık hücrelerinin kolesterol ve diğer yağlarla dolması sonucu meydana geliyor.
Sıklıkla kanda yüksek kolesterol seviyeleriyle ilişkilendirilen bu durum, tek başına zararsız kabul edilse de damarlarda yağ plaklarının birikmesiyle gelişen ateroskleroz (damar sertliği) ile benzer bir biyolojik süreç taşıyor.
Stanford Üniversitesi araştırmacıları tarafından yürütülen çalışmada, ksantalazma teşhisi konmuş 17.925 kişinin sağlık verileri, göz muayenesinden geçmiş ve ksantalazması olmayan eşleştirilmiş kontrol grubuyla karşılaştırıldı:
Ksantalazma hastalarında kalp krizi geçirme oranı yüzde 1 iken, kontrol grubunda bu oran yüzde 0,35 seviyesinde kaldı.
İlk yılda inme riski ksantalazma grubunda yüzde 0,95 (kontrol grubunda yüzde 0,30), geçici iskemik atak riski ise yüzde 0,60 (kontrol grubunda yüzde 0,19) olarak kaydedildi.
Uzun vadeli etkiler: 5 ve 10 yıllık takip süreçlerinde iki grup arasındaki fark azalsa da ksantalazması olan kişilerin kalp krizi, inme ve geçici iskemik atak geçirme olasılığı belirgin şekilde yüksek kalmaya devam etti.
Kanda yüksek yağ seviyesi olmasa da risk devam ediyor
Çalışmanın dikkat çekici bir diğer bulgusu, kanda kolesterol veya yağ seviyeleri normal olan ksantalazma hastalarında da kalp ve beyin damar krizlerinin görülme oranının benzer düzeyde yüksek olması.
Bu durum, göz çevresindeki lekelerin sadece yüksek kolesterolün değil, henüz tam olarak anlaşılamamış farklı sistemik risk faktörlerinin de bir göstergesi olabileceğini ortaya koyuyor.
Erken teşhis ve önlem fırsatı
Araştırmacılar, ksantalazma şikayetiyle dermatologlara veya göz doktorlarına başvuran kişilerin çoğunlukla bunu estetik bir kaygı olarak gördüğünü, ancak bu hastaların teşhis edilmemiş kardiyovasküler risk taşıyor olabileceğini vurguluyor.
Göz çevresindeki bu belirgin yapıların erken fark edilmesi; yaşam tarzı değişiklikleri, tansiyon kontrolü ve kolesterol düşürücü tedaviler gibi önleyici adımların vakit kaybedilmeden atılmasına imkan sağlayabilir.
- Kaynak: TRT Haber | www.trthaber.com
Trump, New Mexico'nun adını "New America" olarak değiştiren bir harita paylaştı
Truth Social'da paylaşılan ve Beyaz Saray tarafından da X platformunda yeniden yayımlanan görselde, eyalet sınırları içerisinde kırmızı bir çizgiyle üstü çizilen "Mexico" kelimesinin yerine "America" yazıldığı görüldü.
Görselle birlikte herhangi bir açıklama yapılmadı. Beyaz Saray, New Mexico'nun adını değiştirmek için resmi bir çalışma başlatıldığını duyurmadı.
Trump, Coğrafi Adlar Bilgi Sistemi'nde su kütleleri gibi coğrafi yapıların isimlerini değiştirme yetkisine sahip olmakla birlikte, eyaletlerin isimlerini yasal olarak değiştirme konusunda anayasal bir yetkiye sahip bulunmuyor; bu sürecin eyalet sınırları içinde gerçekleşmesi gerekiyor.
Sistemde Ontario Gölü'nün adının değiştirilmesinin yanı sıra Trump, göreve başladığı ilk gün olan Ocak 2025'te çıkardığı bir başkanlık kararnamesiyle Meksika Körfezi'nin adını da Amerika Körfezi (Gulf of America) olarak değiştirmişti.
Paylaşıma tepki gösteren New Mexico'nun Demokrat Valisi Michelle Lujan Grisham, Trump'ı Amerikalıların dikkatini dağıtmaya çalışmakla suçlayarak "New Mexico'nun adı tartışmaya açık değildir" dedi.
Grisham, X platformunda yaptığı açıklamada, "Başkan, Amerikalıların dikkatini İran'daki felaket savaştan uzaklaştırmaya çalışırken benzin fiyatları tırmanmaya devam ediyor. Beyaz Saray haritaları boyamakla vakit kaybederken Nuevo México işine odaklanmış durumda" ifadelerini kullandı.
Demokrat Senatör Martin Heinrich de Trump'ın paylaşımına tepki gösterdi. Heinrich, X platformunda yaptığı paylaşımda, "Her zaman gerçek adlarıyla anacağım üç şey var: Meksika Körfezi, Ontario Gölü ve New Mexico" değerlendirmesinde bulundu.
Yerli İşleri Bürosu'nun eyalet isimlerinin kökenine ilişkin bilgi notuna göre, eyaletin ismi Amerika Birleşik Devletleri'nin kuruluşundan öncesine, 16. yüzyıla kadar uzanıyor.
Trump, başkanlık yetkisini göstermek amacıyla coğrafi yapıların adlarını değiştirme arzusunu sık sık dile getiriyor. Ontario Gölü'nün adını değiştirme hamlesi, Kanada ile yaşanan gergin ticaret savaşının ortasında gelmişti.
Söz konusu kararnameyi imzaladıktan kısa bir süre sonra Trump, Amerika Birleşik Devletleri'nin her iki tarafındaki okyanuslardan birinin adını değiştirme planları olabileceğini belirterek "Bir körfezimiz ve bir gölümüz var. Şimdi ihtiyacımız olan tek şey bir okyanus. Belki de Atlas Okyanusu ve/veya Büyük Okyanus'un adını değiştirmemiz gerekecek. Belki ikisini birden değiştiririz" ifadelerini kullanmıştı.
- Kaynak: TRT Haber | www.trthaber.com
Jamaika'dan Kral Charles'a kölelik tazminatı dilekçesi
Ülkenin Kültür Bakanı Olivia Grange, Jamaika'nın devlet başkanı konumundaki Kral'dan, Afrikalıların Jamaika'da köleleştirilmesinin yasallığına ilişkin üç soruyu ülkenin en yüksek yargı mercii olan Gizli Konsey Yargı Komitesi'ne (JCPC) sevk etmesini isteyeceklerini açıkladı.
Balkat Grange, bu adımın "Afrikalı ataların maruz kaldığı yüzlerce yıllık en korkunç istismar için uzun süredir beklenen bir çözüme" zemin hazırlayabileceğini belirtti.
Bakan Grange ayrıca kolonyal dönemde götürülen tarihi eserlerin iadesini görüşmek üzere İngiliz Müzesi (British Museum) yetkilileriyle bir araya gelecek.
Jamaika hükümetinin Kral'dan Gizli Konsey Yargı Komitesi'ne sevk etmesini istediği üç soru şunlardan oluşuyor:
Jamaika'da Afrikalıların köleleştirilmesinin İngiliz hukukuna göre yasal olup olmadığı, uluslararası hukuku ihlal edip etmediği ve İngiltere'nin bugün tazminat ödeme konusunda hukuki bir yükümlülüğü bulunup bulunmadığı.
Doğrudan bir ödeme talebi içermeyen dilekçe, önce Kral'a iletilecek, ardından Yargı Komitesi'ne sevk edilecek.
Kral Charles'ın sevk konusunda kişisel bir takdir yetkisi bulunmuyor.
Grange, "Bu sorulara yanıt ya da karşılık aldıktan sonra atılacak sonraki adımlar belirlenecek" dedi.
Buckingham Sarayı, dilekçenin usulüne uygun şekilde sunulmasını sağlamak için Jamaika Genel Valisi ile yakın iş birliği içinde çalışıldığını bildirdi.
Saray sözcüsü, "Majesteleri, kölelik konusu etrafında daha büyük bir anlayış geliştirilmesi ve günümüz toplumlarının yararına geçmişteki yanlışların düzeltilmesine yönelik yollar bulunması konusundaki kişisel ve samimi kararlılığını birçok kez dile getirmiştir" açıklamasını yaptı.
1833 yılında imparatorluğun büyük bölümünde kölelik kaldırıldığında, İngiliz hükümeti köle sahiplerine tazminat olarak 20 milyon sterlin ödedi. Bu parayı temin etmek için çekilen kredilerin ödemesi 2015 yılında tamamlandı.
Bakan Grange, "2015 yılına kadar İngiltere, halkımız ve atalarımız mülk olarak görüldüğü için köle sahiplerine ödeme yapıyordu. Asıl soru şu olmalı: Modern çağda, köleliğin kaldırılması nedeniyle halkımızın mülk sayılması üzerine köle sahiplerine hala geri ödeme yapılıyorsa, bugün neden bir hukuki yola başvurmayalım?" değerlendirmesinde bulundu.
Grange, kolonyal dönemde Jamaika'dan götürülen eserlerin iadesine ilişkin görüşmeleri ilerletmek amacıyla İngiliz Müzesi yetkilileriyle de görüşecek. Bakan, "Bu eserler paha biçilemez ve Jamaika'nın hikayesi için büyük önem taşıyor. Onları eve getirmek için çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.
Dönemin İngiltere Başbakanı David Cameron, 2015 yılında Jamaika'ya yaptığı ziyaret sırasında İngiltere'nin tarihi köle ticaretindeki rolü nedeniyle tazminat ödemesi seçeneğini dışlamıştı.
Jamaika parlamentosunda milletvekillerine seslenen Cameron, köleliğin "her şekliyle tiksindirici" olduğunu söylemiş ve "bu acı mirası geride bırakıp gelecek için inşa etmeye devam etmeyi" umduğunu eklemişti.
- Kaynak: TRT Haber | www.trthaber.com
Avustralya'da sosyal medya algoritmalarını kapatmayı sağlayan yasal düzenleme yolda
Geçtiğimiz yıl hükümetin 16 yaş altındakilere yönelik dünyada bir ilk olan sosyal medya yasağına öncülük eden İletişim Bakanı Anika Wells, dijital özen yükümlülüğü yasalarının "bugüne kadar uymak zorunda kalmayan bir sektöre bazı temel güvenlik korumaları" getireceğini söyledi.
Wells, Meta, Google ve TikTok gibi teknoloji şirketlerinin algoritmaları kapatma seçeneği sunmaması halinde "ciddi" cezalarla karşı karşıya kalması gerektiğini ifade etti.
Muhalefet kanadından bazı isimler öneriyi eleştirirken, Liberal Parti lideri Angus Taylor teklife "oldukça şüpheyle" yaklaştığını ve bu adımın sansür anlamına gelebileceğini savundu.
Wells, kullanıcıların çevrim içi ortamda önlerine içerik getiren algoritmaları kullanmayı seçip seçmeyeceği (opt-in/opt-out) konusunda hükümetin "uzman görüşü" alacağını belirtti.
Bu durum, hükümetin sosial medya yasağında olduğu gibi, mekanizmanın detaylarını tam olarak netleştirmeden önce yasayı çıkarmayı hedeflediğini gösteriyor.
Pazartesi günü ABC'ye konuşan Wells, "Avustralyalıların sosyal medya akışlarında ne görecekleri konusunda daha fazla seçenek sahibi olmalarını istiyoruz" dedi.
Wells, "Birçok Avustralyalının gerek aldıkları keyif gerekse mahallelerindeki yerel işletmeleri görmek gibi sağladığı kolaylıklar nedeniyle algoritmayı tercih ettiğini biliyoruz. Birçok kişi algoritmayı seçmek isteyecektir. Ancak büyük teknoloji şirketlerinin öncelikle bu seçeneği sunması ve bu tercihe saygı duyması gerektiğine inanıyoruz. Büyük teknoloji şirketleri dokunulmaz değildir ve müşterilerine temel güvenlik standartlarını sunmalıdır" değerlendirmesinde bulundu.
Ancak Bakan, geçtiğimiz aralık ayında yürürlüğe giren yasaktan önce platformlarda yer alan 16 yaş altı kişilerin büyük çoğunluğunun halen bu uygulamaları kullandığını gösteren araştırmalara rağmen, sosyal medya yasağını uygulamadığı için henüz hiçbir teknoloji şirketine para cezası kesilmediğini kabul etti.
Muhalefetten bazı üyeler fikri prensipte desteklediklerini belirtirken, diğerleri bunun ifade özgürlüğünü kısıtlama girişimi olduğunu savunuyor.
Taylor, News24'e yaptığı açıklamada bunun "hükümetin sosyal medyayı sansürleme girişimi" olmasından endişe ettiğini ve İşçi Partisi'nin öncelikle sosyal medya yasağındaki açıkları kapatmaya çalışması gerektiğini söyledi.
Channel Nine'ın Today programına konuşan Wells ise "Bu sansürle ilgili değil. Bu, büyük teknoloji şirketlerinin kendi platformlarındaki riskleri tespit etmelerini ve bu riskleri azaltmalarını sağlamakla ilgili" ifadelerini kullandı.
Geçen hafta rıza hakları savunucusu Chanel Contos, Avustralya Ulusal Basın Kulübü'nde yaptığı konuşmada, hükümete algoritmik sosyal medya akışları için onay esasına dayalı (opt-in) bir sistem getirilmesi çağrısında bulunmuş ve böylece teknoloji şirketlerinin reformların etrafından dolaşmasının zorlaştırılacağını savunmuştu. Contos, algoritmaların Avustralya'da cinsel şiddetin yaygınlaşmasını körüklediğini ve gençleri kadın düşmanı içeriklere maruz bıraktığını ifade etmişti.
Kanun tasarısının önümüzdeki günlerde parlamentoya sunulması bekleniyor.
Düzenlemenin algoritmaların yanı sıra platformlara yeme bozukluklarını teşvik eden videolar gibi zararlı içeriklerin paylaşılmasını engelleme sorumluluğu da getirmesi öngörülüyor.
- Kaynak: TRT Haber | www.trthaber.com
Zelenski: Savaş muhtemelen kış aylarında da devam edecek
Zelenski, Ukrayna'daki savaşın sona erdirilmesine yönelik temaslarda bulunmak üzere Kiev'e gelen ABD Başkanı Donald Trump'ın özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner'le ortak basın toplantısı düzenledi.
ABD ve Avrupa ile yakın zamanda yeni bir toplantı düzenlenmesi konusunda anlaştıklarını belirten Zelenski, toplantının Avrupa, ABD veya yeniden Ukrayna'da yapılmasının henüz netleşmediğini dile getirdi.
Witkoff ve Kushner'in, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Moskova'da gerçekleştirdikleri görüşme ve bugün Kiev'deki temaslarının ardından müzakere sürecini fiilen yeniden başlattığını ifade eden Zelenski, çözülmemiş en önemli konunun toprak meselesi olduğunu, bu gibi konuların ancak liderler düzeyinde çözülebileceğini kaydetti.
Zelenski, savaş sonrası Ukrayna'ya yönelik güvenlik ve ekonomik garantileri görüştüklerini, güvenliğin temelinde güçlü Ukrayna ordusunun bulunması ve garantilerin yeni bir Rus saldırısı ihtimalini ortadan kaldırması gerektiğini söyledi.
Witkoff ve Kushner'in ziyareti sırasında Rusya'nın saldırılarının azaldığını hatırlatan Zelenski, "Patriot'tan bile daha iyi çalıştınız. Daha sık gelin, böylece halkımız biraz olsun yaşayabilir." ifadelerini kullandı.
Zelenski, mevcut durumun savaşın kış başlamadan sona ereceğine ilişkin beklenti oluşturmaya yetmediğini aktararak, "Savaş muhtemelen kış aylarında da devam edecek." şeklinde konuştu.
ABD'nin gelecek yıl Patriot hava savunma sistemleri için füze üretimini artıracağına işaret eden Zelenski, Ukrayna'nın ilave sistemler almayı beklediğini vurguladı.
Almanya'nın da ABD lisansı kapsamında füze üretimini artırdığını ve Kiev'in bu konuda gerekli anlaşmalara sahip olduğunu ifade eden Zelenski, gelecek yıl Ukrayna'nın füze savunmasının önemli ölçüde güçleneceğine inandığını dile getirdi.
Ukrayna'nın yeni tip Rus jet dronlarına karşı kendi savunma sistemlerini de geliştirdiğini belirten Zelenski, 67 Ukraynalı şirketin bu dronların önlenmesine yönelik çalışmalar yürüttüğünü, bunlardan 3 ila 5'inin sonuç verdiğini ve seri üretime hazırlık yapıldığını söyledi.
Rusya'nın Ukrayna'nın doğusundaki güçlerini artırdığını savunan Zelenski, Moskova'nın yeni bir seferberlik ilan edebileceğini öne sürdü.
Ukrayna'nın son 10-12 ayda savaş alanında güçlendiğini ve bunun diplomasiye fırsat sunduğu yorumunu yapan Zelenski, önlerindeki en önemli zorlukların ağır kış ile ordunun, savunma sanayisinin ve insani harcamaların finansmanındaki açık olduğunu kaydetti.
Witkoff görüşmelerden memnun
Trump'ın özel temsilcisi Witkoff, hem Moskova'daki hem de Kiev'deki görüşmelerden memnun olduğunu söyledi.
Witkoff, Trump'ın kendisi ve Kushner'den müzakere sürecini yeniden başlatmak amacıyla Kiev'e gitmelerini bizzat istediğini belirterek, görüşmelerin yeniden başlatılmasının önemine işaret etti.
ABD, üçlü müzakere formatına dönmek istiyor
Kushner ise "ABD, Ukrayna ve Rusya ile üçlü müzakere formatına dönmek istiyor. Bu format, uzun vadeli barış görüşmelerinde bir sonraki adım olabilir." dedi.
Trump'ın, çatışmaların sona ermesinin ardından başlayacak çerçeve görüşmelerine ulaşmak istediğini aktaran Kushner, Trump'ın kendisi ve Witkoff'a yalnızca savaşın durdurulmasını değil, uzun vadeli barışı sağlayacak bir "barış paketi" oluşturma görevi verdiği bilgisini paylaştı.
Kushner, dün Putin'le gerçekleştirilen görüşmeyi de "yapıcı" olarak nitelendirdi.
- Kaynak: TRT Haber | www.trthaber.com
Almanya'da aşırı sağcı AfD, Saksonya-Anhalt eyalet seçimini açık farkla kazandı
Yaklaşık 1,7 milyon seçmenin oy kullanma hakkına sahip olduğu eyalette oy verme işlemi yerel saatle 18.00'de sona erdi.
Eyalet Seçim Başkanlığına göre seçimde sandıkların yüzde 97'si açıldı.
Alman kamu yayıncısı ZDF'nin açıkladığı kesin olmayan sonuçlara göre AfD, oyların yüzde 44,4'ünü aldı.
AfD böylece 2021'deki seçime kıyasla oy oranını 23,6 puan artırarak Saksonya-Anhalt'taki bir eyalet meclisi seçiminde şimdiye kadar herhangi bir partinin ulaştığı en yüksek oy oranını elde etti.
Federal hükümetin büyük ortağı Hristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) ise 2021'e göre 19,9 puan kaybederek yüzde 17,2 ile ikinci sırada kaldı.
Sosyal Demokrat Parti (SPD) yüzde 9,1 ile üçüncü, Yeşiller yüzde 8,9 ile dördüncü, Sol Parti yüzde 8,6 ile beşinci oldu.
İlk kez Saksonya-Anhalt eyalet seçimlerine katılan Sosyal Adalet ve Ekonomik Anlayış İttifakı'nın (BSW) yüzde 5,2 oyla seçim barajını aşarak meclise girmesi bekleniyor.
Hür Demokrat Parti (FDP) ise yüzde 2,5 oyla yüzde 5'lik seçim barajını geçemedi.
Seçime katılım oranının yüzde 76,9 olduğu tahmin ediliyor. Bu oran 2021'de yüzde 60,3 olarak kaydedilmişti.
AfD mutlak çoğunluğu elde edemedi
ZDF'nin sandalye dağılımı projeksiyonuna göre 83 sandalyeli eyalet meclisinde AfD'nin 39 milletvekiliyle temsil edilmesi bekleniyor.
CDU'nun 15, SPD, Yeşiller ve Sol Parti'nin 8'er, BSW'nin ise 5 milletvekili çıkarması öngörülüyor.
Eyalet meclisinde mutlak çoğunluk için 42 milletvekili gerekiyor. Buna göre AfD, tek başına hükümet kurabilmek için gereken çoğunluğun 3 sandalye gerisinde kaldı.
BSW'nin baş adaylarından Thomas Schulze, seçim sonrası yaptığı açıklamada, "Tüm partilerle görüşeceğimizi söylemiştik. Buna AfD de dahildir" diyerek olası bir ittifak sinyali verdi.
AfD’nin yer almadığı bir çoğunluk hükümetinin kurulabilmesi için CDU, SPD, Yeşiller, Sol Parti ve BSW'nin tamamının koalisyona katılması gerekiyor.
CDU'nun başbakan adayı ve mevcut Eyalet Başbakanı Sven Schulze, AfD ile işbirliği yapmayacağını açıkladı.
AfD'nin başbakan adayı Ulrich Siegmund ise partisinin azınlık hükümeti kurmasına sıcak bakmadığını ancak diğer partilerden veya milletvekillerinden destek gelmesi halinde görüşmeye hazır olduğunu belirtti.
Hükümet kurulamaması ihtimalini de değerlendiren Siegmund, bu durumda yeniden seçime gidilebileceğini savunarak, "O zaman yüzde 50 ya da 55 alırız." dedi.
AfD bütün yaş gruplarında önde
ARD için Infratest dimap tarafından seçim günü yapılan araştırmaya göre AfD, 70 yaş ve üzerindekilerde CDU ile yüzde 31'de eşit kalırken diğer bütün yaş gruplarında tek başına ilk sırada yer aldı.
AfD, 18-24 yaş grubunda yüzde 42, 25-34 yaş grubunda yüzde 44 oy aldı.
Partinin oy oranı 35-44 ve 45-59 yaş gruplarında yüzde 53'e yükselirken, 60-69 yaş grubunda yüzde 47 olarak ölçüldü.
AfD'nin başbakan adayı Ulrich Siegmund
AfD'nin Saksonya-Anhalt Başbakan adayı Ulrich Siegmund, "Tam olarak ulaşmak istediğimiz şeyi başardık. Bu eyalette tarih yazdık." derken, parti eş başkanı Alice Weidel, "Bu tarihi bir sonuç ve çok açık bir hükümet kurma görevidir." ifadesini kullandı.
1990'da doğan Siegmund, işletme psikolojisi ve işletme eğitimi aldı. Pazarlama alanında girişimcilik yapan Siegmund, 2016'dan bu yana Saksonya-Anhalt Eyalet Meclisinde yer alıyor ve AfD'nin eyalet meclisi grubunun başkanlarından biri olarak görev yapıyor.
Saksonya-Anhalt Eyalet Meclisinin resmi açıklamasında, söz konusu toplantıda göçmen kökenli milyonlarca kişinin Almanya'dan gönderilmesini öngören bir planın tartışıldığı belirtildi.
Siegmund, Kasım 2023’te Potsdam'da düzenlenen ve göçmenlerin Almanya’dan gönderilmesine ilişkin görüşlerin ele alındığı toplantıya katıldı. Saksonya-Anhalt Eyalet Meclisi, Siegmund’un bu toplantıya katılmasının ardından Şubat 2024’te Çalışma, Sosyal İşler, Sağlık ve Eşitlik Komisyonu Başkanlığından alındığını açıkladı.
Seçim sonuçlarının ardından destekçilerine seslenen Siegmund, "Bu ülkede tarih yazdık." ifadesini kullandı ve Saksonya-Anhalt'taki sonucun Almanya genelinde siyasi bir değişimin başlangıcı olduğunu savundu.
AfD Eş Başkanı Tino Chrupalla da 2029'u işaret ederek, "En geç 2029 belirleyici seçim yılı olacak. O zamana kadar bu ülkede ikinci dönüşümü gerçekleştirmiş olacağız ve ardından Almanya'yı yöneteceğiz." dedi.
AfD karşıtı protestolar
Seçimin ardından Almanya'nın çeşitli kentlerinde AfD'ye karşı gösteriler düzenlendi.
Polisin açıklamasına göre Frankfurt'ta yaklaşık 2 bin 500 kişi, AfD hakkında kapatma sürecinin başlatılması olasılığının incelenmesini talep etti.
Berlin'de yüzlerce gösterici hükümet bölgesinden Saksonya-Anhalt Eyalet Temsilciliğine yürüdü. Mainz kentinde de AfD karşıtı bir gösteri düzenlendi.
Berlin'deki Brandenburg Kapısı önünde pazartesi günü yerel saatle 18.00'de daha geniş katılımlı bir gösteri yapılması planlanıyor.
Saksonya-Anhalt Eyalet Seçim Başkanlığı, oy sayımını sürdürüyor. Geçici resmi sonuçların gece saatlerinde veya 7 Eylül sabahında açıklanması bekleniyor.
Almanya'da seçim takvimi 20 Eylül'de Berlin ve Mecklenburg-Vorpommern eyaletlerinde yapılacak seçimlerle devam edecek. Berlin'de Temsilciler Meclisi ve ilçe meclislerinin, Mecklenburg-Vorpommern'de ise eyalet meclisinin üyeleri belirlenecek.
- Kaynak: TRT Haber | www.trthaber.com
İşgalci İsrail askerleri Batı Şeria'da bir camide namaz kılan Müslümanlara ses bombası attı
Filistin'in Sesi radyosunun haberine göre, İsrail askerleri, Beytüllahim'in güneyindeki Beyt Feccar beldesine yaptığı baskın sırasında bir camide namaz kılanların üzerine ses bombası attı.
Filistin'in Sesi radyosunun sosyal medya hesaplarında cami halısının üzerindeki ses bombasını gösteren fotoğraflar paylaşıldı.
İşgal altındaki Batı Şeria'nın kuzeyindeki Nablus vilayetine bağlı Madma köyündeki bir camide İsrail ordusunun gaz bombaları atması sonucu ibadet eden Filistinliler de boğulma tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştı.
Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, Batı Şeria'nın Nablus kentine bağlı Bizarya beldesinde, sabaha karşı Nureddin Zengi Camii'ni yakma girişiminde bulunmuş, bölgedeki duvarlara ırkçı ifadeler yazmıştı.
Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, Bizarya beldesindeki Nureddin Zengi Camii'nin kapılarını kıramayınca caminin hemen yanında yer alan Filistinlilere ait bir evin odasını ateşe vermişti.
Radikal İsrailliler, 26 Temmuz'da Tulkerim'in güneyindeki Kur köyünde bir camiyi ve Nablus'un güneyindeki Kusra'daki yapım aşamasında olan başka bir camiyi yakma girişiminde bulunmuştu.
Son aylarda İsrail'in camilere yönelik saldırıları daha sık ve çeşitli hale geldi. İsrail askerleri ve Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin, bomba atmaktan kundaklama girişimlerine ve cami duvarlarına ırkçı sloganlar yazmaya kadar çeşitli ırkçı ve saldırgan eylemler gerçekleştirdiği bildirildi.
İsrail ordusu ve Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırıları kapsamında Filistinlilerin öldürülmesi ve gözaltına alınmasının yanı sıra ev ve yapıların tahrip edilmesi, cami ve araçların ateşe verilmesi, tarım arazilerinin tahrip edilmesi, çiftçilerin topraklarına erişiminin engellenmesi ve yerleşimlerin genişletilmesi gibi uygulamalar gerçekleştiriliyor.
- Kaynak: TRT Haber | www.trthaber.com
İran: Hürmüz'ün yeni koridoruyla ilgili anlaşma önümüzdeki günlerde imzalanacak
Rızai, katıldığı bir televizyon programında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
Hürmüz Boğazı’na ilişkin yeni bir karar alacaklarını ve Umman ile Hürmüz Boğazı’nın giriş ve çıkışının İran’ın kontrolünde olan yeni koridorla ilgili anlaşmanın önümüzdeki günlerde imzalanacağını söyleyen Rızai, “Yakında Hürmüz Boğazı çevresinde kısıtlı bir alan ilan edeceğiz.” dedi.
Rızai, söz konusu alanın ABD’nin deniz ablukası uyguladığı alandan başlayarak Hürmüz Boğazı ve Basra Körfezi’ni kapsayacağını söyleyerek, ilan edilecek yeni alana "izinsiz" giren her geminin İran tarafından kara listeye alınacağı uyarısında bulundu.
Ülkesinin Hürmüz Boğazı’nda uyguladığı önlemleri sıkılaştıracağını dile getiren Rızai, İran’ın uygulayacağı sıkı önlemlerin, füze saldırılarından daha fazla etki yaratacağını belirterek, “Hürmüz Boğazı’nın açık kalması taahhüdünü ABD’lilerin saldırı ve sabotaj düzenlememesi halinde veririz.” dedi.
İran’ın ABD savaş gemilerine yönelik saldırıları hakkında da konuşan Rızai, “48 saat önce ilk kez gemisavar füzemizi ABD savaş gemisi üzerinde test ettik.” diye konuştu.
Rızai, İran ile ABD arasında arabulucu rolü üstlenen ülkelerin, iki ülke arasında imzalanan mutabakat zaptının uygulanması noktasında etkisiz olduğunu öne sürdü.
Ülkesinin halihazırda petrol sattığını dile getiren Rızai, satılan petrolün parasının da tahsil edildiğini sözlerine ekledi.
- Kaynak: TRT Haber | www.trthaber.com
Gazzeli kız çocuğu, ilk okul gününde katil İsrail'in saldırısında hayatını kaybetti
Katil İsrail'in, insansız hava aracı (İHA) ile Gazze kent merkezindeki Şifa Caddesi'nde sivil bir araca düzenlediği saldırısında hayatını kaybeden Vefa Akile ve babası Yusuf Akile'nin (36) cenazeleri, Şifa Hastanesi’ne kaldırıldı.
Söz konusu saldırı, Filistinli Vefa'nın okula dönüş sevincini büyük bir trajediye dönüştürdü.
Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, Vefa Akile'nin cansız bedeninin etrafına okul kitapları, defterleri ve kırtasiye malzemelerinin saçıldığı görülüyor.
Gazze'deki savaşın ortasında eğitime ve hayata tutunmaya çalışan binlerce çocuktan biri olan Vefa'dan geriye, okul formasıyla çekilmiş tebessüm eden bir fotoğrafı kaldı.
Saldırıların gölgesinde bir eğitim mücadelesi
Filistin Eğitim Bakanlığı, yeni ders yılının 16 Eylül'de başlayacağını duyursa da Gazze genelinde birçok okul ve alternatif eğitim noktası hazırlıklarını tamamlayarak ders başı yapmıştı.
İsrail’in neden olduğu ağır yıkım ve durmaksızın süren bombardımanı nedeniyle okul binalarının büyük kısmının kullanılamaz hale geldiği bölgede, çocuklar derslerini çoğunlukla çadırlardan oluşan geçici öğrenme merkezlerinde sürdürmeye çalışıyor.
Filistin İstatistik Merkezi verilerine göre, İsrail’in devam eden saldırılarında hayatını kaybedenlerin yüzde 30’undan fazlasını çocuklar oluştururken, yaşamını yitiren çocuk sayısı 21 bin 283'e yükseldi.
Hayatını kaybedenlerin yaklaşık 19 bini okul çağındaki öğrencilerden oluşurken, 44 binden fazla çocuk ise yaralandı.
- Kaynak: TRT Haber | www.trthaber.com