Arjantin, Paraguay ve Uruguay'da, El Nino hava olayının etkisiyle meydana gelen şiddetli yağışların yol açtığı seller nedeniyle binlerce kişi tahliye edildi.
Devamını Oku
- Fri, 2026-10-16 20:10:00
- 0
- 0
İsrail hapishanelerinde alıkonulan Filistinli çocukların yarısından fazlasının 2025'te en az bir kez hücrelere atıldığı ortaya çıktı.
Devamını Oku
- Fri, 2026-10-16 21:25:00
- 0
- 0
Yunanistan'daki Batı Trakya Türk azınlığı, öğrenci azlığı gerekçesiyle azınlık okullarının kapatılmasının, çocukların ana dillerinde eğitim almasını ve toplumun kültürel değerlerinin gelecek nesillere aktarılmasını olumsuz etkilediğini belirtiyor.
Devamını Oku
- Fri, 2026-10-16 19:13:00
- 0
- 0
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, ABD Başkanı Donald Trump'ın Rusya'daki petrol rafinerilerine yönelik saldırıları "utanç verici" olarak nitelendirmesine karşılık, yalnızca ülkesinin çıkarlarını savunduğunu söyledi.
Devamını Oku
- Fri, 2026-10-16 18:53:00
- 0
- 0
ABD'nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilciliğinden BM Yönetim ve Reform Sorumlusu Büyükelçi Jeffrey Bartos, Sudan'da devam eden çatışmaları "kabul edilemez" olarak niteleyerek, insani ateşkes çağrısı yaptı.
Devamını Oku
- Fri, 2026-10-16 17:39:00
- 0
- 0
Irak Meclisinde başbakan yardımcıları ile kabinedeki boş bakanlıklar için yapılan seçimlerde, ilk kez Irak Türkmen Cephesinden bir aday devlet bakanlığı görevine seçildi.
Devamını Oku
- Fri, 2026-10-16 17:41:00
- 0
- 0
Suudi Arabistan öncülüğündeki Arap Koalisyonu, ülkenin başkenti Riyad'ın yanı sıra batıdaki Yenbu ve güney bölgelerinde tespit edilen 3 füze ile 3 insansız hava aracının (İHA) önlenerek imha edildiğini duyurdu.
Devamını Oku
- Fri, 2026-10-16 16:09:00
- 0
- 0
İşgal altındaki Batı Şeria'da Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırısında yaralanan The Washington Post fotomuhabiri Heidi Levine, kaldırıldığı hastane yatağında yaşadıklarını anlatarak, "Yere düştüm ve yaklaşık 10 dakika boyunca beni tekmelediler." dedi.
Devamını Oku
- Fri, 2026-10-16 16:07:00
- 0
- 0
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ile yaptığı görüşmede, “ABD’nin güç kullanmak yerine mantık çerçevesinde diyalog kurması daha iyi olacaktır.” dedi.
Devamını Oku
- Fri, 2026-10-16 15:53:00
- 0
- 0
Birleşmiş Milletler Uluslararası Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) Sözcüsü Ricardo Pires, Gazze'de ateşkes sürecinde 340'tan fazla çocuğun saldırılar neticesinde öldüğünü, yüzlercesinin de yaralandığını duyurdu.
Devamını Oku
- Fri, 2026-10-16 15:49:00
- 0
- 0
Japonya Meteoroloji Ajansı'nın, Rusya açıklarında meydana gelen bir depremi yanlış hesaplayarak 9.9 büyüklüğünde ve tarihi bir felaket olabileceği uyarısıyla erken alarm vermesi ülkede büyük paniğe yol açtı. Dakikalar sonra alarmın geri çekilmesiyle rahat bir nefes alınırken, sistem ilk kez iptal duyurusu yapmış oldu.
Devamını Oku
- Fri, 2026-10-16 15:46:00
- 0
- 0
İsrailli inşaat ve altyapı şirketleri, İsrail ordusunun 3 yılı aşkın süredir yürüttüğü soykırım saldırılarıyla büyük yıkıma uğrattığı Gazze Şeridi'nde milyarlarca dolar değerindeki yeniden inşa ihalelerine göz dikti.
Devamını OkuGüney Amerika’da El Nino selleri: Binlerce kişi tahliye edildi
Günlerdir devam eden şiddetli yağışlar, Parana, Uruguay ve Iguazu nehirlerinin su seviyelerini yükselterek Arjantin'in kuzeydoğusunda, Paraguay'ın güneyinde ve Uruguay'ın batısında taşkınlara neden oldu.
Arjantin'in kuzeydoğusundaki Corrientes eyaletinde Parana nehrinin su seviyesi yükseldiği için çiftçiler sular altında kalan meralardaki büyükbaş hayvanlarını daha yüksek kesimlere taşımaya çalışırken, pek çok kişi tahliye edildi.
Yetkililer, yeni yağışlara karşı kanallar açılması ve drenaj sistemleri kurulması için bölgede çalışma başlattı.
Sel nedeniyle en fazla tahliye ise Paraguay'da gerçekleştirildi. Yetkililer, Ayolas kentinde Parana Nehri'nin son 40 yılın en yüksek seviyesine ulaştığını ve su seviyesinin daha da yükselebileceğini belirterek, 2 binden fazla kişinin tahliye edildiğini kaydetti.
Arjantin ile Brezilya sınırındaki Iguazu Şelaleleri'nde ise yükselen su seviyesi nedeniyle turistlerin ziyaret ettiği Şeytan Boğazı'na ulaşımı sağlayan yürüyüş yolu kapatıldı.
Uruguay'da da Arjantin ile ortak kullanılan Salto Grande hidroelektrik barajının kapakları, yükselen nehir seviyesini düşürmek amacıyla kademeli olarak açıldı. Bunun sonucunda nehrin aşağı kesimlerindeki bazı yerleşim yerleri sular altında kalırken, onlarca kişi evlerine dönemedi.
Yetkililer, bölgede şiddetli yağışların devam etmesinin beklendiği uyarısında bulundu.
El Nino ve La Nina hava olayları
El Nino, ekvatoral Pasifik'in orta ve doğu kesimlerinde deniz yüzeyi sıcaklıklarının normalin üzerine çıkmasıyla gelişen bir hava olayı olarak tanımlanıyor.
Pasifik Okyanusu'ndaki El Nino hava olayı, özellikle okyanuslara kıyısı bulunan bölgelerde ve dünya genelinde sıcaklık artışına neden oluyor.
Bunun tersi şeklinde nitelendirilebilecek La Nina ise dünya için daha soğuk hava koşulları anlamına geliyor. El Nino ile La Nina arasındaki geçişte de nötr yani doğal hava olayları geçerli oluyor.
- Kaynak: TRT Haber | www.trthaber.com
Eli kanlı İsrail, Filistinli çocukların çoğuna hücre cezası verdi
İsrail merkezli insan hakları örgütleri "İşkenceye Karşı Kamu Komitesi" ile "Çocuk Gözaltılarına Karşı Ebeveynler", İsrail Hapishaneler İdaresi'nden aldığı verilere dayandırdığı açıklamasında, geçen yıl hapishanelerde alıkonulan 635 Filistinli çocuktan 351'inin tek kişilik hücrelerde tecrit edildiğini belirtti.
Hücrelere atılan çocukların yüzde 92'si hakkında herhangi bir mahkeme kararı bulunmadığı vurgulanan açıklamada, bunlar arasında hiçbir suçlama yöneltilmeksizin "idari tutukluluk" kapsamında tutulan 115 Filistinli çocuğun da yer aldığı aktarıldı.
Filistinli çocuklara 666 kez tecrit uygulandı
Alıkonulan bazı Filistinli çocukların 8 kez hücre hapsine çarptırılarak tecrit edildiğine dikkat çekilen açıklamada, İsrail hapishanelerinde çocuklara hücre hapsi cezasının tekrarlayan bir uygulama olduğu vurgulandı.
Filistinli çocukların geçen yıl toplamda 666 kez hücre hapsine alındığı belirtilirken, 154 çocuğun birden fazla kez hücreye atıldığı, 42 çocuğun ise 4 ila 8 kez tek kişilik hücrelerde tutulduğu aktarıldı.
Söz konusu tecrit sürelerinin genellikle aralıksız 7 gün sürdüğü, bazı durumlarda ise 2 haftaya kadar uzatıldığı bildirildi.
BM hukukuna aykırı uygulama
İsrail Hapishaneler İdaresi'nin yönetmeliğinde yetişkinler ile çocuklar arasında hücre cezası açısından bir ayrım yapılmazken, Birleşmiş Milletler (BM) Çocuk Hakları Komitesi çocukların tek kişilik hücrelerde tutulmasını yasaklıyor.
Çocuk Gözaltılarına Karşı Ebeveynler Örgütü Direktörü Titi Carmel, Haaretz gazetesine yaptığı açıklamada, hücre cezasının çocuklar üzerinde ağır psikolojik tahribat bıraktığına dikkati çekti.
Carmel, "Endişe verici olan sadece bu cezanın uygulanması değil sistematik ve tekrarlayan bir uygulama haline gelmesidir." değerlendirmesinde bulundu.
Uyuz salgını ve kötüleşen hapishane koşuları
Haaretz'in haberinde 2024 başından bu yana Filistinli esirlerin tutulduğu hapishanelerde uyuz salgınının giderek arttığına ve ağırlaşan koşullara dikkat çekildi.
Serbest bırakılan esirler ve avukatların ifadelerinde, hücrelerdeki aşırı kalabalık, temizlik malzemesi eksikliği ve kişisel temizlik imkanlarının kısıtlanmasının salgının yayılmasına neden olduğu belirtildi.
Ayrıca Filistinli esirlere yalnızca iki kıyafet verildiği ve çamaşır kurutma alanı bulunmadığı için ıslak kıyafet giymek zorunda kaldıkları vurgulandı.
İsrail Hapishane Hizmetleri ise iddialara ilişkin açıklamasında, verilerin uyuz hastalığı nedeniyle hücre cezası verildiğini göstermediğini ve tıbbi bakıma ihtiyaç duyan tutukluların gerekli muayeneden geçirildiğini savundu.
İsrail'in "idari tutukluluk" uygulaması
"İdari tutukluluk" uygulaması İsrail’in, işgal ettiği topraklardaki Filistinlileri, hiçbir suçlama yöneltilmeksizin tutuklaması anlamına geliyor.
Filistinliler, haklarındaki suçlamayı öğrenemeden ve kendilerini savunma hakkından mahrum bırakılarak 6 aya kadar hapse atılabiliyor.
Bu süreden sonra askeri mahkemeye sevk edilen ancak suçlamalardan habersiz bir Filistinlinin tutukluluk süresi 5 yıla kadar defalarca uzatılabiliyor.
İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ne saldırılarını başlattığı Ekim 2023'ten bu yana işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te Filistinlilere yönelik gözaltı, baskın ve saldırılarda artış yaşanıyor.
- Kaynak: TRT Haber | www.trthaber.com
Yunanistan Batı Trakya Türklerinin okullarını kapattı
Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı ve İskeçe Seçilmiş Müftüsü Mustafa Trampa, 2026-2027 eğitim öğretim yılında Rodop'ta 5, İskeçe'de 2 ve Meriç'te 1 olmak üzere, 8 Türk azınlık ilkokulunun faaliyetlerinin askıya alındığını açıkladı.
İşlemin geçici olarak tanımlanmasına rağmen okulların fiilen kapandığını belirten Trampa, bu uygulamayı Batı Trakya Türk toplumunun hareket alanını daraltan bir müdahale olarak nitelendirdi.
{ilgili-haber-951998}
Mustafa Trampa, azınlık eğitiminin Lozan Antlaşması, ikili anlaşmalar ve uluslararası hukuktan kaynaklanan özel bir statüye sahip olduğunu vurgulayarak okulların kapatılmasının bu statüyle bağdaşmadığını ifade etti.
"Türkçemizi muhafaza etmek istiyorsak okullarımızı da muhafaza etmek zorundayız"
Azınlık okullarının toplumun dilini, dinini ve kültürel değerlerini korumasında temel rol üstlendiğini belirten Trampa, Türkçe ve Yunanca eğitim verilen bu kurumların varlığının gelecek nesiller açısından önem taşıdığını dile getirdi.
Trampa, toplumun hikayelerinin, geleneklerinin ve dini değerlerinin dil aracılığıyla kuşaktan kuşağa aktarıldığına işaret ederek, "Şimdi biz bu dili, bu Türkçemizi muhafaza etmek istiyorsak okullarımızı da muhafaza etmek zorundayız." dedi.
Velilerin çocuklarını azınlık okullarına göndermesinin bu kurumların yaşatılmasına katkı sağlayacağını vurgulayan Trampa, bunun aynı zamanda Batı Trakya Müslüman Türk toplumunun kimliğini ve kültürel devamlılığını korumak anlamına geldiğini kaydetti.
Mustafa Trampa, öğrenci sayısındaki düşüşün okulların kapatılması için gerekçe yapılmasını eleştirerek İstanbul ve Gökçeada'daki Rum azınlık okullarının öğrenci sayıları az olsa da varlıklarını sürdürebilmesi için Türkiye'nin çaba gösterdiğini söyledi.
Yunanistan'dan da benzer bir yaklaşım beklediklerine dikkati çeken Trampa, azınlık okullarının korunmasının bölgenin kültürel zenginliğinin yaşatılmasına katkı sağlayacağını ifade etti.
"Okulların kapanması çocukları ve aileleri de etkiliyor"
Trampa, köylerdeki azınlık okullarının kapatılmasıyla ilkokul çağındaki çocukların başka yerleşimlere gitmek zorunda kaldığını, bu durumun çocuklar ve aileleri üzerinde ekonomik ve psikolojik yük oluşturduğunu anlattı.
Özellikle kış koşullarında küçük çocukların bir köyden diğerine taşınmasının zorluğuna işaret eden Trampa, okulun kapanmasının köy yaşamını da olumsuz etkilediğini belirtti.
Trampa, "Bir köyde zaten bir okulun kapanması demek, o köyün o kültürel havasının yok olması demek. O eğitim atmosferinin yok olması demek." ifadesini kullandı.
Meselenin yalnızca ulaşım veya ekonomik yükle sınırlı olmadığını vurgulayan Trampa, azınlığın eğitim hakkının korunması gerektiğini dile getirdi.
Atina'ya diyalog ve özel statüye saygı çağrısı
İskeçe Azınlık Ortaokulu-Lisesi Encümen Heyeti Başkanı Ozan Ahmetoğlu da son yıllarda özellikle Türk azınlık ilkokullarının sayısında ciddi azalma yaşandığını söyledi.
Yunanistan genelinde öğrenci sayısı belirli bir düzeyin altına düşen okulların kapatıldığını ve öğrencilerin yakın yerleşimlerdeki okullara yönlendirildiğini anlatan Ahmetoğlu, azınlık okullarının özel ve özerk statüsü gözetilmeden aynı uygulamaya tabi tutulmasını eleştirdi.
Ahmetoğlu, başta Lozan Antlaşması olmak üzere, uluslararası ve ikili anlaşmalarla belirlenen bu statünün azınlık okullarına özel koruma sağlaması gerektiğini ifade etti.
Soruna ortak ve kabul edilebilir bir çözüm bulunabilmesi için Yunanistan Eğitim Bakanlığının azınlık toplumu ve eğitim kurumlarıyla istişare yürütmesi gerektiğini kaydeden Ahmetoğlu, "Ne yazık ki böyle bir diyalog ve istişare ortamının olmadığını görüyoruz." dedi.
Ahmetoğlu, azınlık ilkokulları, ortaokulları ve liselerinde eğitim kalitesinin yükseltilmesi için 30 yıldır yapılan çağrıların da karşılıksız kaldığını aktardı.
Bu yaklaşımın toplumda ve velilerde, azınlık okullarının tek tek kapatılarak itibarsızlaştırılmasının ve zamanla ortadan kalkmasının istendiği yönünde bir kanaat oluşturduğunu dile getiren Ahmetoğlu, Atina'nın tutumunu değiştirmesi gerektiğini vurguladı.
"Bu, kazanılmış bir hakkımız ve bu hakkı kullanmak istiyoruz"
Ahmetoğlu, azınlık çocuklarının kendi okullarında Türkçe ve Yunanca eğitim alma hakkına sahip olduğunu belirterek, "Bu, kazanılmış bir hakkımız ve bu hakkı kullanmak istiyoruz." diye konuştu.
Çocukların hem kendi dil ve kültürlerini hem de Yunanistan'ın resmi dili Yunancayı iyi öğrenmesini istediklerini anlatan Ahmetoğlu, şunları kaydetti:
"Azınlık okulunu sadece bir okul olarak görmüyoruz, aynı zamanda kültürel devamlılığı, kimlik ve aidiyeti de ayakta tutan çok önemli bir kurum olarak görüyoruz. Bu isteğimizin, bu talebimizin, bu beklentimizin de Yunanistan devleti tarafından kabul edilmesini, buna saygı gösterilmesini istiyor, bekliyor ve talep ediyoruz."
- Kaynak: TRT Haber | www.trthaber.com
Zelenski'den Trump'a yanıt: Ukrayna kendini savunma hakkına sahip
İki ülke arasındaki gerilim, ABD'nin Rusya ile yaptığı dizel yakıt anlaşması ve Ukrayna'nın askeri iletişim altyapısına yönelik kısıtlamalar nedeniyle arttı.
Trump, ABD merkezli Newsmax kanalına verdiği röportajda, Zelenskiy'den hoşlanmadığını belirterek, Ukrayna liderinin ABD açısından birlikte çalışılması kolay biri olmadığını ifade etti. Zelenskiy'nin barış istediğini söylediğini ancak uzlaşmaya yanaşmadığını öne süren Trump, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Zelenskiy arasındaki karşılıklı düşmanlığın anlaşmaya varılmasını zorlaştırdığını savundu.
Ukrayna'nın Rus petrol rafinerilerine yönelik saldırılarını yeniden başlatmasını da eleştiren Trump, bu saldırıların küresel petrol fiyatlarını yükselttiğini ileri sürdü. Trump'ın tepkisinin, Rusya'nın ABD'ye dizel yakıt ihracatını etkileyebilecek saldırılardan kaynaklandığı belirtildi.
ABD ile Rusya arasında yapılan ve 300 bin ton dizel yakıtın ABD ile küresel pazara gönderilmesini öngören anlaşma, Kiev yönetiminin tepkisini çekti. Zelenskiy, söz konusu anlaşmanın Putin'e bir hediye olduğunu belirterek, "Bu, savaşı finanse etmek için doğrudan Putin'in cebine daha fazla para koyacak." dedi.
ABD'de şubat ayında İran'la savaşın başlamasından bu yana özellikle dizel yakıt fiyatlarının önemli ölçüde yükseldiği, Trump'ın da yaklaşan ara seçimler öncesinde fiyatları düşürmeye çalıştığı kaydedildi.
Starlink gerilimi
Washington ile Kiev arasındaki anlaşmazlık, Ukrayna ordusunun sahadaki iletişiminde kritik öneme sahip ABD'ye ait Starlink uydu internet ağına erişimde kısıtlamalar getirilmesiyle daha da derinleşti.
Zelenskiy, salı gecesi yaşanan bağlantı yavaşlamasını "çok tehlikeli ve hoş olmayan bir sürpriz" olarak nitelendirdi. Ukrayna lideri, bağlantı hızlarının henüz tamamen normale dönmediğini belirtti.
Söz konusu yavaşlamanın yaşandığı sırada Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırılarında can kayıpları meydana geldi. Ukraynalı yetkililer ve bölge sakinleri, saldırılar öncesinde herhangi bir uyarı yapılmadığını bildirdi.
Trump yönetiminin daha önce, Ukrayna'nın Rus petrol rafinerilerine yönelik saldırılarını durdurmaması halinde Kiev ile istihbarat paylaşımını kesebileceği uyarısında bulunduğu da aktarıldı. İstihbarat paylaşımı, Ukrayna'nın savunma kapasitesi açısından önem taşıyor.
Zelenski'den destek çağrısı
Londra ziyaretinin ardından Brüksel'de düzenlenen Avrupa Birliği (AB) zirvesine katılan Zelenskiy, Avrupalı müttefiklerinin desteğinden memnuniyet duyduğunu söyledi. ABD ile ilişkilerdeki gerilime değinen Ukrayna lideri, Avrupa'yı bölmek veya küçük düşürmek yerine müttefik olmak isteyen çok sayıda Amerikalının bulunduğunu ifade etti.
Zelenskiy, Rusya ile savaşın gelecek yıl Ukrayna'ya 155 milyar avroya mal olacağını belirterek, savunma ve silah ihtiyaçları için AB'den en az 70 milyar avro destek gerektiğini bildirdi. Ukrayna'nın insansız hava aracı (İHA) üretimini üç katına çıkarabilecek kapasiteye sahip olduğunu ancak bunun için yeterli finansmanının bulunmadığını kaydetti.
Ukrayna'nın karşı karşıya olduğu önemli sorunlardan birinin de kentleri ve yerleşim yerlerini korumak için kullanılan ABD yapımı Patriot hava savunma füzelerindeki eksiklik olduğu belirtildi. Zelenskiy, Avrupa'nın ülkesinin kış boyunca ihtiyaç duyacağı önleme füzelerine sahip olduğuna inandığını ancak bu silahların Ukrayna'ya parça parça ulaştığını söyledi.
AB zirvesinin ardından düzenlenen basın toplantısında Zelenskiy'ye, Trump'ın kendi siyasi sorunları nedeniyle kendisini günah keçisi ilan edip etmediği soruldu. Sorunun ardından gülümseyen Zelenskiy, gazetecilerin gülüşmeleri arasında, "Cevabım bu." ifadesini kullandı.
Öte yandan Rusya ve Ukrayna'nın enerji altyapılarına yönelik saldırıları sürerken Trump, geçen hafta enerji tesislerine yönelik saldırıların durdurulacağını açıklamıştı. Kiev, Moskova'nın da saldırıları durdurması halinde aynı adımı atacağını bildirmiş ancak Rusya böyle bir anlaşmayı kabul etmediğini belirterek saldırılarını sürdürmüştü. Bunun üzerine Ukrayna, üç gün sonra Rus petrol rafinerilerine yönelik saldırılarına yeniden başlamıştı.
- Kaynak: TRT Haber | www.trthaber.com
ABD, Sudan'daki çatışmalar için "insani ateşkes" çağrısı yaptı
Bartos, Sudan gündemiyle toplanan BM Güvenlik Konseyi’nde konuştu.
Sudan’daki çatışmaların her geçen gün devam etmesinin kabul edilemez olduğunu belirten Bartos, ülkede sivillerin sadece çatışmalardan değil artan kıtlık riskinin şiddetlendirdiği açlık ve sağlık sorunları nedeniyle de öldüğünü söyledi.
Bartos, “İnsani bir ateşkes gerekiyor. Tekrar ediyorum; insani bir ateşkes gerekli. İnsani ateşkes, Sudan halkının süregelen acılarını hafifletecektir ve bu amaca ulaşmak için taraflarla çalışmaya devam edeceğiz.” ifadesini kullandı.
Ancak barış ve siyasi çabaların birbirini güçlendirmesi gerektiğini vurgulayan Bartos, insani bir ateşkes olmadan Sudan genelindeki sivilleri ve ülke dışına sığınanları da kapsayan gerçek bir diyalog kurulamayacağını dile getirdi.
Bartos, BM Güvenlik Konseyi’ne, Sudan'a devam eden silah akışını durdurmak için somut adımlar atma ve ülkede kapsamlı siyasi çözüm için destek verme çağrısında bulunarak, “Herhangi bir ulusal siyasi diyalog, Sudanlıların sahipliğinde ve liderliğinde olmalıdır. Barışı yeniden tesis etme ve gücü Sudan halkına geri verme zamanı geldi.” diye konuştu.
- Kaynak: TRT Haber | www.trthaber.com
Irak’ta ilk kez Irak Türkmen Cephesi'nden bir isim devlet bakanı oldu
Nisanda, 100 yıl aradan sonra Kerkük Valiliği görevine seçilen Irak Türkmen Cephesi (ITC) Başkanı Muhammed Seman Ağa, Irak Meclisi tarafından devlet bakanlığı görevine getirildi.
Ağa’nın 19 Ekim Pazartesi günü Valilik görevinden istifasını Kerkük İl Meclisine sunması bekleniyor. Daha sonra Irak Türkmen Cephesinin, Kerkük İl Meclisine sunacağı 3 adaydan biri de yine Kerkük Valiliği görevine seçilecek.
Kerkük'teki Türkmen, Kürt ve Arap siyasi koalisyonları arasında varılan dönüşümlü valilik anlaşması uyarınca, valilik görevi bu yılın sonuna kadar Türkmenlerde olacak.
Devlet bakanlığına seçilen ITC Başkanı Ağa, sosyal medya hesabından Türkçe yaptığı paylaşımda, şu ifadeleri kullandı:
"Irak’a ve Türkmen milletimize hayırlı olsun. Görevimizi layıkıyla yapacağız inşallah. Allah utandırmasın!"
"Irak ve Türkiye arasındaki ilişkilere de katkı sunacağız"
Yeni dönemde yalnızca Türkmenlerin değil Irak'taki tüm etnik ve siyasi kesimlerin sesi olacaklarını vurgulayan Ağa, Irak-Türkiye ilişkilerinin geliştirilmesine de katkı sunacaklarını ifade etti.
Irak hükümetinde ilk kez ITC'li bir bakanın kabinede yer alacağını söyleyen Ağa, şöyle devam etti:
"İlk defa ITC teşkilatında yetişmiş birisi olarak bakanlık için göreve başlayacağız. Bunu da Türkmen milletinin desteği ve oyu arkamızda olmasa gerçekleştiremezdik. Tüm Türkmen milletinin gözü aydın olsun."
Ağa, Türkmenlere bakanlık görevi verilmesine yönelik sürecin Başbakan Ali ez-Zeydi'nin teklifiyle başladığını belirtti.
"Türkmen bir kardeşimiz Kerkük'te vali olarak göreve devam edecek"
"100 yıldır üstlenemediğimiz Kerkük Valiliği görevini üstlenme sözü vermiştik ve bunu dönüşümlü olarak başardık." diyen Ağa, kendisinden boşalacak valilik makamına yine bir Türkmen'in geleceğini belirtti.
Ağa, yeni Kerkük Valisi seçimi için süreci ise "Yerel seçimlere yaklaşık 14 ay kaldı. Bu sürenin birkaç ayında daha valilik görevi Türkmenlerde olacak, kalan dönemde ise Araplara geçecek. Önümüzdeki birkaç gün içinde Kerkük İl Meclisi toplanacak ve Türkmen bir kardeşimiz valilik görevini devralacak. Milletimizin içi rahat olsun." sözleriyle anlattı.
Irak ve Orta Doğu'nun kritik bir dönemden geçtiğine dikkati çeken Ağa, şunları söyledi:
"Türkmenlerin ve Irak Türkmen Cephesinin Bakanlar Kurulunda temsil edilmesi büyük önem taşıyor. Milletimize mesajımız şudur: Bu bakanlık yalnızca Irak Türkmen Cephesinin değil bütün Türkmenlerin bakanlığıdır.
Sadece ITC'yi değil tüm Türkmen siyasi partilerini ve Türkmeneli coğrafyasını temsil edeceğiz. Aynı zamanda tüm Irak halkına hizmet etmek için çalışacağız."
Irak Devlet Bakanı Ağa, gelecek seçimlerde de ITC ve diğer Türkmen siyasi partilerle tek seçim bloku olarak katılma vizyonuna sahip olduklarını ifade etti.
Irak ve Türkiye arasındaki ilişkilere de katkı sunacağız
"Sünnisiyle Şiisiyle bütün Türkmenler olarak birlik içinde hareket edecek, tüm Türkmen siyasi partilerinin sesi olacağız." diyen Ağa, "Kerkük Valiliği dönemimizde Türkmen, Kürt, Arap ve Hristiyanlar arasında ayrım yapmadık. Bakanlar Kurulunda da bütün etnik kesimleri temsil edecek, Irak'ın tüm illerine ve halkına hizmet edeceğiz." diye konuştu.
Ağa, Iraklı Türkmen bir bakan olarak Türkiye ile Irak arasındaki ilişkilerin geliştirilmesine de katkı sunacaklarını belirtti.
Türkmen Bakan, "Kalkınma Yolu Projesi başta olmak üzere su, enerji, ticaret ve güvenlik gibi iki ülkeyi ilgilendiren ortak konularda Iraklı diğer bakanlarla işbirliği içinde çalışacağız." ifadelerini kullandı.
Muhammed Seman Ağa, Başbakan Zeydi'nin kendisine önemli dosyalar üzerinde çalışma sorumluluğu vereceğini belirterek, "Önümüzdeki 4 yıl boyunca Türkmen bir bakan olarak bu topraklarda yaşayan halkımıza ve ülkemize önemli katkılar sunacağımıza inanıyor ve bunu temenni ediyorum." diyerek sözlerini tamamladı.
- Kaynak: TRT Haber | www.trthaber.com
Arap Koalisyonu: Suudi Arabistan'a yönelik 6 füze ve İHA saldırısı önlendi
Arap Koalisyonu Sözcüsü Tuğgeneral Turki el-Maliki, yayımladığı yazılı açıklamada, Suudi Arabistan'ın batısında Kızıldeniz kıyısındaki Yenbu kenti semalarında tespit edilen bir balistik füzenin engellendiğini belirtti.
Kızıldeniz üzerinde de tespit edilen 2 seyir füzesinin imha edildiğini aktaran Maliki, başkent Riyad ve güney bölgesinde ise 3 İHA'nın tespit edilerek düşürüldüğünü ifade etti.
Suudi Arabistan Sivil Savunma Müdürlüğü, birkaç saat önce ülkenin batısındaki Yenbu kentinde erken uyarı sistemlerinin devreye alındığını açıklamıştı.
Yemen'deki İran destekli Husiler, bir süredir Suudi Arabistan'da başkent Riyad ve diğer birçok bölgeye balistik füze ve İHA'larla saldırılar düzenliyor.
- Kaynak: TRT Haber | www.trthaber.com
Batı Şeria'da İsraillilerin yaraladığı Washington Post fotomuhabiri, saldırıyı anlattı
İşgal altındaki Batı Şeria'daki Ebu Falah köyünde bugün Filistinliler ile bölgedeki zeytin hasadını takip eden Levine, Filistin topraklarını gasbeden yüzleri maskeli 80 civarında İsraillinin saldırısına uğradı.
Ramallah'ta kaldırıldığı hastanede gazetecilere konuşan Levine, Filistin topraklarını gasbeden maskeli İsraillilerin zeytin hasadı yapan Filistinlilere ve onları korumaya gelen aktivistlere sapanlar ve molotofkokteylleriyle saldırdığını söyleyerek, şunları dile getirdi:
"Saldırgan grup hızla üzerimize doğru koşuyordu, alandaki herkes geri çekilmeye başladı. Olay anında çevrede hiçbir İsrail askeri bulunmuyordu. Bir anda saldırıya uğradım."
{ilgili-haber-960301}
İlk etapta en az 25 ila 50 kişilik bir grubun alana indiğini gördüğünü dile getiren ABD'li fotomuhabiri, yaşadığı dehşeti şu sözlerle anlattı:
"Yere düştüm ve yaklaşık 10 dakika boyunca beni tekmelediler. Fotoğraf makinelerime ve çantama tutunmaya çalışıyordum. Pasaportumun olduğu bel çantamı, makinelerimi zorla söküp aldılar, çantamı parçaladılar.
Boynumda iple asılı olan telefonumun ipini koparıp aldılar ve beni tekmelemeyi sürdürdüler. Başımda kaskım, üzerimde siyah ceketim vardı; en azından bunlar başımı ve beni korudu. Kalkıp tekrar tekmelediler, bu durum 10 dakikadan fazla devam etti."
Saldırının ardından Filistinlilerin araya girerek kendisini kurtarmayı başardığını ve güvenli bir alana taşıdığını belirten Levine, olay yerine gelen ambulansla önce Ebu Felah'taki tıp merkezine, ardından hastaneye nakledildiğini kaydetti.
Levine, yaşananları "tam bir delilik" şeklinde nitelendirerek, saldırı sırasında şiddeti engellemeye çalışan hiç kimseyi görmediğini vurguladı.
Vücudunun çeşitli yerlerinden yaralanan Levine'in, aldığı darbeler nedeniyle kanayan sol eli ve sol ayağı doktorlar tarafından sargıya alındı.
Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, sık sık zeytin hasadı yapan Filistinliler ve bölgede bulunan gazetecileri saldırılarla hedef alıyor.
- Kaynak: TRT Haber | www.trthaber.com
İran: ABD’nin güç kullanmak yerine mantık çerçevesinde diyalog kurması daha iyi olacaktır
İran Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamaya göre, Pezeşkiyan ve Paşinyan, Erivan’da düzenlenen BM Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesi (UNCCD) 17. Taraflar Konferansı'nda (COP17) Liderler Zirvesi marjında bir araya geldi.
Pezeşkiyan görüşme sırasında, ABD’nin yalnızca İran için değil tüm dünya için sorunlar meydana getirdiğini belirterek, “Eğer ABD bu yolda ilerlerse bütün dünya için durumlar daha kötü olacak. ABD’nin güç kullanmak yerine mantık çerçevesinde diyalog kurması daha iyi olacaktır.” ifadelerini kullandı.
Ülkesinin halkı ile birlikte komşularıyla koordinasyon içinde dünya ile ilişkilerini sürdürmeye devam edeceğini vurgulayan Pezeşkiyan, ABD’nin bu durumu iyice anlaması gerektiğini söyledi.
Pezeşkiyan ayrıca İran ile Ermenistan arasındaki ilişkilere de değinerek, Tahran-Erivan işbirliğinin çeşitli alanlarda geliştirilmesi gerektiğini ve ülkesinin bu konuda kararlı olduğunu belirtti.
Paşinyan ise, İran ile Ermenistan arasındaki tarihi kültürel bağlara atıf yaparak, bölgede barış ve istikrar istediklerini ve ülkesinin de komşu ülkelerle ilişkilerini geliştirmeye çalıştığını dile getirdi.
- Kaynak: TRT Haber | www.trthaber.com
UNICEF: Gazze'de ateşkes sürecinde 340'tan fazla çocuk öldü, yüzlercesi yaralandı
Pires, Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisinin haftalık basın toplantısında İsrail'in ateşkese rağmen sürdürdüğü saldırılar ve abluka altında tuttuğu Gazze'deki duruma ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Gazze'de varılan ateşkese rağmen geçen iki haftada saldırılar sonucu 5 erkek ve iki kız çocuğunun hayatını kaybettiğini belirten Pires, en az 33 çocuğun ise ciddi şekilde yaralandığını söyledi.
Pires, daha önce aldıkları yaralar nedeniyle iki erkek çocuğun daha yaşamını yitirdiğine dikkati çekerek, "Ateşkesin ilanından bu yana geçen bir yılı aşkın sürede 340'tan fazla çocuk öldü, yüzlercesi ise yaralandı." dedi.
Gazze'de yaklaşık 800 bin çocuğun hala yerinden edilmiş durumda olduğunu vurgulayan Pires, çoğunun çadırlarda ya da bombalanmış ve tehlikeli binalarda yaşadığını söyledi.
Gazze'de birçok temel hizmet hala işlevsel değil
Pires, "Gazze’de tahminen 60 bin çocuk, anne veya babasından birini ya da her ikisini birden kaybetti." dedi.
Gazze'de çocukların dördüncü defa hayatta kalma mücadelesi verdikleri kış mevsimini yaşadıklarını anlatan Pires, ateşkesle gıda güvenliği durumunun bir nebze iyileştiğini ancak çocuklar için savaşın sonuçlarının günlük yaşamın her alanına sirayet etmiş durumda olduğunu vurguladı.
Pires, Ekim 2025'teki ateşkesin ilanından bu yana 560 binden fazla çocuğun, UNICEF destekli 200’den fazla öğrenim merkezi başta olmak üzere bağlı kurumlardaki eğitime geri döndüklerini belirtti.
Gazze'de birçok temel hizmetin hala işlevsel olmadığını vurgulayan Pires, ihtiyaçların çok büyük olduğunu ve mevcut finansmanın gereken miktarın oldukça altında kaldığına işaret etti.
Öte yandan, Gazze'deki tıbbi tahliyelere ilişkin Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Sözcüsü Tarik Jasarevic, 12 Ekim'de tıbbi tahliye gerçekleştirildiğini kaydetti.
Jasarevic, “BM, hastaların Gazze içinde bulunmayan uzmanlaşmış bakıma erişebilmeleri için tıbbi tahliyeleri desteklemeye kararlı." ifadesini kullandı.
- Kaynak: TRT Haber | www.trthaber.com
Tarihin en büyük depremi sanıldı: 9.9'luk alarm Japonya'yı ayağa kaldırdı
Cuma öğle saatlerinde cep telefonlarında çalmaya başlayan acil durum alarmları ve şehir hoparlörlerinden yapılan uyarılar halkı sokağa döktü.
Rusya'nın Kamçatka Yarımadası açıklarında kaydedilen 6.9 büyüklüğündeki gerçek sarsıntıyı, Japonya'daki deprem formülleriyle uzaktaki bir merkeze göre yanlış harmanlayan sistem, depremin büyüklüğünü tarihin en büyük sarsıntılarından biri olarak raporladı.
Yetkililer olası bir siber saldırı ihtimalini dışlarken, uzak depremler için kullanılan hesaplama formüllerindeki veri işleme hatası üzerinde durulduğunu açıkladı.
Tarihte bir ilk yaşandı ve alarm iptal edildi
Japonya Meteoroloji Ajansı tarihte ilk kez bir deprem erken uyarı alarmını resmi olarak geri çekti. Sadece şindo 1 seviyesinde hissedilen ve neredeyse kimsenin fark etmediği hafif sarsıntının ardından ajans, hatalı bildirimi düzeltmek için ikinci bir acil alarm yayımladı.
Hükümet yetkilileri, tahliye edilen vatandaşların yaşadığı endişeyi ve günlük hayatı sekteye uğratan bu hatayı ciddiyetle ele aldıklarını belirtti.
Tren seferleri geçici olarak durdu
Yanlış alarm Tokyo genelinde ve ülke genelindeki ulaşım ağlarında kısa süreli aksamalara neden oldu.
Shinkansen hızlı tren hatları otomatik güvenlik sistemlerinin devreye girmesiyle on beş dakikalığına durdurulurken, vatandaşlar sokaklarda ve binalarda kısa süreli şaşkınlık yaşadı.
Yetkililer sensör verilerindeki gürültü ve veri işleme süreçlerinin detaylıca incelendiğini, sistemin güvenilirliğini artırmak için çalışmaların sürdüğünü kaydetti.
- Kaynak: TRT Haber | www.trthaber.com
İsrailli şirketler, soykırım yaptıkları Gazze'nin yeniden inşasına ilişkin milyar dolarlık ihalelere göz dikti
Haaretz gazetesinin haberinde, ABD Başkanı Donald Trump öncülüğünde kurulan Barış Kurulu'nun Gazze Şeridi'nin İsrail ordusu işgalindeki bölgelerinde yürütülecek yeniden inşa çalışmaları için 60 ihale açmayı planladığını belirtti.
Barış Kurulu denetiminde bölgede yürütülecek yeniden inşa projelerinin toplam maliyetinin 70 milyar dolara ulaşmasının beklendiği aktarılıyor.
Habere göre, soykırımcı İsrail'in en büyük mühendislik ve altyapı şirketleri, milyarlarca dolar değerindeki söz konusu ihaleleri alabilmek için birbiriyle yarışıyor.
İhaleler için yarışan İsrailli firmalar arasında altyapı ve inşaat alanlarında faaliyet gösteren Danya Cebus, Electra, Oron Group, Talor Karadi Group ve Shapir yer aldı.
İsrail ordusunun yerle bir ettiği Gazze Şeridi’ndeki yeniden inşa faaliyetlerinden milyar dolarlarca kâr elde etmek isteyen şirketlerin şimdiden bazı ihaleler için fiyat teklifi sundukları ve ön yeterlilik şartlarını karşılayıp karşılayamadıklarının tespiti için belgelerini teslim ettikleri vurgulandı.
İsrailli şirketler, soykırım yaptıkları Gazze'deki enkazdan milyarlar kazanmayı amaçlıyor
Haaretz'in haberinde, İsrailli şirketlerin henüz ihaleleri kazanıp kazanmadığının netleşmediği belirtildi.
Ancak yabancı şirketlerin Gazze'nin yeniden inşasına ilişkin ihaleleri alması durumunda dahi İsrail merkezli firmalardan yüksek kâr getirecek lojistik ve altyapı hizmeti verebilecekleri öne sürüldü.
Öte yandan, Gazze'nin yeniden inşasına finansmanını üstleneceği iddia edilen BAE ile diğer Körfez ülkelerinden şirketlerin açılan ihalelere katıldığına ilişkin bilgi bulunmadığı da aktarıldı.
Bazı ABD-İsrailli şirketler ihalelere ortak teklif verdi
Haaretz gazetesi, Barış Kurulu'nun Gazze Şeridi'nde polis akademisi inşasından 35 kilometrelik yol asfaltlama, enkaz kaldırma ve mühimmatların bölgeden temizlenmesine kadar çok sayıda ihale açmaya başladığını vurguladı.
Haberde, yalnızca enkaz kaldırma ihalesinin değerinin 500 milyon doları bulacağı belirtilirken, ilerleyen aşamalarda İsrail'in Gazze Şeridi sınırında inşaat malzemesi tedariği için yeni fabrikaların kurulmasının planlandığını kaydetti.
Sürece dahil olan İsrailli firmaların çoğunun aynı zamanda İsrail Savunma Bakanlığı tedarikçisi olduğuna dikkat çekilen haberde, bazı şirketlerden bizzat teklif vermelerinin istendiği belirtildi.
Bölgedeki büyük kâr getirisi olan ihalelere ABD'li şirketlerin de yoğun ilgi gösterdiği, bazılarına İsrailli ve ABD'li firmaların ortak teklifler sunduğu da aktarıldı.
İsrailli şirketler, Uluslararası İstikrar Gücü'ne ait üssün ihalesine girdi
Açılan ilk ihaleler arasında Gazze'ye konuşlanması beklenen Uluslararası İstikrar Gücü'ne ait üssün projesinin olduğuna işaret edilen haberde, İsrailli firmaların fiyat teklifi verdiği aktarıldı.
ABD ordusu tarafından açılan ve daha sonra Barış Kurulu'na devredilen ihale, bin ila 5 bin personeli barındıracak bir üssün inşasının yanı sıra 5 yıl boyunca bakım ve işletmesini de içeriyor.
İsrailli inşaat, altyapı ve gayrimenkul şirketi Electra'dan konuya ilişkin yapılan açıklamada, "Barış Kurulu'nun Gazze'de yürüttüğü faaliyetlerde yer almak üzere çalışmalarını sürdürdüğü" aktarıldı.
Açıklamada, "Şirketimiz hem ilerleyen aşamalarda konuşlandırılması beklenen çok uluslu güç kamplarının işletilmesi ve bakımında, hem de bölge genelindeki altyapının yeniden inşasında görev almaya isteklidir. Birçok ihale için teklif verilmiş olup Barış Kurulu’nun kararları beklenmektedir. İhaleler; yol yapımı, altyapının rehabilitasyonu, çok uluslu güç için üs kurulması ve diğer projeleri kapsamaktadır." ifadelerine de yer verildi.
Gazze'ye ilişkin ihalelere katılan başka bir firmanın üst düzey İsrailli yetkilisi de, "Hiçbir ihalede kazanan yüklenici ilan edilmedi ve işlerin başlangıç tarihi belirlenmedi. Yine de tüm şirketler veri topluyor ve diplomatik yeşil ışığın yakılmasını bekliyor." dedi.
- Kaynak: TRT Haber | www.trthaber.com